cinalemi. net'e Hoş geldiniz.....Gez dünyayı gör (Mevlana Diyar'ı) Konya'yı

Ne Mutlu Türk'üm Diyene

 

NOT: Bu site ne cinci, ne de Medyumlar sitesi deyildir. Aksine onların dostu da deyildir. Cinler'den ve Onlar'dan da korunmanın yollarını anlatan islam'i bir sitedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Protestanlar, İncîllerin emir ve teblîglerinin, Mûsâ aleyhisselâmın dîninin emir ve teblîglerinden daha üstün olduğunu, kendi görüşlerine göre isbât etmeye çalışıyorlar. Daha sonra, Kur'an-ı kerimin emirlerinin de, İncîllerin emir ve teblîglerinden daha üstün olup olmadığını incelemeye başlıyarak diyorlar ki: (Her davânın kıymet ve önemi, [o davâyı isbât için] ortaya konulan delîllerin sağlamlık ve kuvveti nisbetindedir. Bütün akıl sahipleri günlük işlerini, bu kâidelere uydurarak düzeltmişlerdir. Meselâ, bir üstâd eskilerine nazaran, daha kuvvetli ve mermîyi daha uzağa ulaştıran yeni bir tüfek keşf ettiğini iddiâ etse, harb silâhlarını tamamlaması Îcap eden bir devlet, onu tecribe etmeksizin kabûl etmez. İslâmiyetin, hıristiyanlıktan daha üstün ve fazîletli olduğu iddiâsı da, aynen buna benzemektedir. Bu konuda islâmiyet bir imtihana tâbi tutulmadan, bir terâzîde tartılmadan, islâmiyetin körü körüne kabûlünde acele etmek, akıl kârı bir iş ve hikmetin Îcap ettirdiği bir şey değildir. Bunun için, Kur'an-ı kerimin emirlerinin İncîlin bildirdiklerinden eftâl ve üstün olup olmadığını inceden inceye araştırmak ve doğru bir şekilde tecribe etmek Îcap eder. Eğer hakîkatte Kur'an-ı kerimin, zannedildiği gibi, büyüklüğü ortaya çıkarsa; hiç düşünmeden İncîli terk etmek ve Kur'an-ı kerime yapışmak lâzım olur.)

Cevap: Bu sözleri yazan kimsenin, bunları, bağlı bulunduğu protestan misyoner teşkilâtı tarafından vazîfeli olarak, kaleme almayıp da, sâdece doğruyu ortaya koymak maksadı ile yazdığını bilsek, bu yazısının sonundaki insâflı sözlerinden dolayı kendisine teşekkür ederdik. Fakat herkesin mâlûmu olduğu ve kendisinin de itiraf ettiği gibi protestan misyoner cemiyetinden, maişetini te'mîn etmek maksadı ile yaptığı bir işe riyâ karıştırmamasını hâtırlatırız. Bununla berâber, ortaya koyduğu ölçü, doğru bir söz olduğundan, biz de memnuniyyet ile kabûl ederiz. Ancak karşılaştırılması aşağıda anlatılacak olan delîllere işaret etmek üzere, Kur'an-ı kerimde ve İncîlde bulunan bazı âyetlerin birbiriyle karşılaştırılması ve mukâyesesi Îcap eder.

Dört İncîlin içerisindeki kıssaları ve sözleri bir tarafa bırakırsak, güzel ahlâk, dünya işleri [muâmelât], kalb ve âhiret bilgilerine âid bildirilenler, şunlardan ibârettir:

(Dünyadan tamamen yüz çevirip, fakirliğe ve yoksulluğa râzı olmak ve kanaat etmek. Allahü teâlâyı bütün kalbi ile cânından ve arzularından daha çok sevmek. Komşuyu kendisi gibi sevmek ve onun üzüntülerini tesellî etmek. Mazlumlara merhamet etmek. Çocukları sevmek. Kalbden kötü düşünceleri çıkarmak. Birbirine dargın iki müminin arasını düzeltmek. Din yolunda eziyyet çekmeye sabr etmek. Adam öldürmemek. Hırsızlık yapmamak. Kızmamak. Kötü söz söylememek. Söğmemek. Kendinin küçük kusurlarını da görüp, başkalarının büyük kusurlarını görmemek, onları ayblamamak. Nasihat ettikce, insanlar tarafından taşlanmaya katlanmak. Allahü teâlânın emirlerini bozmamak, değiştirmemek, din kardeşini incitmemek, yâni kalbini kırmamak, zinâ etmemek, şehvet ile [yabancı] kadınlara bakmamak, sebepsiz kadın boşamamak, yemin etmemek, kötülüğe karşı durmamak, bir yanağa vurulunca diğerini de çevirmek, kaftanını isteyene kaputunu da vermek, bedduâ edene hayr duâ etmek, hâsılı her kötülük edene iyilik etmek, sadaka, oruç ve duâda riyâdan sakınmak ve duâ ettiği vakit çok uzatmamak, para toplayıp kalbini ona bağlamamak, rızık ve elbise için üzülmemek. Hak teâlâdan sıdk ile ne istenirse verir. Allahü teâlânın emrine itaat eden Cennete gider.) İncîllerde şu nasihatlara da rastlanır: (İnsanlara dînin emirlerini teblîg ederken para almayın. Bir eve girdiğiniz zaman selâm verin. Bir yerde sizleri kabûl etmezlerse orada durmayın. Bir emri söylerken, söyliyen siz değil, Allahü teâlâdır. Ahkâmı teblîg ederken kimseden korkmayın, kimseyi muhâkeme etmeyin ve cezâ tâyîn etmeyin. Her suçu affederek alçak gönüllü olun. Ben insanların arasını sulh etmeye geldim, nifak ve kılıç getirmedim, ayrılık ve harb çıkarmaya gelmedim. Anasını ve babasını benden çok seven benden değildir. İyi amellere âhirette iyilik verilir, kötü amellere cezâ, azâb olunur. Allahü teâlâya itaat eden benim kardeşimdir. İşittiği doğru sözü kabûl edene, âhirette mükâfât ve kabûl etmiyene azâb olunur. Anaya ve babaya ikrâm edin. Ağızdan söylediği söz ile insan necis, pis olmaz. Fakat ağzından çıkan kötü sözleri yapan, meselâ katl, zinâ, yalan yere şâhitlik gibi şeyleri yapan insan pis olur. Sizden vergi istenildiği zaman verin, muhâlefette bulunmayın. Tevâzu eden, Allahü teâlâ indinde büyük olur. Kibrlenen küçülür. Malınızdan sadaka verin, Allahü teâlâ indinde bulursunuz, malını biriktiren, saklıyan zenginlerin Cennete girmesi zordur. Biz hizmet olunmak için gelmedik, hizmet etmek için geldik).