Türban
konusunda başörtüsünü çok açık bir şekilde ele alan Nur süresinin
31. ayeti
“Nur 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini
(harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.
Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.
Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler...”
“Görünen kısımları müstesna olmak üzere,
zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine
(kadar) örtsünler.”
Görünen ziynetler görünmeyen ziynetler
kadar karşı tarafı tahrik ettiği için onların da görünmemesi
gerektiği sonucu azıcık mantığı olan herkes tarafından çıkarılacak
bir sonuçtur
Şarkı, türkü ve şiirlere kulak verenler
gözün, yanağın ve dudağın insanları ne kadar tahrik ettiğini
oradan anlayabilir. Mesela bazıları “gözlerin bir, içim su,
içim yandı doğrusu” “bir bakış baktı, içimi yaktı” “ o pembe
yanakların, o güzelim dudakların” “Kirpiklerin ok ok oldu” gibi
daha bir çok yanaklı, dudaklı, baldırlı, bacaklı şarkılar dinleyenlerin
içlerinde hangi duyguları kamçılıyor, hayallerinde hangi şekilleri
meydana getiriyor, hangi güdüleri okşuyor. İnsan olan insan
her halde anlar. -Bu konuda hem bilmediğimizden hem de edebimizden
daha fazla örnek veremeyeceğiz. Bildiklerimizi de şehirleri
arası otobüs ve şehir içi dolmuş seyahatlerinde mecburen dinlediğimiz
şeylerden aklımızda kalanlar- Bu kadar tahrik unsuru olan azaların
ziynet sayılmaması mümkün değildir.
Nur süresindeki başörtü ayetinden sonra
aynı konuyla alakalı olarak Ahzap suresinin 59. Ayetinin yorumu
ile devam edelim.
“Ahzap 59. Ey Peygamber! Hanımlarına,
kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı
çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle.
Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur.
Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
Hıristiyanlıkta'da
Bu konuda Hırıstiyanlıga göre Kitab-ı
mukaddeste şöyle denilmektedir. “ Başı örtüsüz olarak dua eden
başını küçük düşürür. Eğer kadın örtünmüyorsa saçı da kesilsin;
fakat kadına saç kesmek, yahut tıraş olmak ayıp ise örtünsün.”
Tekvin 24. Bab.
İncil’de de örtü önemlidir.
Bir kadının kiliseye başörtüsüz gelmesi,
insanlar içine başı tıraş edilmiş gibi çıkmasına benzetilir.
Katolik mezhebinin tatbikatını araştırdığımızda bu mezhepte
örtünme esastır. İster kilise içinde ister toplum içinde olsun
kadının örtünmesi esastır. Avrupa da bir çok katolik köyde kadınlar
hala örtülüdür. Sakat doğan bir çocuğu tedavi ettirmeme, aşı
vurulmama, Pazar günleri hiç bir iş yapmama ve yapana hoş bakmama,
televizyonu evde bulundurmama ilk göze çarpan dinsel geleneklerdir.
Bu açıklamaları şu ifadelerimize güç
kazandırsın diye yaptık. “Kitab-ı Mukadesteki bu durum, bize
örtünmenin fitri olduğunu, zamana mekana göre değişmediğini
ve dinlerin menşeinin bir olduğu gösterir.”
Yabancı kadın veye erkeğe bakma veya ateşle, barut
“Nur 30. (Resûlüm!) Mümin erkeklere,
gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını
söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır.
Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.”
. Hemen bu ayetin arkasından gelen ayette de aynı emir erkekler
yerine kadınlar dönerek tekrar ediliyor. “Nur 31. Mümin kadınlara
da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve
iffetlerini esirgesinler...”
Harama bakılmama konusundaki hassasiyete
İncil’de de rastlıyoruz.“ Zina etmeyeceksin.. Bir kadına şehvetle
bakan gönlünde onunla zina etmiştir. ...” Matta 5. Bab.
|