Kur'ân-i Kerîm'i Ögrenip Okumak ve Dinlemek Görevleri
463- Her müslümana, namazi caiz olacak kadar Kur'ân-i Kerîm'den
ezberlemek bir farzi ayndir. Fatiha sûresi ile diger bir sûreyi
ezber etmek de vacibdir; bununla farz da yerine getirilmis olur. Kur'ân-i
Kerîm'in diger kisimlarini ezberlemek de, müslümanlar için
bir farz-i kifayedir.
464- Kur'ân-i Kerîm'i namaz disinda Mushaf'a bakarak okumak, ezber
okumaktan daha faziletlidir. Çünkü böyle yapmakla okuma
ibadeti ile Mushaf'a bakma ibadeti toplanmis olur.
465- Kur'ân-i Kerîm'i namaz disinda da kibleye yönelerek ve
güzel elbise giyerek taharet üzere okumak müstahabdir. Baslarken
"Eûzü Besmele"yi okumak da müstahabdir.
466- Kur'ân-i Kerîm'i ayda bir defa hatmetmek iyidir. Senede bir,
kirk günde bir, haftada bir hatmedilmesini tercih edenler de vardir. Üç
günden az bir zamanda hatmedilmesi müstahab degildir. Çünkü
böyle az bir zaman içinde Kur'ân-i Kerîm'in manalarini
düsünmek mümkün olamaz. Tecvidi bile gözetilemez.
467- Kur'ân-i Kerîm'i dinlemek bir farz-i kifayedir. Bununla beraber
baska bir isle ugrasmakta olan kimselerin yaninda Kur'ân âyetlerinin
sesli olarak okunmasi uygun degildir. Bu durumda Kur'ân'i dinlemeyenler
degil, okuyanlar günah islemis olur.
468- Kur'ân-i Kerîm'i okumak, nafile ibadetten ve asikâre
okumak, gizli okumaktan ve dinlemek de okumakdan daha faziletlidir. Yeter ki,
iste gösteris bulunmasin.
469- Bir kimse yürürken veya bir is görürken Kur'ân-i
Kerîm'i okuyabilir. Yeter ki bu durum, Kur'ân'in gafletle okunmasina
sebebiyet vermis olmasin.
470- Namaz kilinmasi mekruh olan vakitlerde dua etmek, tesbihde bulunmak ve
Peygamber Efendimize salât ve selâm getirmekle mesgul olmak, Kur'ân-i
Kerîm'i okumaktan daha faziletledir.
471- Kur'ân-i Kerîm'i güzel sesle ve tecvid kurallarina uyarak
okumak, müstahabdir. Bir hadîs-i serîfde söyle buyurulmustur:
"Her seyin bir süsü vardir. Kur'ân'in süsü de,
güzel sestir."
Fakat tecvide aykiri sekilde ses yükseltip alçaltmalar ve nagme
yapmalar caiz degildir. Kelimeleri degistiren bir okuyus, ihtilafsiz haramdir.
Böyle bir hata ile okuyan kimseye dogrusunu bildirmek, isiten kimse için
bir borçtur. Ancak bu yüzden aralarinda bir kin dogacak olursa uyarma
terk edilir.
472- Kur'ân-i Kerîm'i okuyup ögrenmis olan kimse, sonra Kitab'dan
okuyamayacak derecede unutacak olsa günahkâr olur.
473- Kur'ân-i Kerîm'i okumak bir ibadet oldugu gibi, baskasina da
ögretmek pek büyük bir ibadettir. Bir hadîs-i serîfde
söyle buyurulmustur: "Sizin en hayirliniz, Kur'ân'i ögrenip
baskalarina da ögreteninizdir..."
Diger bir hadîs-i serîfde de söyle buyurulmustur:
"Güzel Kur'ân okuyan müslümanlar, Cennet ehlinin arif
olanlaridir."
Kur'ân-i Kerîm, maddî ve manevî, bedenî ve kalbî
bütün hastaliklarin sifasidir. Nitekim "Kur'ân devâdir"
hadîs-i serifi de bunu bildirmektedir. Artik her müslüman için
gerekmez mi ki, Kur'ân-i Kerîm'i bellesin, onu okumakla sereflensin,
birçok sevablara kavussun!..
463- Her müslümana, namazi caiz olacak kadar Kur'ân-i Kerîm'den
ezberlemek bir farzi ayndir. Fatiha sûresi ile diger bir sûreyi
ezber etmek de vacibdir; bununla farz da yerine getirilmis olur. Kur'ân-i
Kerîm'in diger kisimlarini ezberlemek de, müslümanlar için
bir farz-i kifayedir.
464- Kur'ân-i Kerîm'i namaz disinda Mushaf'a bakarak okumak, ezber
okumaktan daha faziletlidir. Çünkü böyle yapmakla okuma
ibadeti ile Mushaf'a bakma ibadeti toplanmis olur.
465- Kur'ân-i Kerîm'i namaz disinda da kibleye yönelerek ve
güzel elbise giyerek taharet üzere okumak müstahabdir. Baslarken
"Eûzü Besmele"yi okumak da müstahabdir.
466- Kur'ân-i Kerîm'i ayda bir defa hatmetmek iyidir. Senede bir,
kirk günde bir, haftada bir hatmedilmesini tercih edenler de vardir. Üç
günden az bir zamanda hatmedilmesi müstahab degildir. Çünkü
böyle az bir zaman içinde Kur'ân-i Kerîm'in manalarini
düsünmek mümkün olamaz. Tecvidi bile gözetilemez.
467- Kur'ân-i Kerîm'i dinlemek bir farz-i kifayedir. Bununla beraber
baska bir isle ugrasmakta olan kimselerin yaninda Kur'ân âyetlerinin
sesli olarak okunmasi uygun degildir. Bu durumda Kur'ân'i dinlemeyenler
degil, okuyanlar günah islemis olur.
468- Kur'ân-i Kerîm'i okumak, nafile ibadetten ve asikâre
okumak, gizli okumaktan ve dinlemek de okumakdan daha faziletlidir. Yeter ki,
iste gösteris bulunmasin.
469- Bir kimse yürürken veya bir is görürken Kur'ân-i
Kerîm'i okuyabilir. Yeter ki bu durum, Kur'ân'in gafletle okunmasina
sebebiyet vermis olmasin.
470- Namaz kilinmasi mekruh olan vakitlerde dua etmek, tesbihde bulunmak ve
Peygamber Efendimize salât ve selâm getirmekle mesgul olmak, Kur'ân-i
Kerîm'i okumaktan daha faziletledir.
471- Kur'ân-i Kerîm'i güzel sesle ve tecvid kurallarina uyarak
okumak, müstahabdir. Bir hadîs-i serîfde söyle buyurulmustur:
"Her seyin bir süsü vardir. Kur'ân'in süsü de,
güzel sestir."
Fakat tecvide aykiri sekilde ses yükseltip alçaltmalar ve nagme
yapmalar caiz degildir. Kelimeleri degistiren bir okuyus, ihtilafsiz haramdir.
Böyle bir hata ile okuyan kimseye dogrusunu bildirmek, isiten kimse için
bir borçtur. Ancak bu yüzden aralarinda bir kin dogacak olursa uyarma
terk edilir.
472- Kur'ân-i Kerîm'i okuyup ögrenmis olan kimse, sonra Kitab'dan
okuyamayacak derecede unutacak olsa günahkâr olur.
473- Kur'ân-i Kerîm'i okumak bir ibadet oldugu gibi, baskasina da
ögretmek pek büyük bir ibadettir. Bir hadîs-i serîfde
söyle buyurulmustur: "Sizin en hayirliniz, Kur'ân'i ögrenip
baskalarina da ögreteninizdir..."
Diger bir hadîs-i serîfde de söyle buyurulmustur:
"Güzel Kur'ân okuyan müslümanlar, Cennet ehlinin arif
olanlaridir."
Kur'ân-i Kerîm, maddî ve manevî, bedenî ve kalbî
bütün hastaliklarin sifasidir. Nitekim "Kur'ân devâdir"
hadîs-i serifi de bunu bildirmektedir. Artik her müslüman için
gerekmez mi ki, Kur'ân-i Kerîm'i bellesin, onu okumakla sereflensin,
birçok sevablara kavussun!..