CIHADIN NASIL YAPILACAGINI BILDIREN ÂYET-I KERIMELER
"Hepiniz, toptan simsiki Allah'in ipine, dinine, seriatina sarilin.
Parçalanip ayrilmayin. Allah'in, üzerinizdeki ni'metimi
düsünün. Hani siz (birbirinizin) düsnianlar(i)
idiniz de O, kalblerinizi (Islâm'a isindirip) birlestirmisti,
iste onun (bu) ni'meti sayesinde (din) kardesler(i) olmusumuz ve yine
siz, bir ates çukurunun tam kenarinda iken oradan da sizi o
kurtarmisti, iste Allah size ayetlerini böylece apaçik
bildiriyor. Taki dogru yola eresiniz."(Âl-i Imran sûresi,
âyet: 103)
"Ey iman edenler, Allah'a itaat edin. Peygambere ve sizden olan
emir sahihlerine de itaat edin. Eger bir sey hakkinda ihtilafa düserseniz
onu Allah'a ve peygambere dondurun <*> eger Allah ve ahiret
gününe inaniyorsaniz. Bu hem hayirli, hem netice i'tibariyle
daha güzeldir."
(Nisa sûresi, âyet: 59)
(*) "O hususta Kur'ân-i Kerim'e ve sünnet-i seniyyeye
müracaat edin."
"Andolsun, sizi biraz korku, (biraz) açlik, (biraz da)
mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile imtihan edecegiz,
sabredenlere (lutf-u keremimi) müjdele ."
(Bakara sûresi, âyet: 155)
"Allah yolunda mallarinizi harcayin. Kendinizi tehlikeye atmayin.(*)
(daima da) ihsan (**) edin. Allah muhakkak ihsan edenleri sever."
(Bakara sûresi, âyet: 195)
(*) Savamdan kaçarak; hasislik ve hamiyyetsizlik ederek, dürnaya
taparak,
(**) Size tevdi edilen görevi dikkat ve itina ile iyi bir sekilde
yapin, iyilik edin.
"Sana haram olan o ayi, ondaki muharebeyi sorarlar. De ki: "Onda
(o ayda) muharebe etmek büyük (günah) dir, (insanlari)
Allah yolundan men' etmek, onu inkâr etmek, (ziyaretçilerin)
Mescid-i Haram'a gitmelerine mani olmak, onun halkini oradan çikarmak
ise Allah katinda daha büyük (günah) dir. Fitne katilden
de beterdir. Kâfirler, güçleri yetse, sizi dininizden
döndürünceye kadar sizinle savasmalarinda devam edeceklerdir.
Içinizden kim dininden döner de o, kâfir olarak
ölürse onlarin (o gibilerin) yaptigi (iyi) isler dünyada
da, ahirette de bosa gitmistir. Onlar o atesin (cehennemin) arkadaslaridir.
Onlar orada (bir daha çikmamak üzere) ebedi kalicidirlar."
(Bakara sûresi, âyet: 217)
"Onlar size ezadan baska asla bir zarar veremezler. Eger sizinle
muharebe ederlerse size arkalarini dönüp kaçarlar.
Sonra kendilerine yardim da edilmez."
(Âl-i Imran sûresi, âyet: 111)
Ey iman edenler, sabredin ve sabir yarisinda düsmanlarinizi geçin.
Cihada hazir bulunun ve Allah'tan korkun ki felah bulasiniz."
(Âl-i tmran sûresi, âyet: 200)
"Ey iman edenler, toplu bir halde kâfirlerle karsilastiginiz
zaman onlara arkalarinizi dönmeyin (kaçmayin)."
(Enfal sûresi, âycl: 15)
"Tekrar muhabere için bir tarafa çekilin, yahud
diger bir firkaya ulasip mevki tutanin hali müstesna olmak üzere
kim öyle bir günde onlara arka çevirirse o, muhakkak
ki Allah'in gazabina ugramistir. Onun yurdu cehennemdir.O, ne kötü
bir sonuçtur."
(Enfal sûresi, âycl: 16)
"Onlari siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü
onlari. Attigin zaman da(Habibim)sen atmadin, ancak Allah atti. (ve
bunu) mü'minleri kendinden güzel bir (nimet) imtihan ile
denemek için (yapti). Süphesiz ki Allah hakkiyle isiten,
kemaliyle bilendir."
(Enfal sûresi, âyet: 17)
"(Habibim), o küfredenlere söyle ki eger (sana düsmanliktan)
vaz geçerlerse geçmis (günahlari) yarliganacak-tir,
eger (muharebeye) dönerlerse (kendilerinden) evvelki (ümmet)
ler (e tatbik edilen ilahi) kanun (un hükmü) muhakkak surette
devam etmis olacaktir."
(Enfal sûresi, âyet: 38)
"Siz de onlara (düsmanlara) karsi gücünüzün
yettigi kadar kuvvet ve (cihad için) baglanip beslenen atlar
(savas araçlari) hazirlayin ki bununla (bu hazirlanma ile)
Allah'in düsmani ve sizin düsmaniniz (onlar) i ve burlardan
baska sizin bilerneyip de Allah'in bildigi digerlerini korkutasimz.
Allah yolunda ne harcarsaniz (ecri) size eksiksiz ödenir ve siz
asla haksizliga ugratilmazsiniz."
(Enfal sûresi, âyet: 60)
"Ey peygamber, mü'minleri harbe tesvik et. Eger içinizden
sabr-u sebata malik yirmi (kisi) bulunursa onlar iki yüze salebe
ederler. Eger sizden yüz (kisi) olursa kâfirlerden binini
yener. Çünkü onlar anlamaz bir topluluktur"
(Enfal sûresi, âyet: 65)
"Simdi allah sizden (yükü) hafifletti. Bildi ki size
muhakkak bir za'f vardir. O halde eger içinizden (azimli) sabirli
yüz (kisi) olursa iki yüzü yenerler, eger, sizden bin
(kisi) olursa iki bine galebe çalarlar, Allah'in izniyle. Allah
sabr-u sebat edenlerle beraberdir."
(Enfal sûresi, âyet: 66)
"Hakikatte aylarin sayisi Allah yaninda, Allah'in kitabinda la
gökleri ve yeri yarattigi günden beri on iki aydir. Onlardan
dördü haram olanlardir. Iste bu en dogru dindir. O halde
(bilhassa) bunlarda (o haram aylarda) nefislerinize zulmetmeyin. (Bununla
beraber) müsrikler sizinle nasil topyekün harb ederlerse
siz de onlarla topyekün harb edin. Bilin ki Allah, (fenalikdan)
sakinanlarla beraberdir."
(Tevbe sûresi, âyet:36)
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler mallari ile, canlariyla,
cihad Cihad'i (terk etmeleri hususunda senden izin istemez (ler).
Allah takva sahihlerini çok iyi bilendir."
(Tevbe sûresi, âyet: 44)
"Senden ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmaz, kalbleri
sek ve sübheye düsüb de kendilerini o sübhelerinin
içinde sasirip bocalayan kimseler izin isterler.'
(Tevbe sûresi, âyet: 45)
"Onun için o küfredenlerle (muharebede) karsilastiginiz
vakit boyunlarini vurun. Nihayet onlari mecalsiz bir hale getirdiginiz
zaman artik bagi siki tutun. (Esir alin) sonra ise ya bagislayin yahud
fidye (alin). Yeter ki harb (erbabi) agirliklarini biraksin, (emir)
böyledir. Eger Allah dileseydi onlardan (muharebesiz olarak da)
elbet intikam alirdi. Fakat (muharebeyi emr etmesi) sizi birbirinizle
imtihan etmesi içindir. Allah yolunda öldürülenlerin
amel (ve hizmet) lerini asla bosa çikarmaz O."
(Muhammed sûresi, âyet: 4)
"Süphesiz ki Allah kendi yolunda, birbirine kenetlenmis
(yekpare ve müstahkem bir bina gibi, saflar baglayarak çarpisanlari
sever."
(Saff sûresi âyet: 4)
"Ey peygamber, kâfirlerle, münafiklarla cihad et,
onlara karsi sert davran. Onlarin barinacaklari yer cehennemdir. O,
ne fena dönüs yeridir."
(Tahrim sûresi, âyet: 9)
"Ey iman edenler! Düsmana karsi hazirliginizi görün
ve silâhlarinizi takinarak cenge hazir olun da birlikler halinde
savasa çikin, yahut toptan seferber olun."
(Nisa sûresi, âyet: 71)
"Ey mü'minler! Allah yolunda cihada çiktiginiz zaman,
mü'mini kâfirden ayirt etmek için iyice arastirin.
Size Islâm selâmi veren kimseye -dünya hayatinin
geçici nimet ve menfaatina göz dikerek- sen mü'min
degilsin, demeyin. Allah katinda çok ganimetler var. Islâm'a
ilk önce girdiginiz zaman siz de öyle idiniz (dilinizle
getirdiginiz sehadet, kalblerinizde köklesmemisti). Sonra Allah,
size iman ve istikameti lütfetti. Onun için iyice anlayin
(öldürmede acele etmeyin). Muhakkak Allah yaptiklarinizdan
haberdardir."
(Nisa sûresi, âyet: 94)
"And olsun, eger ölür veya Allah yolunda öldürülürseniz
muhakkak ki Allah'in huzurunda toplanacak, hesaba çekileceksiniz."
(Âl-i Imran sûresi, âyet: 158)
"Eger Allah size yardim ederse, size galib (üstün)
gelecek yoktur; ve eger size yardimi terk ederse ondan sonra size
yardim edecek kimdir? Mü'minler sadece Allah'a güvenip tevekkül
etmelidir."
(Âl-i Imrân sûresi, âyet: 160)
"Eger (taarruza ugrayan) müsriklerden biri aman dilerse,
ona aman ver, tâ ki Allah'in kelâmini dinlesin. Sonra
onu, emin oldugu yere kadar, (Islâm'i kabul etmemisse), selâmete
ulastir. Çünkü bunlar, gerçegi bilmez bir
kavimdirler."
(Tevbe sûresi, âyet: 6)
"Düsmaniniz olan kavmi (birligi) arayip takip etmekte gevseklik
göstermeyin. Siz yaralanip aci duyuyorsaniz, muhakkak ki onlar
da sizin çektiginiz aci gibi aci çekiyorlar. Halbuki
siz, Allah'dan onlarin ümit etmedikleri (ahiret ve cennet gibi)
seyleri umuyorsunuz. Allah (yaptiklarini) hakkiyle bilendir, (emir
ve yasaklarinda) hikmet sahibidir."
(Nisa sûresi, âyet: 104)
"Onun için (ey mü'minler, düsmanla savasirken)
gevseklik etmeyin sizler daha üstün iken baris istemek zorunda
kalmayasiniz. Allah sizinledir ve asla sizin amellerinizin mükâfatini
eksiltmez."
(Muhammed sûresi, âyet: 35)
"Onlarin Allah yolunda harcadiklari küçük ve
büyük bir nafaka ve geçtikleri bir vadi olmaz ki,
(bunun karsiliginda) Allah, yapmakta olduklarindan daha güzelini
kendilerine vermek için hesaplarina yazilmis bulunmasin."
"Bununla beraber mü'minlerin hepsi toplanip birden savasa
çikmalari uygun degildir. Her kabileden büyük bir
kisim savasa gitmeli, onlardan bir kismi da, din ilimlerini ögrenmek
ve kabileleri savastan kendilerine döndügü zaman, onlari
Allah'in azabi ile korkutmak için, geri kalmalidir. Olur ki
Allah'in azabindan sakinirlar."
(Tevbe sûresi, âyet: 121-122)