|
ENERJİ
NEDİR ONLARI GÖRMEDE ETKİSİ Bizim onları onlarında bizi görmeleri
Allah tarafından kesinlikle yasaklanmıştır, çok çeşitli görme sebebleri
vardır. Önce insan olan bizlerin nasıl
yaşadıgımıza yani hareketlerimizi nasıl yaptıgımıza bakalım. Can nedir nasıl
hareket eder, bunları bilmemiz gerekir. Enerji nedir vucutta ne yapar ruh
nedir nasıl etki yapar tabiki en azından yüzeysel olarak bilirsek konuyuda
anlamamıza yardımcı olur. Can bize hayat veren hareket ettiren
ruhsa mantıklı bir şekilde yönlendirendir. Can ve ruhun uyumlu çalışmasını
saglıyansa enerjidir. Enerji ise hayatı saglıyan minumum elektiriktir.
Yönlendiren merkezse beyindir. Enerjiyi istenilen yere dengeli bir şekilde
gönderen vucudumuzda en ince kablo görevi yapan kılcal damarlara hatta en
küçük molöküllere ulaştıran kalbse aldıgı enerjiyle iteleyen yani pompalayan
enerji fazlasının depolandıgı yerse karaciyer hareketin düzenli olması için
bakım yapan temizleyen akciyer atıkları süzense böbreklerimizdir. Karınsa
midedeki enerjiye dönüsen maddelerden arta kalan maddeleri bagırsak kanalıyla
atan yerlerimizdir. Enerji olmassa olmaz diyebilecegimiz bir akım bu olmadan
hiçbir hareket yapamayız. O olmayınca hareket durur ve ölü oluruz. Çünkü enerji
olmayınca ruh beslenemez ve ölür. Enerji hayat verir ve görüş gücümüzü
dengeler, aldıgımız enerji miktarı ölçüsünde görüş mesafemiz anlayış
mesafemiz hatta saglık mesafemiz artar veya azalır. Şu meyve enerji deposu bu
sebze güç verir, müzik ruhun gıdası ruhun gıdası tabiki enerjidir ama nerden
ve nasıl alacagımız önemlidir. Koşma tansiyonun çıkar heyecanlanma kalbin
durur fazla sevinme sevinç delisi olursun vs. buna benzer halk arasında bolca
cümleler duymak mümkündür. Mesela bir kahkaha bir porsiyon büftege eşittir
kullanılan bu cümleleri hepimiz kabul ederiz. Ama işin aslı ne onu tahmin
bile etmeyiz. Sadece dogrulugunu kabullenmemiz zaten yeterlidir. Ama konumuzla alakalı bölümse enerjiyi
alış şeklimize göre ahlakımızın yani huyumuzun deyişmesi gerçegide vardır.
Mesela: kırk gün devamlı et yense şehevi istekler havayi düşünceler
artar,yani ruh deyişir hatta bedenende rahatsızlanır enerjiyi dengelemek için
doktorlar perhiz verir ki vucut fazla enerjiyi biriktirmesin normale dönsün
diye. Vucuttaki enerjiye pozitif denir zaman
zaman bazı bölgelerden enerji çekilir onada nötür denilir veya negatif,
negatif enerji olan yerlerde vücut çalışmasını düzgün yapamaz o bölgelerde
agrılar veya deyişik rahatsızlıklar oluşur. Gerek tıbbi ilaclarla duruma göre
gerek alternatif müdahalelerle o bölgelere enerji gönderilerek çalışması
saglanır. Enerji azaldıgında veya çogaldıgında azlıktan veya çokluktan bazı
belirtiler acıga çıkar. Enerji öyle dengeli olmalıki vucudumuz ve ruhumuz
düzgün çalışsın. Enerjiyi yükselten ve düşüren sebebleri
sıralamak istersek konumuza da yaklaşmış oluruz.vucudumuzun ve ruhumuzun
dengeli bir enerjiye ihtiyacı varnelerin düzeni bozdugunu bilirsek o zaman
dengeyi korumuş oluruz. Dengeyi bozan halleri şöyle
sıralayabiliriz: A-AŞIRI KORKU: ölüm korkusu, öldürülme
korkusu, herşeyi kaybetme korkusu bizi strese sokan her türü B-AŞIRI SEVİNÇ: Ne tür olursa olsun aşırı
şekilde sevinme C- ŞOK HALİ: Ani olaylarsa dona kalma
hali biz kazada veya ani haberde donub kalma hali D-ANORMAL ZİKİR HALİ: Sahte şeyhlerden
alınan derslerde fazlaca aynı kelimelerin tekrarı hali gerçek şeyhlerden
alınan ders ve aynı kelimelerin tekrarında mahsür yok tabiki şeyhin verdigi
ölçüde. Kutsal kelimelede daha cok enerji yüklüdür tekrarlarıyla vucudun
tasıya bilecegi kadar söylenmelidir gerçek şeyhler kişinin nekadar enerji
taşıyacagını bilir ve dersi ona göre verir. Mesela Allah’ın doksan dokuz ismi
vardır bu kelimelerin hepsi enerji deposudur. En çok enerji ise Allah
kelamındadır her Allah dedigimizde bir enerji dalgası konsantire oluşumuza
göre emilir, tekrarlandıkça dalga dalga birikir sayı arttıkça vucutta enerji
çogalır verilen talimat dışında tekrara devam edersek vucudun taşıyamıyacagı
kadar yüklemiş oluruz onuda beyin taşıyamaz elektirigin sigortayı attırdıgı
hal gibi olur. İşte felan kişi tarikata girdi kafayı bozdu gibi duydugumuz
laflar bu şekilde gelişmiş olur oysa ki Allah diyen hiç kimse hastalanmaz
kurallara uyuldugunda birde bu tür kişilerde zaten bir hastalık mevcuttur
azbir enerjiye ihtiyac vardır oda zikirle tamamlanmış olur zikir yapmasada o
olacaktır sadece zikir biraz hızlandırmıştır. Birde bu tür zikirlerin
beynimizin çalışmıyan bölümlerini harekete geçirerek akıl ve anlayışımızı
zikirde kullandıgımız yönde artırır. Yani akıl çektigimiz zikir dogrultusunda
bilinçleşir ve inancı artırır. Mevzu dogrultusunda kapasitemiz artar. E-YEME İÇME-Beyni zedeleyen dedigimiz
içkiler uyuşturucular F-BÜYÜCÜLERİN MÜDAHALESİ:Büyü
yapıldıgında büyücüye cinler yardım ederler ve olaylar gelişir cinlerde
bizden fazla dogal olarak enerji vardır vede yaradılış itibariylede sadece
ruh ve enerjidir. Büyü yapılan kişiye korku, sevinç , iştahsızlık,
uykusuzluk,sıkıntı,agrılı haller, vesvese, olmayan olayları olmuş gibi
göstererek beyne belli elektirikler yüklerler ve dengeyi bozarlar. G-NAZARCILARIN BAKIŞI: Nazarcının
dikkatli bakışı da karsıdaki kişiye dikkatli baktıgında enerji dengesini
bozarak hastalandırabilir. İnsanlar dört unsurdan yaratılmıştır: 1 -toprak : 2 -su : 3 -ateş : 4 -hava : Bu insanların yapılarıda farklıdır toprak
rahat sert geniş vurdum duymaz su iltifatı seven rahat kişilikli ateş
duygusal alıngan dogrulugu seven hava ise hayali seven azla yetinen
kişiliklerdir burda anladıgımız ise su ile topragın duygusallıktan çok umursamama
rahat kişilik gösterirler.strese fazla girmeyen kişilikleri vardır yani
elektirik dengeleride fazla bozulmatan bir düzende yasarlar elektirik
dengesinin bozulmaması ise onlara cinlerin ve cincilerin bir şey
yapamıyacakları görülür yani onlara büyü tutmaz.hava ve ateş tabiyatlı
insanlarda ise elektirik sık deyişir bu insanlar sitresli bunalımlı alıngan
yapılı olmaları her zaman dengeyi bozar ve enerjileri sık sık yükselir veya
düser cinlerin ve büyücülerin en çok hedefinde olan kişiliklerdir. Yani dört
kişiden ikisine kesinlikle büyü tutmazken ikisine tutma oranı çok yüksektir.
Büyücülerin başarısız oluşlarının asıl sebebi toprak ve su tabiatlı kişilere
büyünün tutmayacagını bilmemeleridir. Basardıkları ise ateş ve hava tabiatlı
kişilerdir tabiki bunlarada her büyücü tutturamaz çünkü büyücünün şeytanı
tanrı kabul etmesi C.Allah’ı inkar etmesi şirk ve küfür işlemesi ve ya
mahremiyle zina gibi suçlar işlemesi gerekir. Yani herkesin büyü yapamayacagı
yapanınsa kafir olması şeytanla anlaşması gerekir. Allah korusun . Birde gökte uçan kuşların farklı görüş
mesafeleri vardır mesela bir balıkçıl kuşu düşünelim yadigi gıdalardan aldıgı
enerjiden dolayı çok yüksekten nehrin içindeki balıgı görebilir. Bir şahin
otların arasındaki farenin hareketini izleyebilir. Bir kedi bizim
seçemedigimiz uzaklıktaki birini seçebilir. Nasılki farklı enerjilerle
hayvanlar görüşleri dengeliyorsa bizde insan olarak gurub gurub enerjiyi
farklı farklı taşırız bu farkta yukardaki anlattıgımız gurublara dönüşür. İnsanlardan sadece ateş ve hava gurubları
cinlerin gurublarına yani boyutlarına yakın olduklarından onlarla irtibat
kurma etki altına alma,girme gibi olaylarda gerçekleşir. Zaten baktıgımızda
medyumların büyücülerin cincilerin sihirbazların ve satanistlerin tamamı cin
hastalıgına yakalanan hastalaların tamamı gibi ateş ve hava tabiatlı
olduklarını görürüz.. su ve toprak tabiatlı ne cinciye ne büyücüye nede
medyuma raslamamız mümkün deyildir |