TÜRKİYEDE ÇALIŞAN MİSYONERLER VE HİRİSTİYANLAŞAN MÜSLÜMANLAR ACI GERÇEKLER |
Mustafa ünal
Bölüm-1
İslam’da kesin bir hüküm vardır ki: Hiç bir İslam dışı din mensubu Kesinlikle zorla yada taciz edilerek Müslüman yapılamaz...Hiç bir Müslüman da ne Hırıstiyan ne Yahudi ne de Mecusi Yapılamaz. Ne yazık ki Müslüman’lara İMANSIZ diyen Hırıstiyan Misyonerler önce gençleri zaaflarıyla yakalıyarak sonra baskı ve tacizlerle Hırıstiyanlaştırmaya çalışmaktalar... işte İmansız dedikleri bizim dinimizle onların sözde imanlılıkları... gerisinini Hırıstiyan’laşan benim Müslüman kardeşlerime bırakıyorum...? Ve uyanmaları için ALLAH’a dua ediyorum. İstanbul’dayım tarih 23- mayıs- 2007 trafik çok yogun, telefonum çalıyor alelacele telefonu açıyorum. Bir bayan sesi. Ürkek ve titrek bir sesle. -Mustafa beylemi görüşüyorum. -Evet benim. Diyorum. Yine aynı heyecan ve titrek sesiyle. -Ben sitenize girdim görüşmek istiyorum müsaidseniz görüşebilirmiyiz. Diyor. -Ne hakkında. -Bende cin oldugunu söylüyorlar. Diyor. -Kim söylüyor. Diyorum. -Ben hırıstiyanların cemaatine katıldım onlar söylüyor. Ve bana imansızsın diyorlar içimde cin varmış o çıkmayınca imansızlıgım gitmezmiş. -Sen Hırıstiyanmısın? Diyorum. -Evet ama kurtulmak istiyorum. Bana yardımcı olurmusun? Tüylerim diken diken oluyor. Tırafik hem yogun hemde gürültülü oldugu için sözlerini de tam anlıyamıyorum. -Bak kardeşim burası çok gürültülü ve şu an rahat konuşamayız on beş dakiga sonra rahat ve sessiz bir yerde olurum o zaman arayabilirmisin? -Tamam. Diyor ve telefonu kapıyorum. İçim yanıyor vucuduma bir sıcaklık yayılıyor, şok oluyorum. Bir an önce ulaşmak istedigim sessiz olabilecek tanıdık sanayi sitesindeki büraya ulaşmak istiyorum. Yanımda samimi dost tabir edilebilecek kadar yakın bir arkadaşım var o. -Ne oldu hayrola. Diyor. -Bir bayan aradı, içinde cin oldugunu ve Hırıstiyan cemaatine katıldıgını söylüyor. Diyorum. -Konuşşaydınya , Hırıstiyanmı olmuş. -Galiba ama yardım istiyor pişman olmuş gibi. Diyorum. -Ara ara konuş ozaman. -Tamam konuşacagız arkadaşının bürosuna varalım orda konuşacagız diyorum. -İyi ozaman. Diyor. Arkadaşımın pilastık fabrikası vardı elektirik kontagından çıkan bir yangınla kül olmuştu. Sanki tirilyonlarca kaybını unutarak imdat diyen bir kız kardeşimizin imdadına koşmam için sanki beni adeta azarlıyordu. Ve de haklıydı. Çünkü ona ulaşılmalıydı. Çünkü o benim kız kardeşim önce Müslümandı hırıstiyanlaştırılarak mürted yapılmıştı. Ve kurtulmalıydı. Sanki büraya ulaşmak için benden çok arkadaşım hızla ilerliyordu. Bana bir gün İslam’ı tartışırken sormuşlardı. -Sence Müslüman nasıl olmalı.? Bende demiştimki: -Bir Müslüman Müslüman olabilmesi için, Müslüman bir kardeşi hata yaparken ya da günah işlerken gördügün de, onu cehennem ateşinde alev alev yanıyor gibi görmez ise, ve onu o ateşten çıkarmak ( günahlarıdan ve hatasından kurtarmak ) için çalışmaz ise o Müslüman deyildir. Demiştim. Bu söz ise kendi kendime de çok hoş ve dogru gelmişti. Ve benim kız kardeşim cehennem ateşinde alev alev farkına varmadan yanmaya hazırlanıyordu. Tanımadıgım halde, bilmedigim ve görmedigim halde sanki cehennemde farkına bile varmadan işledigi günahlardan çıglık çıglıga alev alev yandıgını görür gibi oldum. İçimden bir ses ona ne pahasına olursa olsun adeta ulaşmamı emrediyordu. Büroya ulaştıgımda sabırsızlıkla telefonunu beklerken arkadaşım D.A.A . da -Bekleme aç telefonu numara düşmedimi? Diyordu. Bense. -Az dur belki müsaid olmaz ters bir yerdedir ama açmaz ise ben açarım. Dedim. Büronun sahibi. D.A.A. ya -Hayrola bu telaş ne. Dedi. D.A.A ise -Bir özel görüşme varda dedi. Ben. -Aramak üzere öbür odaya geçebilirmiyim? Dedim. Büronun sahibi arkadaş. -Tabi tabi geç, istersen kapıyıda kapa. Dedi. -Öbür odaya geçtim ve telefonu beklemeye başladım. Çok geçmeden de telefon çaldı. -Aloo ben az önceki arayan. Dedi. -Evet buyurun dinliyorum ablacıgım dedim. -Benim cin hastası oldugumu söylüyorlar, korkuyorum gerçekten benim vucuduma cin girebilirmi? -Kim dedi ablacıgım? Hocalarmı? Dedi. -Hayır. Ben Hırıstiyanlarla tanışmıştım. -Evet. -Onlar dedi. -Sen Hırıstiyanmı oldun? -Dene bilir. -Ama içimde cin varmış onu öldürmeleri gerekiyormuş yoksa ben hala İmansızmışım. Ama korkuyorum onlardan uzaklaşmak istiyorum, onlar beni bırakmıyorlar. -Kendi isteginle gitmedinm,? Annen baban yokmu? Haberleri varmı? Annemgilin haberi yok. Önce onlar bizim eve geliyorlardı. Annem onları uzaklaştırdı. Önceleri bana eylenceli gelmişti, geziyorduk, eyleniyorduk, masrafları çekiyorlardı, hatta para bile veriyorlardı. Efese bile toplu olarak götürdüler sözde haçı olacakmışız. -Nasıl toplu olarak hepiniz müslümanmıydınız? -Evet bizler ünüversite örgencileriyiz. Yetmiş seksen kişi felan varız. İçim bir daha yanmıştı. -Hepiniz isteyerek gittiniz. Öylemi? -Evet ama ben bitirmek istiyorum. Ne yapmam lazım. -Kendi isteginizle zaaf ve eylence ile macara yaşamısınız . -Dogru ama pişmanım. -Emniyete gitseniz kanunen suç yok. -Ama şimdi de peşimizi bırakmıyorlar. -Nasıl yani. -Gitmeyeyim diyorum çagırdılarmı da gitmeden yapamıyorum. Acaba benim içimdeki cinmi bani yönlendiriyor. -Hayır hayır sakin ol. Nerden biliyorsun cin oldugunu? Pekala sizi hipnotize ettilermi? -Evet evet Alnımızın ortasına haç çizdiler ve uyuttular sonrada ben daha sık gitmeye başladım. -Anlaşıldı neyse. Tam neticeye varabilmemiz için görüşmeliyiz mümkünmü? -Ama ben gelemem ki. -Ben gelirim görüşebilirmiyiz? -Sahimi ? Çok iyi olur. Nasıl? -Bu akşam İstanbuldan gece on bir gibi çıkacagız iki üç gibide Ankaradan geçecegiz. Sabah biraz geç gelirsek beş gibi görüşmemiz mümkün olurmu? -Çok iyi olur. -Annen baban rahatsız olurmu? -Hayır. -Ozaman ceb numaranı mesajla bana gönder beş gibi arayayım. -Tamam. -Neyse kardeşim canını sıkma bir görüşelim. Şimdi geriden geriye görmeden sende cin var ya da şöyle olur böyle olur yanlış olur. Allah izin verirse görüşürüz İnşallah birer çay içeriz sonrada yapmamız gerekenleri konuşuruz. Ama ola ki bir terslik oldu görüşemez isek bildigin duaları oku. Allah’a teslim ol o en iyisini bilir. -Ben dua bilmemki. -Hiç mi? -Evet hiç bilmem. -Olsun sıkma canını ögreniriz. Ama sana ulaşmalıyım. Sen misyonerlerin tuzagına düşmüssün bu herifler Müslüman ülkesinde Salyongoz satıyorlar onlar bu ülkeyi Hırıstiyan yapmaya çalışıyorlar başaramıyacaklar. Onlar kendi formüllerinde bir Müslümanı Hırıstiyan yaparken binlerce Hırıstiyan Avrupada Müslüman oluyor onların korkusu onlara yeter. Senin gibi benim kardeşlerimde Hırıstiyan olsa da hani derlerya **Asıl azmaz bal kokmaz ** sonunda aslına dönüb hak dini islama daha saglam bir şekilde dönerler. Zaten onların korkuları bu, onun için peşinizi de bırakmak istemezler. -İnşaallah. -Sıkma canını Sabah beşte görüşürüz. Hoşca kal. -Güle güle. Telefonu kapadık şaşkındım, üzgündüm . Arkadaşıma anlattım. Çok geçmedende telefonuma mesaj geldi. Artık sabah görüşecektik.Saat on gbi yemek yedik ve yola çıktık. Ben arkadaşım D.A.A. nın yorgun ve işinden dolayı sıkıntılı oldugunu bildigim için. -İstersen ugramayalım gidelim. Dedim. Yine bütün dertlerini unuttu. -Ne diyorsun sen.dedi. Yarın kıyamet günü ** Yarabbi Ben Kulundan yardım istedim Müslümanlıga dönmek istedim. Çaresizdim hemde dibimden saat sabahın beşinde görüşmeye razı oldugum halde geçib gittiler ** derse Allah’a ne cevab verecegiz. Cevabı hoşuma gitmişti. Yavaş yavaş saat besi denk getirmek için kilometreleri yutarak Ankaraya yaklaşıyorduk. Uyku hiç yoktu, heyecanlıydım ve sevinçliydim. Zaten ben sitemi ticaret deyil insanları uyarmak aklımın erdigince aydınlatmak için hazırlamıştım. İşlerim iyi olmasa da inşaatcılık yapıyor iyi ve ya kötü ekmek param geliyordu. Daha evvelden Ermeni bir karı koca siteye girmişler. Çok kavgalı bir hayat yaşıyorlarmış. Sitede ** büyüyemaruz kalanlara sorulacak sorular bölümünü okumuşlar ** belirtilerin kendilerinde bol ca olunca dikkatlerini çekmiş. Korunma bölünü okumuşlar sesli ayetleride dinleyince tüm belirtiler açıga çıkmış. Üç gün israrla dinlemişler. Biri birinden nefret eden aile biribirilerini sevmeye hatta ayrıldıklarında özlemeye başlamışlar evlerinde bir mutluluk rüzgarı esmeye başlamış. Beraber oturmuşlar düşünüşler. Mesajında diyorki: **ben rahatlamıştım eşimde rahatlamıştı. Biz yukardada söyledigim gibi Ermeni idik. Ayetleri dinlerken gelen sıkıntı üçüncü gün yerini huzur ve mutluluga bırakmıştı. Çok mutlu olmuştuk. Düşündük. Eyer bu dinledigimiz Ayetler gerçek hak kelamı olmamış olsa idi biz önce sıkıntı sonrada huzura erdirmezdi. Bu düşüncenin arkasından Kuran’ı Kerimin Allah sözü oldugunu Muhammedin uydurması olmadıgını kabul ettik ve Müslüman olmayı kabul ettik ve Müslüman olduk. Allah sizden razi olsun siz önce bizim yuvamızı sonra da dinimizi kurtararak Müslüman olmamızı sagladınız ve ahretimizi kurtardınız. Dahası birde çocugumuz var oda sayenizde Müslüman yetişecek.** bu mesaji okudugum da öylesine duygusallaşmıştım ki kendimi tutamayıb göz yaşlarıma hakim olamamıştım. Ve sitenin bana verdigi en çok mutluluklardan biriside buydu. Akaraya yaklaşmıştık.Arkadaşım D.A.A -Yav senin Hasan Hüseyini çagırda biraz konuşalım dedi. Ben çagırır çagırmaz oda gelmişti. Biraz ordan buradan konuştuk sorular sorduk. Bu arada Ankara’ya iyice yaklaşmıştık saat te beşe gelmişti. D.A.A Haydi aç telefonu. -Tamam dedim ve bana verdigi telefon numarasını aramaya başladım. Çok heyecanlıydım. Çünkü bu çok özel bir durumdu ve Hıristiyanlaştırılmış bir Müslüman kardeşime ulaşacak onunla görüşecek ve aklımın erdigince ona İslamı anlatacak ve onu geri dinine döndürmeye çalışacaktım. Çok mutlu idim. Ama telefon çalıyor o ise cevab vermiyordu. Belki duymamıştır diye defalarca çaldım. Ama telefon cevab vermiyordu. D.A.A -Yav sen diyordun ya Amerikalı Hıristiyanlar beni günlerce aradılar bu onların bir oyunu olmasın. -Olsa ne yazar bu ugurda ölmek benim için zaferdir. İslam adına öldürülsemde ben bu kıza ulaşacagım ve gerçegi onunla yaşayacagım. Hala Yanızdan ayrılmayan Hasan Hüseyin ise. -Yok abi öyle bir şey sadece kız cagız şu an uyumuş ve telefonu duymuyor. Dedi. D.A.A İse. -Hasan Hüseyine Sorsana dedi. -Uyuyormuş uyandırammışız durma gidelim yarın ben yine ararım. Dedim. İkimizde üzülmüştük. Bunca gecikmeli uzun yolculuk boşa gitmişti. Yollar boş ve tenha idi artık hızla Konyanın yolunu tuttuk. Sanki birbirimize kızmışcasına sessizce konuşmadan ilerliyorduk. Arka koltuktaki Hasan Hüseyin de üzüntümüzü anlamış olacakki: oda haberimiz bile olmadan kayboluvermiş. Ertesi gün D.A.A İle görüştügümüzde -Ne oldu o kızla görüştünmü? Dedi. -Hayır görüşmedim.dedim. -Ne galesiz adamsın dedi insan bir arar kız yardım istiyor. -Bilerek bekledim bu gün ararım dedim. -Ben bu meseleyi M.Ç. İle de konuştum. Oda üzüldü ve eyer maddi sıkıntısı varsa verelim gitsin Ankaraya görüşsün elinden bir şey gelirse yapsın. Dedi. -Allah razi olsun dedim arayalım gerekirse seve seve giderim dedim. Beraber yanan fabrikalarına gittik. Oraların nasıl temizlenecegini felan konuştuk. Akşamüzeri olmuştu. Pazarlamacısı Ankaraya gidecegini söyledi. D.A.A. -İşte bir fırsat daha gidermisin dedi. -Giderim tabi dedim. Tekrar telefonu çevirdim. Bu defa cevab verdi. -Buyurun kimsin. -Cinalemi.net den Mustafa dedim. -Ha szmisiniz kusura bakmayın o gün uyuyakalmışım hiç duymadım. -Neyse önemli deyil nasısın? -Eskiye göre iyiyim. -Benim yarın Ankarada olma imkanım var gibide görüşebilirmiyiz. -Yine beş gibi olmasında belki görüşemiye biliriz. -Yok canım senin istedigin zaman. -Tamam ozaman görüşelim. Telefonu kapattım içimde yeniden şimşekler çaktı ona ulaşabilecek ve onunla detayları konuşma imkanım olacaktı. Akşam yaklaşmıştı. Eve geliyorduk. Unuttugum bana göre yüklü bir ödemem vardı. Telefonla alacaklım aradı. Onu bulmalıydım. D.A.A dan isteyemezdim zaten o yangından sonra ekonomi sıkıntısının tamamen içindeydi. Ona durumu ve gidemiyecegimi anlattım. Çaresizliginden oda yıkılmıştı. Ama bir yolunu bulub gitmeliydim. İçime bir hüzün doldu yıkılmıştım. Ne hikmetse ben ona yaklaştım. Ona ulaşamadım. Ertesi günse başka engeller çıkmıştı. Bu gün Allah’a dua ediyorum ve tüm arzumla engelleri aşıb ona İnşallah ulaşacagım… Umarım ulaşamaz isem de o yönünü Allah’a çevirmiş
artık. Yolunun hak oldugunu biliyor ve o yolda yürüyor ve yürüyecegine
inanıyor ve güveniyorum. Allah ona ve onun gibilere yardımcı olsun.
AMİN.
|
Devam edecek