Niçin
müslimân olduğum hakkında sorduğunuz süâle aşağıda kısa bir cevâb vermek
istiyorum. Din ve îmân hakkında size uzun bir
konferans verecek değilim. Din ve îmân insanın rûhunda
doğan, her şeyden temâmen farklı bir meziyyetdir. Tıpkı çölde kalmış bir
insanın susamasına benzer. İnsanların muhakkak istinâd edecek, güvenecek,
kendisine rehber olacak bir îmâna mâlik olması
lâzımdır. Ben, önce din târîhlerini tedkîk etdim.
İnsanları dîne da’vet eden zâtların hayâtlarını ve
onların ne öğretdiklerini dikkat ile okudum. Anladım ki, Peygamberlerin
“aleyhimüsselâm” başlangıçda, öğretdiği esâs kâ’ideler
zemânla bozulmuş ve büsbütün başka şekllere dönmüşdür. Bunlardan ancak pek az
doğru kısmı günümüze kadar devâm edebilmişdir. Bu
büyük, seçilmiş insanların hayâtlarına dürlü dürlü
efsâneler karışdırılmış, yapdıkları işler bize büsbütün başka ve esrârla dolu
bir şeklde intikâl etmişdir. İşte bunların yanında yalnız İslâm dîni, intişâr etdiği günden bugüne kadar aynı saflığı, aynı
temizliği muhâfaza etmiş, içine hiç bir hurâfe ve efsâne katılmadan, günümüze
kadar devâm etmişdir. Kur’ân-ı kerîm, Muhammed
aleyhisselâm zemânında ne ise, bugün de odur. Bir kelimesi bile değişmemişdir.
Muhammed aleyhisselâmın mübârek sözleri, kendi ağzından
çıkdığı şeklde, hiçbir tehavvüle uğramadan günümüze vâsıl olmuşdur.
Allahü teâlâ, lüzûm gördükçe, insanlara Peygamberler
“aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” göndermişdir. Bunlar birbirini temâmlar. Diğer Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü
vetteslîmât” öğretdiği husûsların değişdirilmiş ve başka şekllere sokulmuş
olduğu göz önünde tutulursa, en temiz, en saf ve en doğru kalan İslâm dînini
kabûl etmekden dahâ mantıkî ne olabilir?Esâsen,
kendime sâde, fâideli ve içinde mantığa uymıyan hurâfeler katılmamış bir hak
din arıyordum. İslâm dîni, böyle bir ilâhî dindir.
İslâm dîni, Allahü teâlâya ve komşularıma ve sâir
insanlara karşı olan vazîfelerimi bir bir göstermekdedir. Bütün dinlerden
maksad bu olduğu hâlde, onlarda bu husûs için
anlaşılmaz felsefî akîdeler konulmuşdur. Hâlbuki, islâm dîninde bu husûsda
herkesin anlıyabileceği, sâde, mantıkî, inandırıcı, fâideli kâ’ideler vardır.Ben, dünyâda ve âhiretde, huzûr ve selâmete kavuşmak
için, neler yapmak îcâb etdiği hakkındaki bilgileri, ancak İslâm dîninde
buldum. Onun için müslimân olmakla şereflendim.