GÖREVİ
Belirli bir zamana kadar mühlet verilen
şeytan, hatasını anlayıp tövbe ederek suçunu affettirme yoluna gitmedi.
Bilakis daha da azgınlaştı.
Kendisine, kıyamete kadar meşgul olabileceği bir hedef seçti. Bu hedef,
İlàhi rahmetten uzaklaştırılmasına sebep olan insandı.
Gönlünü intikam duyguları bürümüştü.
Cüretkàr
bir edà ile bu duygularını Yüce Allah'a şöyle açıkladı:
"-Beni azdırdığın için yemin ederim ki, yeryüzünde kötülükleri
onlara güzel göstereceğim." (el-Hicr, 15/39)
Görüldüğü gibi, Yüce Allah isyanından
dolayı şeytanı hemen huzurundan kovmamış, önce ona konuşma fırsatı vermiş,
hatasını anlayıp tövbe etme imkànı tanımış fakat o,
inat ve küfründe ısrar edince, bulunduğu makamdan indirmiş ve tasarladığı
plànlarını şöylece sınırlayıvermiştir:
"Halis kullarım üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan
sapıklar bunun dışındadır" (el-Hicr, 15/42).
-Yerilmiş ve koğulmuş olarak
defol. Yemin olsun ki, insanlardan sana kim uyarsa; sizin hepinizi Cehennem'e
dolduracağım." (el-A'raf, 7/18)