cinalemi. net'e Hoş geldinizGez dünyayı gör (Mevlana Diyar'ı) Konya'yı

Ne Mutlu Türk'üm Diyene

 

NOT: Bu site ne cinci, ne de Medyumlar sitesi deyildir. Aksine onların dostu da deyildir. Cinler'den ve Onlar'dan da korunmanın yollarını anlatan islam'i bir sitedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir gün Hz. Ömer (Radiyallahu Anh), Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına geldi. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir hasır üzerinde yatmakta ve hasırın izinin mübarek teninde izler taşımakta olduğunu görünce ağlamaya başladı. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem);
"Niçin ağlarsın ya Ömer!" diye sordu. Hz. Ömer (Radiyallahu Anh) dedi ki;
"Niçin ağlamayayım Ya Resulallah! Kisra ve Kayser, bunca ni'metler içinde, kalın yataklarda gark olup yatarlar. Onlar Allah'ın düşmanlarıdır. Sen Allah'ın habibi iken, mübarek tenin hasır iziyle yol yol almuş. Ya Resulallah! Altına aba'dan bir döşek alsan olmaz mı?"

Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Hz. Ömer (Radiyallahu Anh)'in bu sözlerine karşılık şöyle buyurdu;
"Ya Ömer! Onlar öyle bir kavimdirler ki, ahiretin hoşnutluğunu istemeyip dünyanın rahatlığını tercih edip isterler. Biz ise öyle bir kavimiz ki, dünya ra-hatlığını terk ile ahiret rahatlığını tercih edip isteriz.

Ya Ömer! Bu dünya, ahirete nisbetle şuna benzer ki, bir kimse denize serçe parmağını soksa, o serçe parmakta ne kadar su ve yaşlık mevcut olursa olsun, sıcak bir yaz gününde ve kısa bir zamanda o yaşlık, buhar olup uçup gider. Dünyanın var olması serçe parmaktaki su gibidir. Bel bağlamaya gelmez. Bu dünyanın, bunun gibi olan hayaline aldanan kimseye yazıklar olsun!

Ya Ömer! Bu dünyayı hoşluk ile geçirenin, ahirette nasibi olmaz. Bu dünyayı zahmet ile geçiren ise, ahiretini rahat ve huzur içinde geçirir." (Ahmed b. Hanbel, Beyhaki, İbn Hıbban)
İşte işin gerçeği budur. Bu fani dünya, ne gönül verilecek ve ne de aldanacak bir yer değildir. Dünya ile mağrur olmayalım ve ona aldanmayalım.

Allah-u Zülcelal'in o bol rahmetine layık olabilmek için çareler arayalım. Allah-u Zülcelal kulunu affetmek için küçük bir bahane arar.

Mademki Allah-u Zülcelal bahane arıyor, bizde gayret edelim. Çok kıymetli bir sermaye olan ömrümüzü boşu boşuna sarfetmeyelim."