CIHÂD ETMENIN MÜKÂFATINI BILDIREN HADIS-I SERIFLER


 

CIHAD ETMENIN FAZILETI

"...Ebû Hüreyre (r.a.)'den rivayet edildigine göre; Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur: "insanlar için hayirli yasayis Allah yolunda (cihâd için) sirtinda uçarcasina kosturacagi atinin yularindan tutan (savasa hazir bekleyen) bir adamin yasantisidir. O, korkulu bir düsman sesini veya düsmana saldirma çagrisini isittigi her an atinin üstünde uçarcasina firlayarak o sese dogru giderek ölmek veya öldürmek meydanlarinda gazi veya sehid olmak ister ve hayirli hayat o adamin hayatidir ki su daglarin tepelerinden bir tepenin üstünde veya su derelerden birinin içinde küçük bir koyun sürüsü içinde bulunur. Namazini vaktinde ve usulüne uygun olarak kilar, zekâtini öder ve ölünceye kadar Rabbine kulluk eder. Insanlardan yana da iyilikten baska bir sey islemez."(Sünen-i ibn-i Mace, C.8, H.No: 3977)

Ebu Zerr-i Gifari radiyallahu anh'den söyle dedigi rivayet edilmistir:
Bir kere Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: - (Yâ Resûlallah!) Hangi ibâdet efdaldir? diye sordum. Resûlüllah:
- Allah'a iman ve Allah yolunda cihad, buyurdu. (Yine) ben:
- Hangi esir veya köle (yi âzadlamak) efdaldir? diye sordum. Resûl-i Ekrem:
- Pahasi yüksek ve sahibi yaninda ragbeti çok olan, buyurdu. (Tekrar) ben:
- Ya köle azadina gücüm yetismezse? diye sordum. Resûlüllah:
- Ya sanatkâra muavenet, yahut beceriksiz, is bilmez kisiye yardim edersin! buyurdu. (Yine) ben:
- Yardim da yapamazsam? dedim. Resûl-i Ekrem:
- Ser (rin) den halki emin bulundurursun!... Bu da kendin için tasadduk ettigin bir sadakadir, buyurdu.
(Tecrid-i Sarih, C.7, H.No: 1112)

AMELLERIN HANGISI EFDALDIR?

Ebû Hüreyre radiyallahu anh'den:
Söyle demistir: Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: "Amelin hangisi efdaldir?" diye sordular. "Allah'a ve Resulüne imân." buyurdu. "Ondan sonra hangisi?" dediler. "Allah yolunda cihâd." buyurdu. "Ondan sonra hangisi?" diye sordular. "Makbul (olmus, içine günah ve riya karismamis) Hac." cevâbini verdi. (Tecrid-i Sarih, C.l, H.No: 25)

AMELLERIN EN FAZILETLISI CIHADDIR

Ebu Hüreyre (r.a) den rivayet edilmistir; dedi ki: "Resûlüllah (S.A.V)'e "amellerin hangisi daha faziletlidir?" veya "amellerin hangisi daha hayirlidir?" diye soruldugunda, "Allah'a O'nun Rasûlüne iman etmek!" buyurdu. "Sonra hangi amel!" dendi "Cihâd. amellerin en yüksegidir!" buyurdu. "Yâ Resûlüllah! sonra hangi amel? "dendi ve Resûl-i Ekrem,"makbûl Hacc!" buyurdu."
Bu hadis hasen-sahih'tir. Ebu Hüreyre tarikiyle Resûlüllah (S.A.V)'den müteaddid vecihlerden rivayet edilmistir. (Sunen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1709)

AMELLERIN EN FAZILETLILERINDEN BIRI DE CIHADDIR

Abdullah bin Hubsi el-Hasamî (r.a)'dan söyle rivayet edilmistir:Peygamber (s.a.v)'e amellerin en faziletlisi hangisidir? diye soruldu.
Resûlüllah (s.a.v):
- "Kiyami uzun olanidir." Sadakalarin en faziletlisi nedir? denildi. Efendimiz.
- "Azalacagindan korkarak (çogaltilmasi ümidi beslendigi zaman) verilendir." Hicretin en faziletlisi hangisidir?" denildi. Peygamber (s.a.v):
"Allah'in ona haram kildiklarindan kaçanin hicretidir," Cihadin en efdali hangisidir? denildi. Resûlüllah (S.A.V):
"Mal ve caniyla müsriklerle savasanin cihâdidir." Hangi ölüm daha hayirlidir? denildi. Resûlüllah (s.a.v): "Ati öldürülüp, kendi kani da akitilanin ölümü ölümlerin en efdalidir." buyurdu.(Sünen-i Ebu Davud, C.2, H.No: 1449)

ALLAH YOLUNDA CIHAD DÜNYADAKILERDEN EFDALDIR

"... Enes bin Mâlik (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:
"Sabahleyin veya aksamleyin herhangi bir vakitte Allah yolunda (cihad için) bir kere yürüyüs, süphesiz dünyadan ve dünyadaki seylerin hepsinden hayirlidir. "(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2757)

HANGI CIHAD ALLAH YOLUNDADIR?

"... Ebû Musa (el-Es'âri) (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre:
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)"e, kahramanlik için savasan adam, hamiyyet (yâni taassub ve yakinlarini desteklemek) niyetiyle savasan adani ve gösteris amaciyla savasan adamin durumu (hakkinda ne buyurulur? diye) soruldu. Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
"Kim yalniz tevhid kelimesinin izzeti, yücelmesi için cihad ederse ancak o kimsenin cihadi Allah yolundadir" buyurdu."(Sünen-i tbn-i Mace, C.7, H.No: 2783)

CIHADA MUADIL BIR AMEL OLMADIGI

Ebû Hüreyre radiyallahu anh'ten (söyle) dedigi rivayet edilmistir: (Bir kere) Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Selem)'e bir er kisi geldi de:
-Yâ Resûlallah! Bana cihâda muâdil bir ibadet gösterir misin? dedi. Resûlüllah:
- Ben cihad degerinde bir ibâdet bulmus degilim ki, buyurdu. (Ve devam edip):
- (Sana sorarim) gücün yetisir mi ki: mücâhid (sefere) çiktigi sira sen (de) mescidine girip (o dönünceye kadar) namaz kilasin da hiç usanmiyasin. Ve oruç tutasin da hiç iftar etmiyesin? diye sordu. O kisi:
- Buna kimin gücü yeter ki? diye cevap verdi.(Tecrid-i Sarih, C.7, H.No: 1176)

ALLAH ADI YÜCE OLSUN DIYE CIHAD ETMEK

Ebû Musa (Es'arî) den söyle demis oldugu rivayet olunmustur: (Bir kere) Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir kisi geldi de o:
- (Yâ Resûlallah!) Bir kisim kimseler ganimet mali için muharebe eder, bir kisim kimseler de (halk arasinda) övülmek için muharebe eder. Bir kisim insanlar da (secaatte) mevkii görülsün diye cihâd eder. Su halde, Allah ugrunda cihâd eden kimdir? diye sordu. Resûlüllah:
- Kim ki yalniz Allah adi, varligi ve birligi ve dini yüce olsun diye cihâd ederse o mücâhidin cihâdi Allah yolundadir, buyurdu.(Tecrid-i Sarih, C.8, H.No: 1190)

CIHADIN ZILHICCENIN ILK ON GÜNÜNDEKI ORUÇTAN EFDAL OLDUGU

"...Abdullah bin Abbas (Radiyallahu anhüma)'dan: Söyle demistir:
Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "içinde bulundugumuz su günler (yâni Zilhicce'nin ilk on günün)deki sâlih amelden Allah katinda daha sevimli (sâlih amelin bulunacagi) baska günler hiç yoktur." buyurdu.
(Sahâbiler): Yâ Resûlüllah! Allah yolunda cihâd da mi (daha sevimli degildir?) diye sordular. O:
"(Evet,) Allah yolunda cihâd da. Meger ki bir adam nefsiyle ve maliyle cihâda çikip da kendisine ait mal ve nefisten hiç bir seyi geri getiremez olursa, (iste onun ameli bu on gündeki amelden efdaldir)" buyurdu. "(Sünen-i Ibn-i Mace. C.5, H No: 1727)

HANGI CIHAD DAHA FAZILETLIDIR?

"...Ebû Ümâme (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre:
(Mina'da) birinci cemre yaninda bir adam Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) le karsilasti:
Yâ Resûlüllah! Hangi cihad (türü) daha faziletlidir? dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sorusunu cevablamadi. Sonra Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikinci cemreye tas atinca adam O'na (ayni seyi) sordu. Resûlüllah (SallallaTiu Aleyhi ve Sellem) (gene) susup cevablamadi. Daha sonra Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Akabe cemresinin taslarini atinca (binitine) binmek için ayagini özengiye koydu. (Bu arada):
Soru soran nerededir? buyurdu. Adam:
Benim yâ Resûlallah, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
(En faziletli cihad) zâlim bir devlet baskaninin yaninda (iyiligi emredici veya kötülügü menedici) hak bir söz söylemektir, buyurdu."
(Sünen-i Ibn-i Mace, C.10, H.No: 4012)

CENNET KILIÇLARIN GÖLGESI ALTINDADIR

Bana Muhammed b. Rafi' de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dedi ki: Bize ibni Güreye haber verdi. (Dedi ki): Bana Musa b. Ukbe, Ebû'n-Nadr'dan, o da Eslem (kabilesin)den Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabindan Abdullah b. EbîEvfâ denilen bir zatin kitabindan naklen haber verdi. Ömer b. Ubeydillâh Harûrîler üzerine yürüdügü vakit Abdullah kendisine mektup yazarak, Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in düsmanla karsilastigi bir gününde bekledigi, tâ günes (batiya) meylettigi zaman aralarinda ayaga kalkarak:
"Ey nâs! Düsmanla karsilasmayi temenni etmeyin! Allah'dan afiyet isteyin! Onlarla karsilastiginiz zaman da sabredin! Bilin ki, cennet kiliçlarin gölgesi altindadir." buyurdugunu; sonra Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) kalkarak:
"Allahim! Ey kitabi indiren, bulutu hareket ettiren ve hizibleri bozguna ugratan! Bunlari perisan et! Ve bizi onlar üzerine muzaffer kil!" diye dua ettigini ona haber vermistir. (Sahih-i Müslim, C.l, H.No: 20)

CIHAD'IN EN FAZILETLISI, ZALIM SULTAN'A HAK SÖZÜ SÖYLEMEKTIR

Ebu Said el-Hudri (r.a)'dan, Resülüllah (s.a.v) söyle buyurdu: "Cihadin en efdali, Zalim Sultanin veya Zâlim Emirin yaninda söylenecek adaletli sözdür. "(Sünen-i Ebu Davud. C.5, H.No: 4344)

CIHAD EDEN ALLAH KATINDA MAKBULDÜR

Ebu Hureyre radiyallahu anh'den Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söyle buyurdugu rivayet edilmistir: Altini, gümüs ve giyim düskünü olan kimseler sürünsün, kahrolsun! Böyle (menfaat düskünü) kisiye (isledigi hayrin bedeli Allah tarafindan) verilirse memnun olur, verilmezse (Allah'in takdirine) de kizar; böyle (menfaat düskünü) sürünsün, hüsrana yuvarlansin!... Vücuduna diken balsin da cimbizla çikaran,bulunmasin!..
Bunun için Cennet, her hayir ve saadet, sol kula layiktir ki, o, Allah yolunda cihad için atinin dizginine sarilmistir. O mücâhidin basi (nin saçi) perisandir, iki agagi toz içindedir. Eger bu gazi (pisdar olarak) ileri karakolda düsman beklemekte ise, o, dâima orada tam manasiyle düsman bekler. Askerin gerisinde (dümdâr olarak) vazifede ise, orada en metin nöbetçilik eder. (Bu vazifelerini Allah için samimiyetle gören) o kahraman, bir meclise girmek için izinisterse (küçük görülüp) izin verilmez. Bir hususta sefaat edecek olursa, sefaati kabul edilmez. (Fakat onun mevkii Allah yaninda büyüktür, onun her dilegini Allah kabul eder).(Tecrid-i Sarih, C.8, H.No: 1218)


MÜSLÜMAN OLUP, HICRET EDEN VE CIHAD EDENIN MÜKÂFATI

Fedaâle b. Ubeyd (r.a)'den:
Resûlüllah (s.a.v)'in söyle buyurdu:
"-Ben kefilinizim ve bana imân edip, islâm'a uyup, hicret edene, cennetin kenarindan bir ev, cennetin ortasindan bir ev verilecegine kefilim. Ve yine ben, bana inanip, benim yolumdan gidip, Allah yolunda cihad edene, cennetin kenarindan bir ev, cennetin ortasindan bir ev ve cennetin en güzel yerinden bir ev verilecegine kefilim. Kim bu sekilde yaparsa, elde etmedik hayir birakmamis, sakinmadik ser birakmamis olur. Nerede olsa gidecegi yer cennettir."
Sebre b. Ebû Fâkih (r.a)'den:
Resûlüllah (s.a.v)'in söyle buyurdugunu duydum:
"- Seytan, Âdemoglunun, her yerde önüne çikar, islâm yolunda önüne çikar. (Müslüman olan birine):
"- Sen nasil müslüman olursun, eski dinini, babalarinin ve atalarinin dinini birakirsin?" der. Fakat o kisi, seytani dinlemez ve müslüman olur. Sonra, hicret ederken seytan yine yolunu keser ve: "Kendi memleketini terkedip, nasil hicret edersin. Hicret eden, dizgin vurulmus at gibidir." der. o kisi, seytani yine dinlemez ve hicret eder. Sonra o mü'min cihada giderken, seytan yine yolunu keser ve "Cihad hem seni yorar, hem de malini kaybedersin, hal böyleyken nasil savasa gidersin. Harp meydaninda savasacaksin, öldürüleceksin, karin baskasina nikâhlanacak,malin da taksim edilecek." der. O mü'min, seytani yine dinlemez ve cihâda gider." Daha sonra Resûlüllah (s.a.v):
"- Kim böyle yaparsa, onu cennete sokmak, va'di icâbi Allah'a vâcib olur. Savasta öldürülse de, bogulsa da, hayvani sirtindan atip öldürse de yine Allah cennete sokar." buyurdu. (Sünen-i Nesel.C.6, H.No: 3119-3120)

ALLAH YOLUNDA SAVASANIN MISALI

Ebû Hürevre (r.a)'den:
Resûlüllah (s.a.v)'in söyle buyurdugunu duydum: "- Allah yolunda savasan benzeri -ki onlari Allah kendi yolunda cihad edeni daha iyi bilir.- devamli oruç tutan, gece ibâdet eden, husu ile namaz kilan gibidir. (Sünen-i Nesel, C.6. H.No: 3113)

ALLAH YOLUNDA, MALIYLA VE CANIYLA SAVASANIN FAZILETI

Ebû Said'il-Hudri (r.a)'den: Bir adam, Rasûlullah (s-.a.v)'a gelerek: "- Yâ Resûlüllah, insanlarin en hayirlisi hangisidir?'" diye sordu. Rasûlullah (s.a.v):
"- Caniyla ve maliyla Allah yolunda savasan." buyurdu.
O adam:
"- Sonra kimdir yâ Resûlallah?" diye sordu. Resûlüllah (s.a.v):
"- insanlari kendi serrinden korumak için, vadilerden bir vadide (yalniz) yasayan, Allah'a hakkiyla kulluk eden mü'min." buyurdu. (Sünen-i Nesei, C.6, H.No: 3091)

SABAHIN ERKEN SAATLERINDE, ALLAH YOLUNDA SAVASA GITMENIN FAZILETI

Sehl b. Sa'd (r.a)'den:
Resûlüllah (s.a.v):
"- Sabahin erken vakti ve aksamleyin, Allah yolunda savasa gitmek, dünyadan ,ve içindekilerden daha üstündür." buyurdu.(Sünen-i Nesei, C.6, H.No: 3104)

CIHAD EDEN KIMSENIN DURUMU

Ebû Hureyre radiyallahu anh'den, Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söyle buyurdugunu isittim, dedigi rivayet edilmistir: Allah yolunda (harb eden) mücahidin benzeri
-Allah, kendi yolunda cihâd eden kimse (de ki gaye) yi çok iyi bilir ya (gündüz) oruç tutan ve (gece) namaz kilan (mü'min) in misalidir. Allah, kendi yolunda dögüsen mücahid için ya onun sehadeti suretiyle onu (sorgusuz derhal) Cennet'e koymagi, yahut mücahidi sevabla veya ganimetle beraber salimen (meskenine) dönmesini deruhte etti.(Tecrid-i Sarih, C.8, H.No: 1178)

ALLAH YOLUNDA CIHAD EDEN ALLAH'IN HIMAYESI ALTINDADIR

"... Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhVden rivayet edildigine göre: Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:
"Allah yolunda cihad eden (müslüman) kimse, Allah'in (su) garantisi altindadir: Allah ya onu magfiretine ve rahmetine katar veya onu scvab ve ganimetle (evine selametle) geri döndürür. Allah yolunda cihad eden (müslüman) kimse, (evine) döiiünceye kadar durumu, (bu sürece) gevseklik etmeksizin (gündüzleri) oruçlu ve (geceleyin) ibâdete devamli kimsenin durumu gibidir."(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2754)

AZ DA OLSA HARBE ISTIRAK ETMEK

Muaz bin Cebel (r.a) den rivayet edilmistir: Resûlüllah (s.a.v) buyurdu ki: "Müslüman kisi olarak her kim Allah yolunda devenin sagilmasi müddeti kadar savasir sa kendisine cennet vacib olur. ve her kim, Allah yolunda (harbde) herhangi bir yara alir veya herhangi bir nekbet (musibet) e ugrarsa kiyamet gününde o (yara veya musibet), oldugundan daha agir olarak gelir; rengi za'ferân ve kokusu misk gibidir. "(Sünen-i Tirmizi, C. 3, H.No: 1707)

AZ DA OLSA ALLAH YOLUNDA SAVASAN KIMSEYE VERILECEK BÜYÜK MÜKÂFAT

"... Muâz bin Cebel (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; kendisi Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den su hadisi isitmistir:
"Müslüman bir adam Allah Azze ve Celle yolunda bir disi devenin iki sagimi arasindaki süre kadar savasirsa o kimse için cennet(e Allah'in ikramiyla girmesi) vacib olur."(Sünen-i Ibn-i Mace, C. 7, H.No: 2792)

ALLAH YOLUNDA (MERMI) ATMANIN FAZILETI

Abdullah bin Abdurrahman bin Ebî Hüseyin (r.a) den rivayet edilmistir: Resûlüllah (s.a.v) buyurdu ki: "Allah bir ok sebebiyle üç kisiyi cennete sokar: Oku yaparken hayir maksadi ile yapani, onu atani ve yardim olarak vereni." Ve söyle buyurdu: "Atici olun ve binici olun! Atici olmaniz bence binici olmanizdan daha makbuldür. Müslüman kisinin oyalandigi her sey bâtildir (bostur). Ancak yayi ile ok atmasi (ni ögrenmesi), atini terbiye etmesi ve ailesi ile oynasmasi, iste bunlarin hak oldugunda sübhe yoktur. "(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1687)

BIR OK ATISINA KARSILIK KÖLE AZAD ETME SEVABI

"... Amr bin Abese (9) (Radiyallahu anh)'den; söyle demistir:
Ben, Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den söyle buyururken isittim:
"Kim (Allah yolunda savasirken) düsmana bir ok atar da oku düsmana ulasirsa (hedefe) isabet etsin veya etmesin o ok (un sevabi) bir köle (yi azat etme) sevabina esittir. "(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2812)

SAVASAN MÜFREZENIN SEVABI

Abdullah b. Amr (r.a)'dan:
Resûlüllah (s.a.v.)'in söyle buyurdugunu isittim:
"- Allah yolunda savasan bir müfreze, eger ganimet elde ederse, ahiretteki ecirlerinin üçte ikisini bu dünyada almis olurlar. Ecirlerinin üçte biri ahirete kalir. Eger hiç bir ganimet elde edemezlerse, ecirlerinin tamami ahirete kalir."
Ibn Ömer (r.a)'den:
Resûlüllah (s.a.v), Rabbinden naklederek söyle buyurdu:
"- Kullarimdan hangisi, Allah yolunda, sirf benim rizam için savasirsa, eger onu sag salim geri döndürmek dilersem, elde ettigi ecir ve ganimetle geri döndürmeyi, veya ruhunu kabz edersem, günahlarini affedip rahmetime gark etmeyi garanti ederim."(Sünen-i Nesel, C.7, H.No: 3111-3112)

ALLAH YOLUNDA YAPILAN KÜÇÜK HARCAMALARA BiLE BÜYÜK MÜKÂFAT VERiLECEKTIR

Hureym bin Fâtik (r.a)'den rivayet edilmistir; dedi ki; Resûlüllah (s.a.v) söyle buyurdu: "Her kim Allah yolunda (cihâd için küçük veya büyük) bir harcama yaparsa o harcama kendisi için yediyüz misli olarak yazilir." Bu babda Ebu Hureyre (r.a) den hadis rivayet edilmistir.
(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1675)

ALLAH YOLUNDA ClHAD EDENLERE YARDIM ETMENiN MÜKÂFATI

" ..Ali bin Ebi Talib, Ebü'd-Derdâ, Ebû Hureyre, Ebû Ümârne, Dâhili, Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Amr, Câbir bin Abdillah ve Imrân bin el-Husayn (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre bu zatlarin hepsi Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den:
"Kim evinde oturup (yani savasa katilmayip) da Allah yolun (da savasanlar) a bir nafaka (mali yardim) gönderirse ona beher dirhem karsiliginda yediyüz dirhem sevap vardir. Kim de Allah yolunda bizzat savasir ve bu ugurda mal harcarsa, ona beher dirhem karsiliginda yediyüz bin dirhem sevap vardir" buyurdugunu sonra: ("...Ve Allah diledigine kat kat (sevab) verir,) âyetini okudugunu rivayet etmislerdir." (Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2761)

OK'U YAPAN, ATAN VE ATICIYA YARDIMCI OLANIN DURUMU

"... Ukbe bin Âmir el-Cüheni (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:
"Allah, bir ok (un kâfire atilmasi) sebebiyle üç (müslüman) kisiyi süphesiz cennete dahil edecektir:
Onu sevab niyetiyle yapan sanatkârini, aticisini ve aticisina yardimci olani." Resülüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle de buyurmustur:
"Ok atiniz ve bininiz. Ok aticiliginiz biniciliginizden bana daha sevimlidir. Müslüman adamin eglendigi her eglence batildir (sevabsizdir), ancak yayi ile ok atmasi, atini egitmesi ve zevcesiyle eglenmesi bu hükmün disindadir. Çünkü bunlar hak (sevabli eglenceler) dendir."(Sünen-i lbn-i Mace, C.7, H.No: 2811)

ALLAH YOLUNDA CIHAD EDENI TECHIZATLANDIRMAK

"...Zeyd bin Halid el-Cühenî (Radiyallahu anh)'dcn rivayet edildigine göre; Resülüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu, demistir:
"Kim, Allah yolunda savasan bir gaziyi techizatlandirirsa, o gazinin sevabindan hiç bir sey eksiltmeksizin se vabinin bir misli o kimseye olur."(Sünen-i lbn-i Mace, C.7. H.No: 2759)

HARCANAN PARANIN EN FAZILETLISI

"...Sevbân (Radiyallaiiu anh)'den rivayet edildigine göre; Rcsûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu, demistir:
"Adamin harcadigi paranin en faziletlisi (sevabça en üstün olani), onun çoluk çocuguna harcadigi para , Allah yolunda bir at için harcadigi para ve adamin Allah yolunda (savasan) arkadaslarina harcadigi paradir. "(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2760)

ALLAH IÇIN BINEK EDINMENIN SEVABI

"...Temim ed-Dâri (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre, kendisi; Resülüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den söyle buyururken isittim, demistir:
"Kim allan yolunda (savasmak için) bir at (edinip) baglar, sonra onu kendi eliyle yemlerse, herbir yem tanesine karsilik o kimse için bir hasene (sevab) olur."(Sünen-i Ibn-i Mace C.7, H.No: 2791)

ATIYLA CIHAD EDENE VERILECEK HISSE

Yine Abdullah Ibn-i Ömer (radiyallahu anhüma)'dan Resülüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (ganimet malindan) at için iki hisse, sahibi için de bir hisse tayin ettigi ve bu suretle süvariye üç nasib verdigi) rivayet olunmustur. (Tecrid-i Sarih, C.8, H.No: 1212)

ALLAH YOLUNDA (CIHAD IÇIN) AT BAGLAYAN KISININ MÜKÂFATI

Ebu Hüreyre (R.A.)'den rivayet edilmistir; dedi ki; Resûlüllah (s.a.v) söyle buyurdu: "Hayir (iyilik), kiyamete kadar atlarin alinlarinda baglidir. Atlar üçtür: Onlar kimisi için ecir, kimisi için örtü ve kimisinin üzerinde de vebaldir. Kendisi için ecir olduklari kisi, Allah yolunda (cihad maksadi ile) at edinen ve onlari bunun için hazirlayan kisidir ki, onlar, bu kisi için ecirdir; onlarin karinlarina her ne sokarsa Allah, behemehal kendisine ecir yazar. "(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1686)

ALLAH'IN RAZI OLDUGU ISLERDEN BAZILARI

...Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anh)'den, Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Selem)'in söyle buyurdugu rivayet etmistir.
"Allah, su üç seye süphesiz yönelir, çok razi olur: Namazda (teskil edilen) saffa, geceleyin namaza duran adama ve cihad eden kimseye."
(Ravi dedi ki: Kanaatima göre cihad eden kimse ile ilgili olarak) Resûlüllah "Ordunun arkasinda (ötesinde...)" kaydini kostu.(Sünen-i Ibn-i Mace, C.l, H.No: 200)

ÜÇ KISIYE ALLAH'IN YARDIM VA'DI

"...Ebu Hüreyre (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu, demistir:
"Üç kisi vardir ki Allah Teâlâ'nin bunlarin hepsine yardim va'di vardir: Allah yolunda savasan gazi, (azadlanmasi için vermesi gereken parayi - mali) ödemek isteyen mükâteb (köle) ve nefsini haramdan korumak için evlenen adam." (Sünen-i lbn-i Mace, C.7, H.No: 2518)

HARBDE YARALANAN,AYNI YARA ILE MISK KOKAR VAZIYETTE HASROLUNACAKTIR

"...Ebu Hüreyre (Radiyallahu anh)'den Resululah (s.a.v)'in söyle buyurdugunu rivayet edilmistir:Hayatim elinde (kudretinde) olan Allah'a yemin ederim ki:Allah yolunda hiçbir kimse yaralanmaz-Allah kendi rizasi ugrunda yaralanan kisiyi çok iyi bilir ya -ancak o sehid mücahid,kiyamet gününde (yarali heyetiyle)kani kan renginde (cerihasindan akarak)kokusu da misk kokusu (saçarak mahser yerine)gelir.(Tecrid-i sarih,C.8, H.No:1185)

SINIRDA NÖBET TUTMANIN FAZILETI

"...Ubey bin Ka'b (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:
"Müslümanlarin avreti (yani düsmanlarin sizmasindan korkulan tehlikeli mevzi veya serhaddi)nin arkasinda,Ramazan ayi disinda sirf Allah rizasi ve sevabi için Allah yolundan bi günlük növbet, ecir yönünden süphesiz yüz yilin orucundan ve gecesini taatla ihya etmekten daha faziletlidir. Müslümanlarin avreti arkasinda, Ramazan ayinda sevabini Allah'tan bekleyerek, Allah yolunda bir günlük ribat, Allah katinda ve sevab açisindan (Zannimca buyurdu ki) bin yilin ibadetinden, orucundan ve gecelerini taatle ihya etmekten süphesiz daha üstün ve daha muazzamdir. Eger Allah o kimseyi selâmetle çoluk çocuguna geri verirse, bin yilin günahi onun aleyhinde yazilmayacak, ona hayrati yazilacaktir ve ribat sevabi kiyamete kadar onun için akitilacaktir (yani kiyamete kadar bu yerde nöbet beklemis gibi sevaba nail olacaktir.)"(Sünen-i lbn-i Mace, C.7, H.No: 2768)

SINIRDA NÖBET TUTMANIN FAZILETI

"...Ukbe bin Âmir el-Cüheni (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellein) söyle buyurdu, demistir:
"Allah, askerlerin nöbetini tutan kimseye rahmet eylesin (veya eylemistir)."(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2769)

ALLAH YOLUNDA UYKUSUZ KALAN GÖZÜN SEVABI

Ebû Reyhâne (r.a)'den;Rasûlüllah (s.a.v)'in söyle.buyurdugunu duydum:
"- Allah yolunda, uykusuz kalan göze, cehennem atesi haram kilinmistir." (Sünen-i Nesei- C.7, H.No: 3103)

ALLAH YOLUNDA BIR KILI AGARAN KIMSE HAKKINDA

Salim bin Ebü'l-Ca'd'den rivayet edilmistir: "Surahbil bin Es-Semt, "yâ'Ka'b bin Mürre!" dedi, "bize Resûlüllah (s.a.v)'den hadis söyle ve (fakat eksik veya fazla sözlemekten) sakin!." Kâ'b bin Mürre dedi ki: Resûlüllah (s.a.v)'den isittim; söyle buyurdu: "Her kim müslümanlikta bir kil agartirsa o (agarmis kil), kendisi için Kiyamet günü isik olacaktir!."(Sünen-iTirmizi, C.3, H.No: 1684)

ALLAH YOLUNDA AGARAN KIL ISIK OLACAKTIR

Amr bin Abese (r.a)klen rivayet edilmistir: Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim Allah yolunda (gazalarda) bir kil agartirsa o (agarmis kil)., kiyamet günü kendisi için isik olacaktir!."(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.no: 1685)

ALLAH YOLUNDA TOZLANMANIN FAZILETI

Fini Hüreyre (r.a)'deri rivayet edilmistir; dedi ki: Resulullah (s.a.v) söyle buyurdu: "Allah korkusundan aglayan kisi, (sagilan) süt tekrar memeye dönmedikçe cehennem atesine girmeyecek ve Allah yolunda (gazilere bulasan) tozla cehennem dumani bir araya gelmeyecektir!"Bu hadis hasen-sâhih'tir.(Sünen-i Tirmizi, c.3, H.NO: 1683)

ALLAH YOLUNDA AYAKLARI TOZLANANLARIN MÜKÂFATI

Yezid bin Ebi Meryem'den rivayet edilmistir; dedi ki: "Ben Cuma namazina yürümekte iken abâye bin Rifâa bin Rafi' arkamdan yetisti ve "gözün aydin!" dedi, "senin bu adimlarin Allah yolundadir. Ebu Abs (r.a)'den isittim; Resûlüllah (s.a.v)'in, "Allah yolunda her kimin ayaklan tozlanirsa, o ayaklar cehennem atesine haramdir!" buyurdugunu söyledi."(Süncn-i Tirmizi. C .3. H.No: 1682)

GAZVEDE ÜCRET ALMAK

Abdullah bin Amr (r.a)'dan rivayet edildigine göre: Resûlüllah (s.a.v), "Gaziye gazve sevabi var. Gazinin ihtiyacini temin edene, hem kendi gazvesinin ve henule diger gazinin sevabi vardir," buyurdu. (Sünen-i Ebu Davud H.No: 2526)

SERIYYENIN GANIMETSIZ DÖNÜSÜ

Abdullah bin Ömer (r.a)'dan rivayet edildigine göre dedi ki:
Resûlüllah (s.a.v), "Hangi gazi ki, Allah yolunda gazaya çikar, ganimete ugrarlarsa ahiretteki ecirlerinden üçte ikisini acele olarak almis olurlar. Onlara yalniz, üçte biri kalir, eger ganimet elde edemezlerse onlarin ecirleri tam olarak verilir" buyurdu.(Sünen-i Ebu Davud, C.3, H.No: 2491)

HARBE GITMEDIKLERI HALDE GITMIS GIBI SEVAB ALANLAR

Enes (Ibn-i Malik) radiyallahu anh'den rivayet olunduguna göre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Tebûk) gazasi sirasinda idi ki: (o, Medine'deki Ashab'i yâd ederek):
- Arkamizda Medine'de bir takim erler cemaati var ki, biz, bir dag yolunda, dere içinde her yürüyüsümüzde muhakkak Medine'dekiler de yürüyüs (sevabin) da bizimle beraberdir (buyurmustu. Ashab:
- Yâ Resûlallah! Medine'dekiler nasil bizimle beraber olurlar? diye sorduklarinda Resûlüllah:)
- Onlari burada bulunmaktan (hastalik, kudretsizlik gibi mesru) özür men etti, buyurdu.(Tecridi Sarih, C.8, H.No:1200)

ALLAH YOLUNDA GAZILERE YAPILAN HIZMETIN FAZILETI

Adiyy bin Hatim Et-Tai (r.a)'den rivayet edilmistir: "Adiyy, Resûlüllah (s.a.v)'e "hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sordu ve Resul-i Ekrem (cevaben) söyle buyurdu: "Allah yolunda (gaziye) köle bagisi veya bir çadir gölgesi veya Allah yolunda (gaziye bagislanan) aygirin astigi disi (deve veya at)!.."(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1676)

MÜCAHIDIN AILE FERDLERINE YARDIM ETMENiN MÜKÂFATI

Ebu Said el-Hudri (r.a)'dan rivayet edildigine göre: Gerçekten Resûlüllah (s.a.v) Lihyan ogullarina (elçi) gönderdi ve, "Her iki erkekten biri harbe çiksin" buyurdu. Sonra oturanlar için de: "Sizden hanginiz harbe çikanin ehli ve mali için hayirli vekil olursa, o kimseye harbe çikan kimsenin ecrinin yarisi vardir" buyurdu. (Sünen-i Ebu Davud, C.3, H.No: 2510)

GAZI VE AILESINE YARDIM ETMENIN SEVABI

Zeyd Ibn-i Halid (Cüheni) radiyallahu anh'den Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söyle buyurdugu rivayet olunmustur: Her kim Allah ugrunda gaza edecek bir askeri -sefere gereken esyasini tedarik ederek- hazirlarsa, o da gaza etmis (cesine sevaba nail) olur. Yine her kim Allah yolunda gaza eden bir askerin namusluca yerini tutar, (o, askerde kaldikça geride islerine ve ailesine bakar) sa, o da gaza etmis (demek) olur.(Tecrid-i Sarih, C.8, H.No: 1202)

GAZI VE AILESINE YARDIM ETMENIN SEVABI

Ebu Ümame (r.a)'den rivayet edilmistir; dedi ki: Resûlüllah (s.a.v), söyle buyurdu: "Sadakalarin en faziletlisi Allah yolunda (gaziye bagislanan) çadir gölgesi veya Allah yolunda (gaziye yapilan) hizmetçi bagisi veya Allah yolunda (gaziye bagislanan) aygirin astigi disi (deve veya at)dir!" (Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1677)

ALLAH YOLUNDA SEHID DÜSMENIN MÜKÂFATI

Cabir bin Abdillah (Radiyallahu Anhüma)'dan; söyle demistir:
(Babam) Abdullah bin Amr bin Haram (Radiyallahu anh), Uhud (savasi) günü sehid edilince Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bana):
- "Yâ Cabir! Allah Azze ve Celle'nin babana söyledigi sözü sana haber vereyim mi?" diye sordu. Ben:
- Evet, (bildir) dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
- "Allah, hicâb (perde) ardindan olmaksizin (sehidlerden) hiç kimse ile katiyen konusmamistir. Ve (lâkin) babanla perdesiz ve dogrudan dogruya (elçisiz olarak) konustu ve ona:
- Ey (sevgili) kulum! Benden ikram iste, sana vereyim, buyurdu. Baban da:
- Yâ Rabbim! (Arzum sudur:) Beni diriltirsin (dünyaya geri gönderirsin), ben de ikinci defa senin ugrunda sehid edilirim, dedi. Allah (da):
- Insanlarin dünya'ya hiç dönmeyecekleri hükmü süphesiz benim tarafimdan önceden verilmistir, buyurdu. Babam:
Yâ Rabbi! O halde (bizim durumumuzu) arkamda kalanlara ulastir (bildir), dedi. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle): "Allah yolunda öldürülenleri ölülerden sanma.." ayetini(n tamamini) indirdi."(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H. N o: 2800)

SEHIDLERIN ALLAH KATINDAKI FAZILETI

Ömer bin el-Hattab (r.a)'den rivayet edilmistir; diyor ki: Resûlüllah (s.a.v.)'den isittim; söyle buyurdu: "Sehidler dörttür: Düsmanla karsilanip öldürülünceye kadar Allah'a karsi (teahhüd ettigi vazifeye) sadik kalan saglam imanli mü'min kisi ki, kendisine kiyamet gününde mahser halkinin gözlerini söyle kaldiracagi kisi iste odur!." Basini (söyle derken) o derece kaldirdi ki, fesi düstü. Artik bilemiyorum; Fedâle, Ömer'in fesini mi kasdetti yoksa Resul-i Ekrem'in fesini mi? Sonra buyurdu ki: "Düsmanla karsilasan, sonra derisine muz agacinin dikeni batmis kadar ürkeklik duyan ve bir mü'min kisi ki, bu, ikinci mertebededir. Salih amelleri kotu amellerle karistirmis olarak düsmanla karsilasan ve öldürülünceye kadar Allah'a karsi (taahhüd ettigi göreve) sadik kalan mü'min kisi ki, hu, üçüncü mertebededir. (Fazla günah islemek suretiyle) haddini tecavüz etmis olarak düsmanla karsilasan ve Allah'a karsi (taahhüd ettigi göreve) sadik kalarak ölen mü'min kisi ki, bu dördüncü mertebededir." (Sünen-i Tirmizi, ( .3, H.No: 1695)

SEHIDLIK FAZILETI

Enes(r.a.)'den rivayet edilmistir: Resûlüllah (s.a.v.)buyurdu ki: "Ölen ve Allah katinda sevabi bulunan hiç bir kul, tekrar dünyaya dönmeyi ve içindekilerle beraber dünyanin kendisinin olmasini zinhar arzu etmez. Ancak sehid müstesna! Görecegi sehidlik faziletinden ötürü tekrar dünyaya dönmeyi ve bir kere daha sehid edilmeyi arzueder." (Süncn-i Tirmizi, ( .3, H.No: 1694)

MÜCAHIDIN DURUMU

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edilmistir; dedi ki; Resûlullâh (s.a.v) söyle buyurdu: "Yani Allah (c.c), "benim ugrumda cihad eden kisi benim teminatim altindadir; sayet ruhunu kabzedersem kendisini cennetin varisi kilarim ve sayet geri çevirirsem sevab ve ganimetle geri çeviririm!" buyuruyor."(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1670)

SEHIDLER IÇIN ALTI HASLET

"...El-Mikdâm bin Madikefib (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:
"Allah katinda, sehid için alti haslet vardir: Dökülen ilk kani ile beraber günahlari bagislanir, cennetteki mevkii kendisine gösterilir, kabir azabindan korunur, en büyük korkudan emin olur, iman hüllesi (elbisesi) kendisine giydirilir. Güzel hurilerle evlendirilir ve akrabalarindan yetmis (müslüman) insan hakkinda sefaat etmesi kabul olunur. "(Sünen-i tbn-i Mace, C.7, H.No: 2799)

MURÂBIT (NÖBETÇI) OLARAK ÖLMENIN FAZILETI

Fedâle bin Ubeyd (r.a)'den rivayet edilmistir: Resûlüllah (s.a.v) buyurdu ki: "Her ölen kisinin amel (defter) i kapanir. Ancak Allah yolunda murâbit (nöbetçi) olarak ölen kisi müstesna; onun ameli kiyamet gününe kadar nemalandirilir (artirilir) ve o kimse kabir fitnesinden emin olur." Ve Resûlüllah (s.a.v)'den söyle buyurdugunu isittim: "Mücahid, nefsine karsi cihad (mücadele) edendir. "(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1671)

ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLMEK BAZI HAKLAR DISINDA BÜTÜN HATALARA KEFFARETTIR

Enes (r.a.)'den rivayet edilmistir; dedi ki: Resûlüllah (s.a.v) söyle buyurdu: "Allah yolunda öldürülmek bütün hatalara keffârettir!" Cibril Aleyhisselam, "borç müstesna!" dedi ve bunun üzerine Rasul-i Ekrem (s.a.v): "borç müstesna!" buyurdu.(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No: 1693)

BORÇLU OLARAK SEHlD EDILEN KIMSE

Ebu Katade (r.a)'den rivayet edilmistir: Oglu Abdullah, onun Resûlüllah (s.a.v)'den söyle bahsettigini isitti: "Resul-i Ekrem, onlara (ashabina) va'za kalkarak Allah yolunda cihadin ve Allah'a imanin, amellerin en faziletlisi oldugunu belirtti. Bu esnada bir zat, "yâ Resûlüllah dedi, "Allah yolunda öldürülürsem hata (günah) larima kef'faret olur mu dersiniz?" Resul-i Ekrem (s.a.v.) "sabrettigin, Allah rizasi için yaptigin, ilerledigin ve gerilemedigim takdirde evet!" buyurdu. Sonra Resûlüllah (s.a.v), "nasil demistin?" buyurdu. O zat, (sorusunu iade ederek) "Allah yolunda öldürülürsem hatalarima keffaret olur mu dersiniz?" dedi ve bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Sabrettigin, Allah rizasi için yaptigin, ilerledigin ve gerilemedigin takdirde evet! Ancak borç müstesnadir. Bunu bana Cebrail söyledi."(Sünen-i Tirmizi, C.3, H.No:1765)


SEHIDLERIN ÖLÜMDEN DUYDUGU ACININ ÖLÇÜSÜ

"...Ebu Hüreyre (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre; Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu, demistir:
"Sehid, öldürülme (acisin)dan, ancak sizden birisinin cimdiklenmeden buldugu aci gibi bir sey bulur."(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7. H.No:2802)

ALLAH YOLUNDA SEHID DÜSENLERIN RUHLARI

"...Mesrûk (Radiyallahu anh)'den rivayet edildigine göre Allah'in;
âyetinin mânâsi hakkinda (sorulan bir soru üzerine) Abdullah (bin Mes'ûd) (Radiyallahu anh) söyle demistir: Bilmis olunuz ki süphesiz biz bunu Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sorduk. Bunun üzerine (Resul-i Ekrem) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:
"Sehidlerin ruhlari yesil kuslar gibidir, hangi cennette dilerlerse orada riziklanirlar. Sonra Ars'a asili kandillere dönerler. Onlar bu durumda iken senin Rabb'in ansizin onlara bir bakisla bakar ve onlara:
- (Baskaca) dilediginizi benden isteyiniz, buyurur. Onlar:
- Ey Rabb'imiz! Hangi cennette istersek orada riziklandigimiz halde senden ne isteyecegiz? diye (hiç bir ihtiyaçlarinin olmadigi beyânla) cevab verirler. (Allah dileklerini üç kez sorar) Onlar (bir sey) istemedikçe birakilmayacaklarini (yani mutlaka bir dilekte bulunmalarinin istendigini) görünce:
- (Ey Rabb'imiz!) Senin yolunda (bir kez daha) sehîd edilmemiz için senden ruhlarimizi cesedlerimize iade edip dünyaya gönderilmemizi istiyoruz derler. Allah onlarin bundan baska hiç birsey istemediklerini görünce, onlara artik onlar öylece birakilirlar." (Sünen-i Ibn-i Mace, c.7, H.No: 2801)

SAVASARAK CENNETE GIRMEK

"...Enes bin Mâlik (Radiyallahu anh)'den; söyle demistir:
Ben bir savasta hazir bulundum. Abdullah bin Revana (Radiyallahu anh) (kâfirlerle savasirken) söyle dedi:
Yâ nefsim! Seni uyariyorum. Ben, seni cennet(e girmeye sebep olan savas)tan hoslanmaz olarak görüyorum. Allah'a yemin ederim ki, sen ya itaatkâr (uysal) olarak (savasmak suretiyle) muhakkak cennete gireceksin ya da süphesiz buna zorlanacaksin."(Sünen-i Ibn-i Mace, C.7, H.No: 2793)

SADECE CIHAD EDEREK CENNETE GIREN AMR B. SABIT

Berâ' radiyallahu anh'in söyle demis oldugu rivayet olunmustur: (Uhud harbinde) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e demir (zirh) ile yüzü örtülü bir kisi geldi ve
- Yâ Resûlaüah! (Hemen) harb edeyim (sonra) müslüman mi olayim! diye sordu. Resûlallah:
- Müslüman ol, sonra harb et! buyurdu. O da hemen müslüman oldu. Sonra savasti. Nihayet sehid edildi. Bunun üzerine Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
- Az çalisti, fakat çok kazandi, buyurdu. (Tecrid-i Sarih, C.8, H.No: 1188)

SEHIDIN SEFAATININ KABUL OLMASI

Nümrân bin Utbeîe'z-Zimâri (r.a)'dan rivayet edildigine göre dedi ki:
"Biz yetimdik. Ümmüdderda'nin yanina girdik, dedi ki, size müjdeler olsun, ben Ebudderdâ'nin söyle dedigini isittim." Resûlüllah (s.a.v): "Sehit kendi ailesinden yetmis kisiye sefaat eder." buyurdu.(Sünen-i Ebu Davud, c.3,H.No: 2522)