Cenaze Namazlari



555- Yikanip hazirlanan müslüman bir ölü, ön tarafa konarak onun namazi kilinmak üzere müslümanlarin abdest almalari ve kibleye yönelmis bulunmalari farz-i kifayedir.
556- Cenaze namazinin sarti niyettir. Bu niyetle ölünün kadin veya erkek, kiz çocuk veya oglan oldugu tayin edilir, imam olan zat, Allah Teala'nin rizasi için, hazir olan cenaze namazini kilmaya ve o cenaze için dua etmeye niyet ederek namaza baslar, imamete niyet etmesi gerekmez; ister cemaat arasinda kadin bulunsun, ister bulunmasin.
Cemaattan her biri de, Allah rizasi için o cenaze namazini kilmaya ve onun için duaya ve imama uymaya niyet eder.
Ölü erkek ise, "su erkek için", kadin ise "su kadin için" diye duaya niyet edilir. Çocuklar için de bu sekilde niyet edilir. Cemaattan biri, ölünün erkek mi, kadin mi, büyük mü, küçük mü oldugunu bilmedigi zaman, "üzerine imamin namaz kilacagi ölüye, imamla beraber namaz kilmaya ve dua etmeye" diye niyet eder.
557- Cenaze namazinin rükünleri kiyam ile tekbirdir. Sünnetleri de, hamd ve sena etmek, salat ve selam getirmek, hem ölüye hem de diger müslümanlara dua etmekten ibarettir. Duanin rükün oldugunu söyleyenler de vardir. Namaz söyle kilinir: Cenazeye karsi ve kibleye yönelik olarak saf baglanir, niyet edilir. Imam olan zat, ellerini namazda oldugu gibi baglar. Cemaat da gizlice tekbir alarak ellerini baglarlar. Bu tekbir bir bakima bir rükündür, bir bakima da bir sarttir. Bu tekbirin arkasindan hem imam, hem de cemaat "Sübhaneke"yi okurlar. (Buna: "Ve celle senaüke"yi de eklerler). Sonunda ellerini kaldirmaksizin "Allahü Ekber" diye imam asikâre tekbir alir. Cemaat da, ellerini kaldirmaksizin gizlice tekbir alir. Bundan sonra hepsi gizlice "Allahümme Salli ve Allahümme Barik" dualarini okurlar. Tekrar ayni sekilde "Allahü Ekber" diye tekbir alinir. Bu defa da ölüye ve diger müminlere gizlice dua edilir. Bu duadan sonra yine "Allahü Ekber" denilip tekbir alinir ve arkasindan önce sag tarafa, sonra da sol tarafa imam yüksek sesle, cemaat da gizlice selam verirler. Böylece namaz tamamlanmis olur. Bu vacib olan selam ile ölüye, cemaata ve imama selam verilmesine niyet edilir. Bazilarina göre bu selamda ölüye niyet edilmez.
(Cenaze namazinda Fatiha süresinin okunmasi, Safiîlerce bir rükündür. Ilk tekbirden sonra okunmasi daha faziletlidir. Hanbelîlerce de bu bir rükündür. Birinci tekbirden sonra okunmasi vacibdir. Malikîlere göre okunmasi tenzih yolu ile mekruhtur.)
558- Erkek cenaze namazinda söyle dua edilmesi naklolunmusutur: (*)
559- Ölü, erkek çocuk ve aslen mecnun ise Yukardaki duada geçen: "Ve men teveffeytehu minna feteveffihi alel-iman" cümlesinden sonra söyle dua edilir: (**)
560- Ölü erkek degil ise, duadaki zamirler müennes (disi) zamirleri olarak söyle degistirilir.
561- Cenaze namazinda öteden beri nakledilen dualari bilmeyenler, kolaylarina gelen baska uygun dualari okuyabilirler. Bunlar arasinda: "Rabbenâ âtina fiddünya haseneten..." ayetini okusalar kafi gelir.
Söyle dua edebilirler: (***)
562- Cenaze namazinin asil rüknü olan tekbirler, anlatildigi gibi, üçtür. Ilk tekbirle beraber hepsi dört tekbir etmis olur. Imam bir besinci tekbir daha alacak olsa, cemaat buna uymaz.
563- Cenaze namazinda cemaatin bulunmasi sart degildir. Yalniz bir erkegin veya yalniz bir kadinin cenaze namazini kilmasi ile de bu farz yerine getirilmis olur. Cenaze namazi cemaatla kilindigi zaman imam olmaya en çok hak sahibi bulunan, en genis yetkiye sahib idarecilerdir. Bunlardan sonra cuma namazini kildiran imam gelir. Sonra iyi bir hal sahibi bulunan mahalle veya kabile imamidir. Daha sonra da ölünün veraset sirasina göre velisi bulunanlardir.
564- Bir veli, namaz kilma sirasi kendisine gelmisse, baskalarina namaz kildirma iznini verebilir. Derecesi önde olmayanlardan baskasi velinin izni olmadikça namaz kildiramaz. Eger kildiracak olsa, veli de yeniden namaz kilar ve baska bir cemaata da kildirabilir. Fakat baskasi yeniden kildiramaz ve dereceleri esit olan velilerden biri kildirinca veya kildirmasina izin verince, digerlerinin artik kildirmaya yetkileri kalmaz. Çünkü velayet hakki, her birine tam ve esit olarak ayri ayri sabit olmustur.
Ölen bir kadinin velisi bulunmazsa, namazi kildirmaya kocasi, sonra komsulari hak sahibidirler. Imami Azam'dan bir rivayete ve Ebû Yusuf'un görüsüne göre, ölünün namazini kildirmak görevinde, velisi herkesden önce gelir.
(Imam Safiî'nin görüsü de, Imam Ebû Yusuf'un görüsü gibidir.)
565- Bir ölünün namazini yalniz kadinlar kilacak olsalar, bu caiz olur ve farz yerine gelmis olur.
Kadinlarin cemaat halinde cenaze namazini kilmalari da caizdir, fakat teker teker kilmalari müstahabdir.
566- Birkaç cenaze bir araya gelse, bunlarin ayri ayri namazlarini kilmak daha iyidir. Hangisi önce getirilmisse, onun namazi önce kilinir. Hep beraber getirilmislerse, en faziletlisi öne alinir. Bununla beraber hepsine bir namaz da yetisir. Böyle topluca namazlari kilininca, imamin önünde erkek ölü bulundurulur. Diger ölüler de saf halinde veya birbiri hizasinda gögüsleri imama karsi olarak siraya konurlar. Söyle ki: imama karsi önce erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra kadinlar ve daha sonra da kiz çocuklari konur.
567- Imam, ölünün gögsü hizasinda durur. Cemaat da hiç olmazsa üç saf baglar. Cenaze namazinda saflarin en faziletlisi en arkada olanidir.
568- Cenaze musalla'ya (namaz için hazirlanan yere) bas tarafi imamin soluna gelecek sekilde konulmus olursa namaz caiz ise de, günah islenmis olur.
569- Cenaze namazina baslandiktan sonra gelip cemaata katilan kimse, hemen tekbir alir, noksan kalan tekbirlerini de dua okumaksizin birbiri pesinden alir, böylece cenaze musalladan kaldirilmadan tekbirlerini tamamlayip selam verir.
Yine, imamin dördüncü tekbirinden sonra cemaata katilan kimse, hemen tekbir alarak imama uyar, imamin selamindan sonra da üç tekbiri kaza eder. Fetva bu sekildedir. Diger bir görüse göre, imamin alacagi tekbir beklenir, imam tekbir almadikça cemaata katilmak olmaz.
570- Siddetli yagmur gibi bir özür bulunmadikça cenazeyi cami içine alarak namazini orada kilmak tenzihen mekruhtur. Cenaze mescidin ön tarafina konularak imam ile cemaatin bir kismi cenaze ile beraber, bir kismi da mescid içinde durur, saflar da bitisik olursa, kilinacak namaz mekruh olmaz. Birçok büyük camilerde de adet bu sekildedir. Bundan Mescîd-i Haram müstesnadir. Onun içinde her türlü namaz kilinir. Cenaze namazini kabristanda kilmak da uygun görülmemektedir.
571- Cenaze namazinda kadinlar erkeklerin arkasinda saf baglar, çünkü kadinlar için saflarin en hayirlisi, en geride bulunan saftir. Bununla beraber bir kadin erkegin yaninda durarak cenaze namazini kilsalar, namazlari bozulmaz. Çünkü bu namaz mutlak (rûku ve secdeli) bir namaz degildir.
572- Kible yönü arastirilip ona göre namaz kilindiktan sonra, hataya düsüldügü anlasilirsa, namaz iade edilir. Fakat cemaatin abdestsiz bulundugu anlasilirsa, namaz iade edilmez; çünkü imamin namazi sahih olunca, bununla cenaze, namazinin farziyeti yerine gelmis olur.
573- Günesin dogmasi, batmasi ve zeval yaklasmasi vakitlerinde cenaze namazi kilmak mekruhtur. Bununla beraber bu vakitlerde kilsalar, iade gerekmez. Bu vakitlerde cenazeyi gömmek mekruh degildir.
574- Huzurda bulunmayan (gaib) bir ölü üzerine namaz kilmak caiz degildir. Çünkü kible yönünden sapma hali olur. Dogu tarafinda bir ölü olsa, namaza kibleye dogru durulunca, ölü arkada veya solda kalir. Ölüye dogru dönülünce de kibleden sapilmis olur.
(Malikîlere göre de ölünün huzurda bulunmasi sarttir. Fakat Safiîlere göre, gaib üzerine de namaz kilinabilir. Çünkü Peygamber Efendimiz Necasî'nin cenaze namazini bu sekilde kilmistir. Buna cevab olarak deniliyor ki, bu Peygamber Efendimize mahsus bir istir. Onun için bazi özel hallerin bulunmasi mümkün olan seylerdir. Hanbelîlere göre de, aradan bir aydan fazla geçmemis olunca gaib üzerine cenaze namazi kilinabilir.)
575- Namazi kilinmayarak gömülen ve üzerine toprak atilmis bulunan, bir cenazenin henüz dagilmamis olduguna dair kuvvetli bir kanaat varsa, ölünün hakkini ödemek için kabri üzerine namazi kilinir. Yikanmadan gömülmüs olsa da, yine böyle yapilir. Fakat çürüyüp dagildigina dair kuvvetli bir zan varsa, artik namazi kilinmaz. Çürüyüp çürümemek üzerinde kuvvetli olan görüs esas alinir.
(Cenaze namazinin farziyeti icma ile sabittir. Bu icmâ'nin delili de: "Ve salli aleyhim = Müslüman cenazeler üzerine namaz kil' ayeti kerimesi ile Hazret-i Peygamberin uygulamasidir. Malikî fikih alimlerinden Aliyyü'l-Adevî, hasiyesinde diyor ki: Cenaze namazinin Mekke'de mi, yoksa Medine'de mi, mesru kilindigi üzerinde bazi fikih alimlerinin tereddüdü vardir. Bazi hadis-i seriflerin zahirine bakilirsa, Medine-i Münevvere'de mesru kilindigi anlasilmaktadir. Resulü Ekremin Medine-i Münevvere'de Bera ibni Ma'rur'un kabrini ziyaret ederek üzerine ilk cenaze namazini kilmis oldugu rivayet edilmektedir.)
576- Diri olarak dogdugu bilinen veya bedeninin çogu diri olarak çikan bir çocuk yikanip namazi kilinir. Böyle olmayinca, yalniz yikanir, üzerine namaz kilinmaz.
577- Bir ölü yikanmadan veya unutularak yalniz bir organi yikanmadan kefene sarilacak olsa, kefen açilir ve yikanmasi tamamlanir. Üzerine namaz kilinmis idi ise, namaz iade edilir. Kabre konulup da üzerine henüz toprak atilmamis oldugu takdirde de hüküm böyledir. Fakat toprak atilmis bulunursa, artik kabirden çikarilmasi haramdir. Yikanma isi üzerinden düser. Yalniz kabri üzerine tekrar namazi kilinir. Benimsenen görüs budur. Kefensiz olarak kabre konuldugu zaman da, artik kabri açilmaz.
578- Intihar eden (kendini öldüren) üzerine namaz kilinir. Imam Ebû Yusuf'a göre, intihar hata ile veya siddetli bir agridan dolayi olmadikça, intihar edenin namazi kilinmaz.
579- Anasini veya babasini haksiz olarak kasden öldüren kimsenin namazi kilinmaz.
580- Savas halinde öldürülen eskiya ve yol kesiciler yikanmaz ve üzerlerine namaz kilinmaz. Fakat ortadan kaldirildiktan sonra öldürüldükleri takdirde yikanir ve üzerlerine namaz kilinir. Recim (tasla öldürülme cezasi) ile veya kisas yolu ile öldürülenlerin de cenazeleri yikanir ve üzerlerine namaz kilinir.
581- Irtidat ettiginden (Islâm'dan çiktigindan) dolayi öldürülen bir kimsenin cenaze namazi kilinamayacagi gibi, cesedi de ne Islâm mezarligina ve ne de döndügü millet mezarligina gömülür. Bos bir arazide kazilacak bir çukura gömülür.
582- Bir müslümanin nikahinda bulunan ehl-i kitabdan bir kadin, gebe oldugu halde ölse namazi kilinmaz; bunda icma vardir. Kabrine gelince, onun için ayrica bir mezar yapmak ihtiyattir. Bir görüse göre de, çocuga uyularak Islam mezarligina gömülür. Diger bir görüse göre de, çocuk henüz ondan bir cüz bulundugu için, ana çocuga bagli olmadigindan kendi milletine ait bir mezarliga gömülür.
583- Müslümanlarla müslüman olmayanlarin cenazeleri birbirine karisik bir halde bulunsa, bakilir: Eger müslümanlara mahsus bir isaret ve belirti varsa ona göre islem yapilir. Bir alamet bulunmadigi taktirde, hepsi yikanir ve müslümanlara niyet edilerek hepsinin üzerine namaz kilinir. Fakat gayri müslimler çok bulunursa, yalniz yikanirlar, hiç birinin üzerine namaz kilinmaz. Çünkü çogunlukta tüm hükmü vardir. Sayilari esit oldugu zaman bir görüse göre üzerlerine namaz kilinir, diger bir görüse göre kilinmaz. Gömülmeleri isine gelince, bu da ihtilaflidir. Bir rivayete göre bunlar ayri bir mezarliga gömülürler. Kabirleri yükseltilemez, düz yapilir.
584- Kimligi bilinmeyen bir kimse, Islâm yurdunda öldürülmüs bir halde bulunsa, bakilir: Eger üzerinde bir nisan varsa ona göre islem yapilir. Nisan yoksa, sahih olan bir görüse göre, Islâm yurduna bagli kalinarak yikanip üzerine namaz kilinir. Böylece Islâm ülkesi sayilmayan yerde ölü olarak bulunan kimse de, müslüman olduguna dair bir nisani olmayinca, bulundugu yere bagli kilinarak gayri müslim sayilir.
585- Cenaze namazini kildiracak imamin, buluga ermis ve akil sahibi olmasi sarttir. Diger namazlari bozan seyler, cenaze namazini da bozar.
586- Ölünün alnina veya sargisina veya kefenine, kendisinin iman üzere, ezeli ahd üzerinde sabit olduguna dair "Ahidname" denilen bazi mukaddes kelimeler yazilmasi takdirinde Yüce Allah'in magfiretine kavusulacagi umulur, denilmistir. Fakat kelime-i tevhid gibi mübarek kelimelerin mezar içinde kalip zamanla çignenmesi veya cenazeden akacak sivilar içinde kalmasi düsüncesi ile yapilmasi benimsenmemektedir.
Ölü yikandiktan sonra, kefenlenmeden önce alnina mürekkeble degil de, yalniz sehadet parmagi ile: "Bismillahirrahmanirrahîm" ve gögsü üzerine de: "La ilâhe illallah" yazilmasi daha uygun görülmüstür.
587- Cenazeyi tesyi' etmek (arkasindan mezara kadar takip etmek) sünnettir. Bunda büyük sevab vardir. Öyle ki, akraba veya komsulardan veya iyi halleri bilinmis zatlardan olan bir cenazeyi takip etmek, nafile ibadetten daha faziletlidir; degilse nafileler daha faziletlidir.
588- Hazirlanmis olan cenazeleri bir an önce götürüp kabirlerine gömmek iyidir. Cuma günü sabahleyin hazirlanmis olan bir cenazeyi, cemaati çok olsun diye cuma namazindan sonraya birakmak mekruhtur. Ancak cuma namazinin kaçirilmasi korkusu ile yapilabilir. Bayram namazi vaktinde hazirlanmis olan bir cenazenin namazi da, bayram namazindan sonra hutbeden önce kilinir.
589- Cenazenin tasinmasinda sünnet olan, dört kimsenin dört taraftan onu yüklenmesidir. Her tarafindan on adim kadar yüklenmek müstahabdir ki, hepsi kirk adim eder. Bunun büyük sevabi vardir. Söyle ki: Bir müslüman cenazeyi önce ön tarafindan sag omuzuna, sonra ayak tarafindan sag omuzuna alir. Sonra ön tarafindan sol omuzuna, daha sonra da ayak tarafindan sol omuzuna yüklenir. Böylece her birinde on adim yürür. Uygun olan budur.
590- Cenazeleri omuzlarda tasiyarak kabirlerine kadar götürmek, onlarin haklarinda gösterilen en büyük hürmet ve saygi nisanidir. Böyle bir hareket, insanligin seref ve kiymetini gösteren bir davranistir. Bir insani esya tasir gibi, ahiret evinin kapisina kadar götürmek, insanin duyarli kalbini incitebilir. Bunun için bir zaruret olmadikça, cenazeyi arkaya almak veya hayvan ve arabaya yüklemek mekruhtur. Cenaze sarsinti verilmeksizin omuzlar üzerinde çabukça tasinmalidir. Çocuk olan bir cenazenin de, el üstünde götürülmesi, hayvan üzerine yükletilmesinden daha iyidir. Çocuk cenazesini tek bir kisinin yaya veya binitli olarak eli üzerinde götürmesinde bir sakinca yoktur.
591- Cenazeyi takip edenler, cenazenin arkasindan yürümelidir. Faziletli olan budur. Bununla beraber önünden yürümekte de kerahet yoktur. Cenazeyi yaya olarak takip etmek, binitli olarak takip etmekden daha faziletlidir. Binitli olan, cemaata eziyet vermemek için arkadan yürür. Çok ilerden de yürüyebilir.
592- Cenazeyi takip edenler, hayatin sonunu düsünmeli, tevazu içinde bulunmalidirlar. Uygun olan budur. Bunlarin gülüp konusmalari, dünya laflarina dalmalari dogru olmaz. Öyle ki, zikir etmek veya Kur'an okumakla sesi yükseltmek bile tahrimen mekruhtur.
593- Cenazeleri buhur kokulari, gürültü ve iniltilerle takip (tesyi) etmek mekruhtur. Cenazeyi takip edenler, bu gibi seyleri engellemelidirler. Ancak bunu yapamazlarsa geri de dönmezler.
(Hanbelilere göre, cenaze ile beraber hos olmayan bir sey bulunur da, takip eden kimse bunu engellemekten aciz kalirsa, böyle bir cenazeyi takip etmesi haram olur. Çünkü bunda, günahi kabullenme vardir.)
594- Cenaze için göz yaslari dökerek aglamakta ve kalben üzülerek kederlenmekte bir sakinca yoktur. Yeter ki, yersiz sözler söylenmesin. Cenaze için yüksek sesle aglamak, yaka yirtmak, yüz tirmalamak, saç yolmak, dizlere vurmak gibi seyler haramdir. Allah'in takdirinde isyandir.
Bir ölü, aile ve akrabasinin aglamalarindan dolayi kabrinde azab çekmez. Fakat onlara vasiyet etmisse çeker.
595- Cenazeyi takip edenler, onun namazi kilinmadan geri dönmemelidirler. Dönmek ihtiyaci olursa, cenaze sahibinin izni alinmalidir. Iyi hareket budur.
Hele cenazeyi takip eden müslümanlardan bir kismi cenaze namazini kilarken, diger bir kisminin seyirci kalmasi kadar acinacak ve garibsenecek bir davranis olamaz.
596- Cenaze için ayaga kalkmak, baska milletlere kendini benzetmek hükmünde oldugundan mekruhtur, yasaktir. Bir engel yoksa, ayaga kalkip cenazeyi takip etmelidir. Kabirlerine götürülen cenazelere el kaldirip selam vermek de hiç bir esasa bagli degildir.
597- Kadinlarin cenazeleri takip etmeleri tahrimen mekruhtur. Bundan dolayi sevaba degil, günaha girmis olurlar.


(*) "Allahümmegfir lihayyina ve meyyitina ve sahidina ve galbina ve zekerine ve ünsane ve sagirina ve kebirina. Allahümme, men ahyeytehu minna feahyihi alelislam. Ve men teveffeytehu minna feteveffihi alel-iman ve husse hazelmeyyite birrevhi verrahati velmagfireti verridvan. Allahümme in kane muhsinen fezid fî ihsanihi ve in kâne müsî'en fetecavez anhü ve lakkihi'l-emne vel-büsra velkeramete vel'zülfa. Birahmetike ya erhamerrahimîn!.."
Anlami: "Allah'im! Dirilerimizi, ölülerimizi, mevcut olanlarimizi, gaib olanlarimizi, erkegimizi disimizi, çocuklarimizi ve büyüklerimizi magfiret buyur. Allah'im! Bizden yasattiklarnii islam üzere yasat, bizden öldürdüklerini de iman üzere öldür. Özellikle bu ölüyü kolayliga, rahata, magfirete ve rizana erdir.
Allah'im! Eger bu ölü muhsin ise (iyilik etmis kimselerden ise) ihsanini artir. Eger günahkar ise, onu bagisla, ona güven ile sevinç ve iyilik ver, onu rahmetine yakin kil; ey merhamet edenlerin en merhametlisi!.."
(**) Allahümmec'alhü lena feretan. Allahümmec'alhü lena ecren ve zuhren. Allahümmec'alhü lena safi'an müseffe'a..."
Anlami: "Allah'im! Onu bize, önden gönderilmis bir sevab sebebi kil, onu bize bir hazirlik yap, onu bizlere bir sefaatçi ve sefaati kabul edilmis yap."
(***) "Allahümmegfir-lî ve lilmeyyiti ve li-sairi'l-müminine ve'l-müminât."
Anlami: "Ey Allah'im! Beni ve bu ölüyü ve diger erkek ve kadin müminleri bagisla..."