
ŞEYHLERE DÜŞMAN OLMAK YA DA RAGBET ETMEK DOGRU MU ?
İlk önce Şeyh nedir? Kimdir? Ne yaparlar gibi soruların cevabını verebilmeliyiz ki; sonrada yorumları dogru ve dürüst olarak yapabilmeliyiz. Çünkü maalesef dini baltalamaya çalışan bazı basın ve yayın gurubları, gerek Şeyhleri, gerek Tarikat ları, sabtırarak ve öcü gibi aşagılayarak, utanılacak bir iş yapıyorlarmış gibi tanıtarak, insanları sogutmuşlardır.
Kısaca ve anlıyacagımız şekilde tarif edecek olursak, Şeyh: Nasıl ki yüz yirmi dört bin peygamber gelmiş ise, sadece yirmi sekizi Kuran’ı Kerim’de isimleri geçiyor diyerlerinin yok ise ve Hz. Peygamber Efendimizde Ahir zaman Peygamberi, yani son Peygamber ise ve bir daha Peygamber gelemiyecegine göre, Şeyhler Peygamber Efendimizin Vekilleridir. Eyer ki; Hz. Peygamber Efendimiz Ahir zaman Peygamberi olmasa idi ve Peygamberlerin gelişi devam edse idi bu günkü gerçek Şeyhler Peygamber olurdu. Yani onlar Ahir zamanın Peygamber vekilleridir.
Dini baltalama yıkma faliyetindeki basın ve yayın kuruluşları, kendi kafalarına göre özellikle ürettikleri, sapık kişilikli, şahsiyetsiz bazı kişileri Önce Şeyh olarak tanıtıyor, sonrada istedikleri dogrultuda sapık hareketler sergilettirerek, sanki Şeyhmiş gibi de lanse ederek gerçek Şeyhleri gizleyib onları ön plana çıkararak insanları Şeyhlere tiksinti duymasını, dolayısı ile de dinden uzaklaşmasını saglıyorlar. Sapık idaallerini bu kişiliksiz insanlar üzerinde sergileyerek amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Bu tür basın ve yayından gerek Din gerek Din adamlarını tanımaya çalışan, din kültürü zayıf Müslümanlar ise inanarak Din’e yaklaşma yerine dinden ve dogrulardan uzaklaşıyor.
Gerçek manada Şeyh Peygamber vekilidir. Ve onlar Hz. Peygamber Efendimiz gibi Yaşarlar. Yaşantılarına baktıgımızda eyer Hz. Peygamber Efendimiz gibi yaşamıyorlar ise zaten onlar Şeyh deyiller aksine Münafıkların, hatta Şeytanların ta kendileridir.
Bazı basın ve yayının ya kasıtlı ya da bilinçsizce bahsettigi Şeyh’lere bakacak olursak, insanları kandırmak, hatta dolandırmak, belli bir kesimi sömürerek üzerlerinden geçinmek için Din’i alet edinen, sömürmeyi hatta cinselligi ön pilana alan, menfaatler dogrultusunda her türlü haramı bile mubah sayan bir kuruluştur. Tüm insanlara ise zararlıdır. Kapatılmalıdır. Yasaklanmalıdır. Çok tehlikelidir,diye tanıtılır. Önce bir Şeyh üretirler, sonra din elden gidiyor diye yaygarayı basarlar, sonrada kapanır. Tabiî ki maksat gerçek Din dostlarını ve gerçek Alim’leri de aynı kefeye koyub yargılamaktır. Öyle de yapıyorlar.
Tarık yol demektir. Tarıkat ise İslam yolu demektir. Düşünün bir kere, bir kitab yazılsa adı da İslam yolu olsa içerik aynı olsa, ikinci bir kitab yazılsa yine içerik aynı fakat adı Arabca’sı olan Tarıkat olsa ne olur? Tabiî ki birinci kitaba ses çıkmaz iken ikinci kitab’a maksatlı basın ve yayın gurubları kıyameti koparır. Oysaki yazılar tamamen aynı fakat birinin adı Türkçe diyeri sadece arabca oldugu halde. Peki bu bilinçli yapılan bir saldırı deyilde ne?
İslam yolu adı altında Tarikat yapıyoruz diye öyle oyunlar oynanıyor ki; Sözde Şeyh’hin bilmem neresini öpüyorlar, karılarını kızlarını Şeyhe peşkeh çekiyorlar, hatta Namaz kılarken biribirilerine parmak atıyorlar. Ve basın yayın bunları gerçek Tarıkatta varmış gibi gösteriyor kendi ürettikleri oyunun başrolündeki ahlaksız ve kişiliksizi de Şeyhmiş gibi tanıtıyorlar.
Tarafsız bir basın, nasılki bulundugu ülkenin aynası ise, taraflı bir basında o ülkenin yüz karasıdır. Tarafsız ve hür iradesiyle hareket eden basına saygı duymamak o ülkenin tüm insanına saygı duymamak demektir.
Şimdi ülkemizdeki bazı basın ve yayın kuruluşlarına baktıgımızda saygı duymalımıyız yoksa yüz karalıklarına sessizmi kalmalıyız, siz benimle bu fikirleri paylaşan sizlere bırakıyorum.
İşte böyle bir ortamda ne tür maksatlarla İslamı baltalamaya çalışan Dinimizin düşmanlarının sözde bizleri aydınlatma adına karanlıga ittikleri aydın geçinen basın ve yayına inanmanın güvenmenin kaosa götürecegini düşünerek hareket etmeli ve dogru basın ve yayını izlemeliyiz.
Yukarda demiştik ki Gerçek Şeyhler Hz. Peygamber Efendimizin Vekilleridir. Nasılki ondan zarar gelmeyib dünyayı aydınlattıgı gibi onlarda islamın yayılmasında, korunmasında, bizlerin aydınlanmasında çok büyük etkileri vardır. Onlar eli öpülesi Alimlerdir, onlar İslamın meşalesini taşıyan bayraktarlardır. Nasılki Hz. Peygamber Efendimize saygı duyuyor isek onlara da saygı duymamız gerekir. Onlar ile omuz omuza mücadele etmeliyiz. Gerçegi ile sahtesini ayırıb insanlara tanıtmalıyız. Abartmadan dine zarar vermeden, fiziki deyil ruhen ilmine, hizmetine, makamına hürmet ederek o zatların önünde saygı ile eyilmek hiçte abartı deyildir. C.Allah’ın varlıklarını başımızdan eksik etmemesini diledigimiz bu zatlara, saygıyla eyiliyor Dinimiz’e, Milletimiz’e ve tüm Müslüman kardeşlerimize kıyamete kadar hayırlı olmasını temenni ediyorum.