Özellikle Hristtiyan Avrupa, son yıllarda meydana gelen ve din temelli olduğu iddia edilen toplumlar ve devletler arasındaki küresel çaptaki anlaşmazlıklar ve çatışmalara sıkça sahne oluyor. Bu durum adamların kinlerini kusmaları için iyi bir zemin hazırlıyor. Son olay ise bildiğiniz gibi Muhammed'e hakaret eden karikatürler... Yazmak asıl yazmak istediğim bu değil. Şu:
Aramızda birileri var ki, sürekli Ehli Kitap ile diyalog ve hoşgörü faaliyetleri yürütüp kendilerince dünya üzerinde barışı tesis etmeye çalışıyorlar! İşte bunlardan bu olayla ilgili bir tek çıt bile duyamadık. Ne gazetelerinde ne de televizyonlarında. Haberi güncel sıradan bir haber olarak verdiler. Yorum ise zaten yok, kardeşlerini incitmek istemiyorlar herhalde.
Benim anladığım bunların dialog ve hoşgorü anlayışı şu: Ehli kitabın İslama ve Hz. Peygambere yaptığı her hakarete hoşgörü... Ehli Kitabın dünyanın herhangi bir yerinde müslümanı katletmesine ve zulmetmesine hoşgörü... Vatikan her dediğini tasdikleyerek diyalog... Papa ve yarenleri ile ülkemizde yürütülecek III. Milenyum Misyonu için diyalog...
Hz. Peygambere hakaret eden karikatürler için yoruma bile gerek yok. Eşsiz teknoloji ve estetik anlayışı ile inşa ettiği kentlerde yaşayan yamyam ruhlu insan medeniyetini(!) tüm dünyaya yaymaya çalışan bir Hristiyan Batı. Başka ne bekleyebiliriz ki.
Samimi olarak soruyorum: Gerçekten Hz. Peygambere gönül verip bu adamlarla diyalog ve hoşgörü çalışmalarını nasıl yürütüyorsunuz?
Yazıyı yazdım, kontrol ettim ama yine de kendi yazdığını kendi kontrol eden biri olarak saygı ön ekini unutmuşum. Zaten dikkat edilerse bahse konu ifadeden sonraki cümle de hatalı. Dediğim gibi sadece özensiz yapılan bir tashihden kaynaklanıyor. Kesinlikle saygısızlıktan değil ki birçok kişi bunun farkındadır eminim. Fark ettiğimde geç olmuştu. Yazılanı sonradan düzeltme imkanı yok. Bu nedenle hatalı kaldı.
Ayrıca Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e, Hz. Peygamber demem, Kuran edebi gereğidir. Birçoğumuzun bildiği Kuran'da Peygamber Efendimizin ismi çok az zikredilir. Bu belki burada pek münasip olmamış olabilir.
Ama şunun bilinmesini isterim ki yapılan hata kaynağı kesinlikle saygısızlık değil. Keşke beni eleştirdiğiniz kadar, yazdığım konuyu da eleştirseydiniz.
Yazdığım yazılara yorum yazmam genelde, ancak bu bir istisnadır. Benim ve bu yazıyı okuyanlar için önemli olduğuna inandığım için bu yorumu eklemek durumunda kaldım.
الم
"muhammed" lafına bende gocundum biraaz saygı lütfen, sonra düzeltmiş hz peygamber demişinde yani biraz saygı, onlardan ne farkın kalıyor.
bu yapılan saygısızlık artık sabrımı taşırdı ama kimden bahsttiklerini bilmiyor zavallılar. allah hepsinin sonunu biliyor, hepsinin sonu belli.
hoşgörü diye kastedilen inancına, görüşüne yapılan saygısızlığı (varsa öyle bir şey) yutmak veya "aman ne güzel demiş aferin" demek olmasa gerek. hoşgörüden kasıt; danimarkalı bir karikatüristin çizdiğini tüm danimarkaya mal etmemek, danimarka büyükelçiliğini ateşe verip "peygamberimi çizenin ateşesini yakarım" tepkisi göstermemek olabilir. yapılan, yazılan, söylenenler hoşumuza gitmeyebilir; bunu kaldırabilmek ve üslubuyla cevap vermek hoşgörüdür. kendimizden farklı olanlardan nefret etmek,yok olmalarını istemek yersiz ve çağdışı bir tutum bence.