MÜSLÜMAN
OLAN TÜRKLER
İmam Ebu Davud ve İmam Tabarani eserlerini Te'lif ettikleri devirlerde Türkler
henüz kitleler halin de İslama katılmamışlardı. Yine İmam Tabarani Hz.
Muaviye'den şöyle nekleder; ''İb-ni Zi'l Kela anlatıyor: Bir gün Muaviye'nin yanındaydım,
Ermeniye Vilayetinin Valisinden posta geldi; Muaviye Valinin mektubunu okudu,
hiddetlendi; sonra katiplerden birini çağırdı ve ona Valinin tahriratına şöyle
cevap yaz, dedi; idarendeki araziye Türklerin akın ve yağma ettiklerinden bunun
üzerine arkalarından takip kuvvetleri sevkettiğinden ve bu takipçilerin yağma
edilen şeyleri onlardan istirdat etmiş olduklarından bhsediyorsun. Anan sana
matem tutsun, sakın bir daha öyle bir harekette bulunma, Türkleri kışkırtma ve
onlardan hiç bir şey istirdat etme. Çünkü ben Resulullahtan işittim. Buyurduki:
''Türk'ler yavşan otu biten yerlere (Avrupaya) kadar ilerleyecektir. (İ. Hami
Danişmend. Türk Irkı niçin Müslüman oldu.)
Resul-Beyan Tefsirinin ve pek çok kıymetli eserin sahibi olan İsmail Hakkı
Burusevi Hazretleri, 1137 Hicri yılında Matbaa-i Amire'de basılan Hadis-i
Erbain (Kırk Hadis) Şerhinin 33. sayfasında; ''Adem cennete Lisan-ı Türki ile
(Kalk) demekle kıyam edip çıkmıştır. Zira dünyada Ahir-i Tasarruf Türk'ündür.
Fethem cidden'' (Yani ciddi olarak anla) diye dikkatleri Türk Milleti üzerine
çekmiştir.
''Zaten Kur'an-ı Kerin insanları kavim ve kabilelere ayrılışı luzumunu
gösterirken de millet ve ona bağlı tabii bir duygu olarak, Milliyetçilik tasvip
olunuyor demektir.'' (Prof. Osman Turan. Büyük Doğu, 13.9 1967)