Muhammed(s.a.s.)’e Can Feda
Servet Naçar
Son
dönemde Hz. Peygamber (s.a.v.)'e karşı batıdan yükselen hakaret dolu
yayınlar, İslam dünyasında öfkeyle karşılandı.
Dergimiz Vuslat, bu saldırılara karşı sessiz
kalmayarak "Hz. Peygambere can feda" isimli
bir bilgilendirme toplantısı tertip etti.
Vuslat dergisi kültür etkinliklerine
bir yenisini daha ekledi.Bayrampaşa kültür merkezinde
"Muhammed(s.a.v.)'e Can Feda" adlı programa, Konya'dan gelen Ali
KÜÇÜK hoca konuşmacı olarak katıldı.
Son dönemde Hz. Peygamber(s.a.v.)'e karşı batıdan yükselen hakaret dolu
yayınlar, İslam dünyasında öfkeyle karşılandı. Vuslat dergisi de, bu
saldırılara karşı sessiz kalmayarak "Hz. Peygambere can feda" isimli
bir bilgilendirme toplantısı tertip etti. Bayrampaşa kültür merkezin de
gerçekleştirilen programın sunuculuğunu İbrahim EMRE yaptı.
İlk olarak "Tarih boyu Hz. Peygambere karşı yapılan çirkin
saldırılar" konulu konuşan Vuslat dergisi yayın kurulu üyesi ve
yazarlarından Hamza ER, Hz.Peygambere yapılan saldırı ve hakaretlerin,
Allah'tan aldığı tebliğ vazifesini yerine getirdiği ilk günden itibaren
başladığını, çünkü inkarcıların batıl anlayışlarının onlara sağladığı çıkar, rant, hakimiyet, itibar, üstünlüğün yok olacağını
bildiklerini söyledi.
Hz.Peygamberin daha hayattayken uğradığı hakaret ve saldırıları
gerekçeleri ile anlatan Hamza ER, Hz. Muhammed(s.a.v.)'e zulmeden Ebu Leheb ve
ailesinin azabının bildirildiğini ifade ederek "O'na soyu kesik diyenlerin
soyları kesilmiştir. Hiçbir kişi kendisini müşriklere nispet
etmemektedir. Tersine Rasulullah'ın nesli bugün bütün dünyada devam etmektedir.Bugün Rasulullah'ın mübarek ismi 1400 seneden
beri dünyanın her köşesinden yükselmektedir. Kendisini Hz. Muhammede nispet
eden milyarlarca insan varolmuştur ve bugünde vardır." dedi.
Batıda yapılan karikatür saldırısının esasında sadece şekilsel bir
saldırı olduğuna değinen Hamza ER, bugün karikatür hadisesinden daha büyük
saldırıların olduğunu, işgallerin, işkencehanelerin, tecavüzlerin varlığını
unutmamamız gerektiğini hatırlattı.
Peygamber anlayışını yılda bir haftaya sıkıştırmaya çalışanların bu
küresel saldırıları fark edemeyeceğine işaret eden Hamza Er, Sahabe nasıl Hz.
Muhammed'e karşı yapılan saldırılar karşısında, O'na ve getirdiği davaya sahip
çıkmışsa, sadakatini ve bağlılıklarını ispatlamışlarsa, bugün biz
müslümanlarında Allah ve Resulünün indirdiği davaya karşı sadakatlarını
ispatlamaları gerektiğini söyleyerek sözlerini bitirdi.
İbrahim EMRE'nin okuduğu naat ile duygulanan izleyiciler,
daha sonra kürsüye davet edilen Ali KÜÇÜK hocanın nükteli üslubuyla önemli
uyarılara muhatap oldular.
Ali hoca, İbrahim (a.s) soyundan bahsederek, bütün
peygamberlerin, İshak(a.s) soyundan geldiğini, ama son peygamberin
İsmail(a.s)soyundan geldigini ve o günden beri, İsrailoğullarının düşmanlık
başlattığını anlattı. Bunun bugünde devam ettiğini söyleyen Küçük hoca,
"ABD dışişlerinden İsmailoğullarının soyu bitinceye kadar savaşacağız
açıklaması yapılmıştır." hatırlatmasını yaparak düşmanlığın boyutu
hakkında bilgi verdi.
"Halbuki biz Müslümanlar fitne kalkıp din yalnızca Allah'ın oluncaya
kadar onlarla savaşın,emrini aldık." diyen Ali
KÜÇÜK hoca, Müslümanlar olarak neler yapabildik sorusunun sorulması
gerektiğini söyledi.
Yapılan bunca zulüm ve hakarete karşı verilecek en güzel cevabın
O'nun sünnetine sarılmak olduğunu ifade eden KÜÇÜK hoca, "Örneğimiz
ve önderimiz peygamber efendimize olan sevgimizi ve saygımızın en güzel ifadesi
onun sünnetine sarılmaktır." dedi. Sünneti en sağlam bir şekilde öğrenmek
isteyenler için hadis kaynaklarına işaret eden Ali KÜÇÜK, bu kaynaklardan
örnekler anlatarak ve bu hadislerin açıklamalarını yaparak izleyenleri
aydınlattı.
Avrupalıların süslü dünyalarına aldanmamak gerektiğini, bunların gelip
geçici şeyler olduğunu, asıl nimetin, akıl, iman, Kur'an ve Müslüman olmak
olduğuna vurgu yapan KÜÇÜK hoca, "işte asıl nimet bunlardır, Allah (c.c)
dünya ya sineğin kanadı kadar değer vermez. Bir kafirin
iki dünyası olsa Ahirette ikisini de verse kendisini cehennem den kurtaramaz.
Ama Müslümanlar için peygamber efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:
'Kendinizi cehennem den korumak için yarım hurma dahi olsa sadaka olarak
verin.' Kafir iki dünya veriyor kurtulamıyor ama
Müslümanlar yarım hurmayla cehennem den kendilerini koruyabiliyorlar bundan
daha büyük nimet olur mu?" dedi.
Ali hoca konuşmalarına başka hadislerle devam etti. Peygamber (s.a.v.)'in
"Allah'a yemin ederim ki bir Müslüman kendi çocuğunu Müslüman'ca terbiye
edip ve eğitmesi, tonlarca altın sadaka ve zekat
vermesinden daha hayırlıdır." buyurduğunu hatırlatan Ali KÜÇÜK,
"Sadaka vermek için çok zengin olmak gerekmez." anlayışına bir kez
daha vurgu yaptı. Müslümanların etraflarına bakmaları ve evlerine daha
çok zaman ayırmaları gerektiğini söyleyen Ali KÜÇÜK, ailemize karşı
sorumluluklarımıza önem vermemiz gerektiğinin altını çizerek konuşmasını
sonlandırdı.
İbrahim EMRE'nin okuduğu şiirler ile devam eden program, Veda Hutbesi
sinevizyon gösterisi ile son buldu.
Halkımızın göstermiş olduğu yoğun ilgiden dolayı tamamen dolan salonda bir çok kişi programı ayakta izlemek durumunda kaldı.
Daha nitelikli, bilgilendirici Vuslat etkinliklerinde buluşabilmek dileğiyle...