cinalemi. net'e Hoş geldiniz.....Gez dünyayı gör (Mevlana Diyar'ı) Konya'yı

Ne Mutlu Türk'üm Diyene

 

NOT: Bu site ne cinci, ne de Medyumlar sitesi deyildir. Aksine onların dostu da deyildir. Cinler'den ve Onlar'dan da korunmanın yollarını anlatan islam'i bir sitedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türban konusunda başörtüsünü çok açık bir şekilde ele alan Nur süresinin 31. ayeti

“Nur 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler...”

“Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.”

Görünen ziynetler görünmeyen ziynetler kadar karşı tarafı tahrik ettiği için onların da görünmemesi gerektiği sonucu azıcık mantığı olan herkes tarafından çıkarılacak bir sonuçtur

Şarkı, türkü ve şiirlere kulak verenler gözün, yanağın ve dudağın insanları ne kadar tahrik ettiğini oradan anlayabilir. Mesela bazıları “gözlerin bir, içim su, içim yandı doğrusu” “bir bakış baktı, içimi yaktı” “ o pembe yanakların, o güzelim dudakların” “Kirpiklerin ok ok oldu” gibi daha bir çok yanaklı, dudaklı, baldırlı, bacaklı şarkılar dinleyenlerin içlerinde hangi duyguları kamçılıyor, hayallerinde hangi şekilleri meydana getiriyor, hangi güdüleri okşuyor. İnsan olan insan her halde anlar. -Bu konuda hem bilmediğimizden hem de edebimizden daha fazla örnek veremeyeceğiz. Bildiklerimizi de şehirleri arası otobüs ve şehir içi dolmuş seyahatlerinde mecburen dinlediğimiz şeylerden aklımızda kalanlar- Bu kadar tahrik unsuru olan azaların ziynet sayılmaması mümkün değildir.

Nur süresindeki başörtü ayetinden sonra aynı konuyla alakalı olarak Ahzap suresinin 59. Ayetinin yorumu ile devam edelim.

“Ahzap 59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”

Hıristiyanlıkta'da

Bu konuda Hırıstiyanlıga göre Kitab-ı mukaddeste şöyle denilmektedir. “ Başı örtüsüz olarak dua eden başını küçük düşürür. Eğer kadın örtünmüyorsa saçı da kesilsin; fakat kadına saç kesmek, yahut tıraş olmak ayıp ise örtünsün.” Tekvin 24. Bab.

İncil’de de örtü önemlidir.

Bir kadının kiliseye başörtüsüz gelmesi, insanlar içine başı tıraş edilmiş gibi çıkmasına benzetilir. Katolik mezhebinin tatbikatını araştırdığımızda bu mezhepte örtünme esastır. İster kilise içinde ister toplum içinde olsun kadının örtünmesi esastır. Avrupa da bir çok katolik köyde kadınlar hala örtülüdür. Sakat doğan bir çocuğu tedavi ettirmeme, aşı vurulmama, Pazar günleri hiç bir iş yapmama ve yapana hoş bakmama, televizyonu evde bulundurmama ilk göze çarpan dinsel geleneklerdir.

Bu açıklamaları şu ifadelerimize güç kazandırsın diye yaptık. “Kitab-ı Mukadesteki bu durum, bize örtünmenin fitri olduğunu, zamana mekana göre değişmediğini ve dinlerin menşeinin bir olduğu gösterir.”


Yabancı kadın veye erkeğe bakma veya ateşle, barut

“Nur 30. (Resûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.” . Hemen bu ayetin arkasından gelen ayette de aynı emir erkekler yerine kadınlar dönerek tekrar ediliyor. “Nur 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler...”

Harama bakılmama konusundaki hassasiyete İncil’de de rastlıyoruz.“ Zina etmeyeceksin.. Bir kadına şehvetle bakan gönlünde onunla zina etmiştir. ...” Matta 5. Bab.