Hasan Hüseyin ve BEN

Mustafa ünal

Bölüm-5

 

Ev halki kahvalti hazirlamakla mesguldu ben ekmek getirmek için markete gitmistim. Gelirkense kisacikta olsa hayat hakkinda yorum yaparak geliyordum. Yollar hem tenha hemde sessizdi. Sadece yapraklari dökülmüs agaclarda kus sesleri uzaktan gelen araba ve korna sesleri eslik ediyordu. Söyle bir düsündüm. Biz neyiz, niçin geldik bu dünyaya, neyiz biz. Nereye gidiyoruz. Ne zaman gidecegiz. Yada nasil? Tüylerim ürperdi. Yolculuk nereye? Sanki ölümü ensemde hissettim. Dünkü trafik kazasi da gözlerimin önüne geldi. ölen insan adeta sanki yeni kaza olmus ta kanlar içinde yerde can çekisiyor gibi gözümün önünde duruyordu. Oysa o bu gecesini öbür alemde geçirmisti bile. Peki biz nerden bile biliriz ki bizde bu geceyi öbür alemde gecirmiyecegimizi. Sanki o adam biliyormu idi, bir kaza ile ölecegini ve gecegi ahiret aleminde gecirecegini. Onunda bu gün için belki pilanlari vardi. Sonuç ne oldu. Hepsi bitti. Ölüm otobüsü geldi duraktan aldi ve gitti.

Bu kadar deyer verdigimiz ugruna canlar harcadigimiz, kostura kostura sikintidan sikintiya girerek yasadigimiz dünya. Aslinda ne kadar deyersiz oldugunu bi kez daha düsündüm. Içimdeki sikintinin dünyaya deyer vermedigim zaman azaldigini kendimi ne zaman dünyaya kaptirsam sikintilarimin arttiginin bi kez daha farkina vardim.

Dogum günlerinin kutlanmasi, yilbasilarinin kutlanmasi belki ilginc gelebilir ama bana hep çok ters gelmistir. Nedeni ise bence insan otobüs duraginda ne zaman gelecegini ya da tarifesini bilmedigi saatte gelecek otobüsü bekleyen yolcu gibidir. Hani durakta oturmak için bir koltuk var ya, insanlarin itisib kakismasida o oturaga ben oturacam sen oturaksin kavgasi. Oysaki tarifesini bilmedigin ölüm otobüsü beklide gelmek üzere. Böyle bir ortamda dogdugumuz günden basliyarak ölüme kosarken neyi kutluyoruz ki; ölüme yaklasmayimi? Yoksa Cenneti garentiledikte kavusmayi mi? Oysa ki gerçek her gün sona bir gün daha yaklasmak deyimli? Bu kadar vahim bir durumda iken bu kadar saka samata, hayati toz pembe görme niye…

Birde toplu aile mezarlari aklima geldi. Hep dikkatimi çekmistir, mezar taslarini okudugumuzda soy isimleri hep ayni, arada bir iki yada üçer senelik aralarla ölüm tarihleri siralanmis, bir sonraki tarihli olan bir öncekini agliyarak yada üzülerek elleri ile mezara koymus sanki kendi ölmüyecekmis gibi yas tutmus ama çok kisa zaman sonra düsünmedigi bir anda oda bir sonraki tarihli yakini tarafindam mezara konmus böyle devam etmis gitmis. Yani her sonraki kendi ölmüyecek gibi bir öncekine yas tutmus ama oda gitmis. O zaman niye üzülmüste bir öncekine öldü diye arkasindan kendide gitmis ya. Anladigim gidene deyil insan gidecek olan kendine üzülmeli ve kendini her an o yolculuga hazirlamali. Ne kadar haziriz hiç kendimizi denetledikmi? Düsünmek gerekmezmi.

Düsünceleri ile eve girdim. Kahvaltiyi yaptim nereye gidecegimi ne yapacagimi bilmeden, maksatsiz gayesiz, issizliginde verdigi sikinti ile caddeden yürümeye basladim. Kafam bombos içimde hiç gitmeyen sikinti hakimdi. Anlamsiz gezinti ile ordan oraya dolasarak aksami etmistim. Eski dost bildiklerimi de artik ziyaret etmiyordum. Çünkü eskiden islerimin iyi oldugu zamanlardaki benden akil alanlarin ;bir is yapacaklarinda abi ne yapmamlazim derlerken simdi örnekler vere vere akil vermeleri hemde benden bes yas küçükken ismimle hitab ederek, bu gün su ödemem var ödeyemedim, bu senedim var seklinde sanki ben onlardan borç isteyecekmisim gibi hareketleri sinirime dokunuyordu. Yine kapkaranlik düsüncelerle evime girdim.

Allah ondan razi olsun ben kap kara düsüncelerle eve girmeme ragmen, acilarima çilelerime ve herkesin saldirisina maruz biraktigim esim beni güler yüzle karsiladi. Hazir olan sofrasini getirdi yemegi yedik ve.

-Odani hazirlayayimmi? Dedi.

-Iyi olur dedim. Çok geçmeden de çalisma odamin sobasini yakti.

-Odan hazir. Dedi.

-Sagol dedim. Ben geçeyim .

-Çayinda olmak üzere.

-Tamam. Dedim. Odama geçtim. Onu düsündüm. Dünyada yapa yalniz kaldigim bir anda, en aci dönemimde bütün dünyasini elinin tersi ile iteleyerek bana kosan hatta her sikintiya benimle gögüs geren, bittigim bir anda bana can yoldaslik yapan bir can can yoldasti. O ne iyi bir insandi. Bir evlat kadar saygili,bir yoldas kadar arkadas, yas farki olmasina ragmen benim yasim kadar olgun, ve mükemmel bir es. Allah ondan razi olsun. Oda elinde çay tepsisi ile içeri girmisti.

-Çayda hazir.

-Sagol eline saglik dedim. Birer çay içtik. Ben bilgisayari açtim ve karistirmaya basladim.

-Ben gideyim rahat çalis. Dedi.

-Sen bilirsin dedim .

-Fazla kafani yorma her sey varacagina varir .dedi.

Tamam yormam hadi sen isine bak dedim. Kapiyi kapadi ve gitti.

Bu tatsiz geceleri renklendiren geçmistede olsa mutlu ve hüzünlü günleri bana yasatan ikinci dost Hasan Hüseyini beklemeye baslamistim ki, antreden gelen öksürük sesi sanki onun gelisinin haberini veriyordu. Arkasindanda kapi çalindi.

-Gel geeel Hasan Hüseyin gel. Dedim. Her zamanki tatli gülümsemesi ile .

-Selamun Aleyküm abi nasilsin.

-Aleyküm selaaam. Nasil oldugum belli deyimli? Beni benden iyi taniyorsun. Beni bana sen anlatiyorsun.

-Bos ver abi. Çay yine hazir. Yenge sana iyi bakiyor.

-E baska kim var ki zaten bir o birde siz.

-Estagfurullah abi biz ne yapiyoruz da.

-Biliyorsun herkes sirket iflas edince beni terk etti.kim kaldi etrafimda, bir esim birde sizler. Hani nerde ha benim dost bildiklerim.sen iyi biliyorsun sirket varken parada vardi santiyede her aksam mangal yanardi, santiyenin önü galeri gibiydi en az yedi sekiz araba olurdu iyiydik ozaman, battik nerdeler simdi ha nerdeler.

-Takma sen her zaman zenginsin. Su bir gerçekki abi.simdi durumun düzelse sen yine aynisini yaparsin. Hata demeyeyimde dilim varmiyorda hani sen akillanmazsin derlerya.

-Varsin varsin dogru.

-Sende kin yok. Abi aciyorsun düsmanini bile affediyorsun. Onun içinde hep kaybediyorsun. Kalktim bir ona birde kendime çay kattim. Ona uzattim.

-Buyur. Dedim

-Sagol abi. Sayende çay tiryakiside oldum.

-Ne yani alkolmu verdik çay Hasan Hüseyin dedim.

-Alkol olmaz ama sen ver zehir olsa alirim be abi.

-Iyiki o yok ne alkol nede gece hayati sükür. Olmus olsa idi milletin bahanesi hazirdi. Neyse bu gün bana güzel seyler yasat yasatki rahatliyalim.

-Abi seni seviyoruz sana çok sey yapmak istiyoruz yasalarimiz geregi sinirli seyler yapabiliyoruz sinirin kalkmasi içinde sana Riyazat yap diyoruz. Ama engelleniyorsun yapamiyorsun. Bir yapsan bak o zaman neler neler yapariz. Sen cinlere karsi cesursun korkmuyorsun çok güzel, ama siniri zorluyorsun ve birakiveriyorsun onlarda biraktigin an sana saldiriyorlar beyinini allak bullak ediyorlar. Ben sana nerden saldirdiklarini göstermek istiyorum. Yoksa maksadim seni eylendirmek deyilki.

-Ne diyeyim ben sana simdi. Tamam üstat hocammi yoksa patronmu diyeyim.

-Estagfurullah abi. Ne münasebet sen cinci hocalar gibi bizim emrimizde deyilsinki biz nediye o sifatlari tasiyalim. Senin en sevdigimiz tarafin zaten hiçbir cine boyun eymedigin aksine gerektiginde en sert uygulamayi yaptigindir. Hatirla sana Padisah Seyfi ile kapistiginda o gün Ali reisti ya hepsi kaçmistida reisligi ben kaçmadim diye bana vermistin.

-Sahi sen niye kaçmadin?

-Biliyorsun Benim cezam ölümdü beni hapisten sen kurtarmistin. Hayatimi kurtaran birini yalniz birakamazdim. Zaten ölecektim.o gün olacagina erkek gibi bu gün olsun dedim.

-Iyiki demisin yoksa belki bu gün beraber olamazdik. Biliyormusun keske insan olsaydin.

-Keske ama ne yapalim Rabbim böyle münasib görmüs.

-Genede sükür bos ver böyleside yeter. Ama garib biliyormusun birilerine anlatsam bana deli derler. Deselerde ne yazarki hayat benim. Neyse birer çay daha içelim.

-Bu defa ben doldurayim.

-Buyur dedim. O doldurdu . sagol dedim.

-Bi sey deyil dedi. Ve devam etti. Su gelincik deresi cinlerinin ele baslarini da hallettin. Iste sen bir sey yaptiginda arkasinda neler oldugunu düsünmüyorsun bile.

-Ne oldu da .

-Köylülerine iyilik yaptin, onu orda görenler oluyordu ve korkuyorlardi. Artik görmüyecekler.

-Peki diyerleri ne olacak.

-Onlar pek zarar verecek deyiler.

-Onlar ordan giderlermi?

-Hayir gitmezler orasi onlarin memleketleri.

-Tamam anladim ama artik zarar vermezler diyorsun.

-Evet. Biraz durdu gözlerime bakti. Abi istersen bu gün farkli bir sey yapalim.

-Ne mesela. Dedim

-Hani su rahmetlik Hamdiye vardiya .

-Evet.

-Hayatini kitab halinde yazmistin.

-Evet.

-Aç sana o yazilari. Sen arkana yaslan gözlerini kapa bende okuyayim.

-Nerden aklina geldi Hasan Hüseyin. Vay rahmetlik vay ne iyi kizdi.öksüz, garib, kimsesiz.

-Tamam abi de bizi ilgilendiren cinlerin sana karsi açtiklari savas. Sen aç. Arkana yaslan ve gözlerini kapa. Gözlerimi kapadim daha o okumaya baslamadan gözlerimin önüne gelmisti bile. Hasan Hüseyin ise yumasak tatli bir eda ile okumaya baslamisti.

Hamdiye Eryiyit kolaymi sanki onu anlatmak o tek kelimeyle bir efsaneydi... kisacik ömründe herkes daha henüz baharinda yasarken senelere sigmayacak hayatini doldurmakla mesguldu.... o ki belkide dünyanin en güzel kadini ve en hayat dolu insaniydi kisacik ömrünü dolu dolu yasamak için adeta Ölümün çok yakinligini bilirmiscesine elinden gelen her güzelligi yasamaya çalisiyordu. O ki belkide benim en çok içimden çikmayacak her geçen gün biraz daha büyüyece ve hiç unutamiyacagim dünyanin en iyi insani bir melekti ki bizleri hüzüne ve kedere bogarak elimizden uçup gitti.

Onu anlamak onu anlatmak sadece onunla yasamakla anlasilir çok kisa olan beraberligi miz belki de ölene dek silinmiyecek hatta her geçen gün biraz daha büyüyecek bugün büyüdügü gibi her zaman volkanlar gibi patlayip duracak o ölmedi ve hiçbir zamanda ölmeyecek o kadar Ham diyeler çok ki Allah tan tek istegim HAMDIYELER ÖLMESIN... yasasinlar

Öldürülmesin azicik yerde onlara verelim ki onlarda koskoca dünyada yasasin......hepimize yetecek kadar yer ve zaman Allah tarafindan bizlere verilmistir.

Konunun aydinlanmasi için biraz kendimden ve olaylardan bahsedecegim azda olsa bahsetme geregi duyuyorum. Her insanin degisik degisik acilari ve yasantilari vardir ve insanlar niye dünyada var olduklarini unutup imtihan için olduklarini düsünmeden sabretmedikleri gibi küçücük menfaatler ugruna birbirlerine hep zulum eder haksizlik eder hatta öylesine büyük Koskoca dünyaya sigamaz kardes kardesi bile öldürecek kadar ileri gider. Iste böyle bir dünyada herkesin çilesi ve yasantisida tabiki farkli olur. Bende dogal olarak aci cektim istedigim hayati hiçmi yasayamadim aci çekenleri her gördügümde üzüldüm onlara yardim etmek istedim .1975 tarihinde evlendim evde bir aci mutsuzluk rüzgari esiyordu issizdim yokluk içinde bunalimdan bunalima giriyordum babam dini bütün tabir edilen bir insandi hatta din adami idi ben rahatsizligimin sebebini bilmeme ragmen onun

-Oglum bizde büyü var bi çaresine bakalim. Sözlerine aldiris etmiyor her gün dört gidis dört gelis sekiz kilometre gidip gelip is ariyordum. En sonunda babami kiramadim ailecek Aksehirde bir kadin hoca ya gittik orda amcam vardi o bize kilavuzluk yapiyor zaten onun tanidigiydi daha ilk gün kadinin hoca deyil cinlerle ilgili bakim yaptigini gördüm kadin hem temiz deyil ve dogru söylemiyor adeta aile yakinlarini bir birine katmak istercesine bir seyler bildigini ispatlamaya çalisiyordu . kadinin temiz olmayisi ve ücret almak için elinden gelen yalanlari söylemesi benim ona nefret etmeme sebeb oldu ayni gün orayi terk ettim. Konyaya geldim bir kac gün içinde is buldum hemen morelim düzeldi yirmi gün geçmisti ki insaat ustasi olmamdan iyide para aliyordum sanki ilaç büyü bir sey kalmadi onlarda geldiler ama her sey yolundaydi onlarda bozulduguna inaniyordu yalniz benim yapmam gereken bir is varmis hocanin istegi deyilse yenilenirmis yapmam gerekense bir yigin terkib var

Mesela ilginci o terkipte birde leylek pisligi karistirma varki Cuma günü banyo yapcam o leylek pisligi ve diyerleri banyo yaptigim suyun içine atilcak ve banyodan sonra camiye gidecegim. Islamin adabi namazda temizlik sarttir peki leylek pisligi nedir tabiki necistir ozaman nasil pis pis namaz olurki. Onu da kabul etmedim.bana kizdilar umursamadim ama gözümün önüne o hoca geçinen seytanin usaginin evinde ondan ümitle sifa bekleyen aciz cahil soyulmaya hazir insanlar geldi benim gördügümde okadar kalabaliklardiki bize bile sira iki saatte gelmisti daha bekliyenlerin hatti hesabi yoktu. Tabiki yanlisti onlara acidim bizimkilere acidim. Ama bunlara dur denmeliydi devlet millet nerdeydi çünkü olay milletin gözü önünde oluyor halk herkesin gözü önünde hemde duygulariyla oynanip soyuluyordu. Bu mevzular açildikca gözümün önüne geliyordu .bir seyler bir hareket yapmaliydim. herzaman kafami kurcaliyordu.kitap okumayi çok severdim .hangi kitabciya gitsem aldigim kitablar cin seytan mevzularinda yogunlasti artik bu konuyu arastirmaliydim.uzun zaman çalismalarim oldu sene 1999 ki artik bende denemeliydim. Ama sadece dogruyu Allah in istedigi gibi durumum da eskiye göre iyiydi insaatci olarak ev yapip satiyordum. Insaatta çalisanlarin yakinlariyla ise basladim sadece ayetler okuyarak rahatsizligin gittigini görmek beni mutlu ediyordu. Tabiki ki ilk önce tibla ilgili olup olmadigini arastiriyordum hasta sahipleri doktora gittiklerini ama care bulunmadigini söyleyince hastaya belli ayetlari okuyordum ayetleri okurken hasta dogal olarak rahatsizlaniyor ve bende anliyordum ki bu hastada cinlerle ilgili rahatsizlik var devam ediyor ve Allahin da izniyle tedavi oluyordu eyer ben okurken rahatsiz olmuyorsa ya psikolejik yada tibla ilgili oldugu anlasiliyor iyi bir doktora gitmelerini tavsiye ederek cinci büyücü gibi hoca geçinen asagilik sarlatanlara gitmemelerini söylüyordum ama onlar sanki israrla

-Ne diyorsun sen azmi gittik elimizdeki avucumuzda ne varsa harcadik hep bir agizdan anlasmiscasina bunu diyorlardi. Üzülüyordum zaten hiç bir ücret almiyordum kimseyede bir zararim yoktu ve de basarili oluyordum devam etmeliydim tabi bazi üzücü olaylar oluyor ve yipraniyordum. Mesela konumuz olan Hamdiye 1978 dogumlu Ölümüyle Kaybettigimiz ve beni etkisinin altina almis bayagi yipratmis ve hiç unutamadigim ve unutamayacagim en güzel insan henüz 23 yasinda insaatimin duvarlarini yapan usta anlatiyor ve gelisen olaylarin içine iteliyor. ( tanismamiz : 11-2-1999 - ölüm: 25-11-2000-Ramazan –28-gece saat: 9.15 )

-Abi be bizim bir akrabanin gelini var cin hastasi bakamazmiyiz bi bi göz atsan kalenderlerde sevab olur.

-Neyi var diyorum adi ne kaç yaslarinda

-Adi Hamdiye 22 yaslarinda felan

-Pekte gençmis ee neyse neyi var ne yapiyor

-Bayiliyor kendi kendine konusuyor bazan intihar etmek istiyor

-Allah Allah anasi babasi yokmu elin evinde daha kötü olur

-Zaten esas onlardan olsa gerekki onlarlada küs zaten o evde de pek iyi sayilmaz sanssiz cocuk zaten yüzü hiç gülmemis

-Doktora gitmisler mi? Niye yüzü gülmemis

-Gitmisler bir sey bulamamislar zaten övey anada büyümüs babasi hiç ilgilenmemis nisanlisi askerden sehit gelmis çatida büyümüs vesaire vesaire sonrada bu akrabalara vermisler ordada pek yüzü güldü denmez

-Ya çok yazik hocalara gitmisler mi

-Hemde çok artik hocayada inanmiyorlar ellerinde ne var yok vermisler hepsi ben kurtaririm demis ama devam etmis gidiyor

-Pekala bir münasib zaman gider bir deneriz parada almadigimiza göre akrabanda olunca onlarin veya bizim zararimiz ne olurda

-Hiç bir sey

-Onlarla konus yarin neticeti ver

-Tamam zaten kaynanasi halam kayinida enistem olur

-Her neyse yarin konusursan gideriz

-Tamam sagol.

Ertesi gün aksam arabamin tamirde oldugundan belediye otobüsüyle sillenin yolunu tutuyoruz Sille bazi yerleri harabe baziyerleri düzgün iki dere arasinda evler yamaclara dagilmis vaziyette yesillikli bir tarihi dag kasabasi dogalligi belediyece bozulmak isten meyen koruma altina alinmis mesire yerleri bol akarsuyu ve adiyla anilan Sille barajiyla dahada güzellesen belde

Herkesin Islerinin bitim saatinden sonra gittigimizden belli bir hareketlilik bir telas göze çarpiyordu. köy meydanindan derenin içinden dere boyu biz ilerlerken güneste son isiklarini köyün üzerine ulasabildigi yerlere sanki serpistiriyordu. Dereden yamac yukari yürüdük Sillenin ayri bir semti ayri bir dere içiydi üç dört ev ve çardaklar vardi ki burasi hem sessiz hem korkunç kayalarin arasiydi sanki kayalar kopup evleri ezmek için tehtit ediyordu .kendi kendime nekadar korkunç yer diye düsündüm. Mehmet parmagini uzatti

-Iste abi su ev.gösterdigi ev daha tenha daha korkunç kayalarin arasindaydi sanki korku filmi çevrilecek bir mekan hazirlanmisti

- Geceleri yalniz kalan herhalde burda kafayi üsütür dedim

- Gelin çogu zaman yalniz kaliyor burda

- Yapma yahu o hasta olmuyacakta kim hasta olacak dedim

-Iste su odun kiran varya hasta gelin bu

-Daha gençmiste

-22 yasinda dedim ya dün unuttun mu? bu ara oda bizi gördü ve kosar adimlarla telasla cardaga girdi biz yaklasmistik

-Kafa dalgin mehmet kirki çoktaan geçtik. çardaktan yasli bir kadin çikti

-Halam dedi mehmet o bize

-Hos geldiniz dedi

-Buyurun yukari dedi ve önümüze düstü bir odaya girdik evde bir de yatak hastasi vardi hos besten sonra onun kaynata oldugunu ögrendim.pencerenin yanindan korkunç ama gündüz güzel görünen etrafi seyrettim.buralarin geceleyin sessizlik çöktügünde yalnizken ve korkan biri için ne kötü yer olabilecegini ve burda insan parça parça yapilsa kimsenin görmeyecegini düsünmek bile beni ürpertti. Çok geç meden içeri genç güzel ve Mehmedin hasta bu abi dedigi kadin geldi

-Mehmet abi hos geldin dedi bana döndü

-Hocam sende hos geldin

-Hamdiye sensin deyilmi?

-Evet

-Ama ben hoca deyilim ve de benden küçük hatta senin kadarda kizim olduguna göre en azindan abin olmak isterdim tabi ablacigimiz kabul ederse

-Niye olmasinda neyse iste ne sayarsan ,önce onu seyrettim o kadar genç ve güzeldiki ona acidim o buralarin insani deyildi belli oluyordu bembeyaz teni ince uzun fidan gibi boyu vardi gözleri zeytin tanesi gibi iri iri ince ve zarif yanaklari gamzeli yüzünü tamamliyan ince ve çekici bir güzellige sahipti. Kanim kaynamisti onda bir özellik vardi sanki bir kuvvet beni kendine çekiyordu bi tuhaf olmustum. Genelde bu tür hastalarla karsilastigimda bu tür tuhafliklar oluyordu söyleki kadin erkek fark etmiyor belli bir kalabalikta bir hasta olsa gözlerim tanimasam bile ona çivilenip sicak bir duygunun aktigini hissediyorum Hamdiye ye olan da oydu ama cok fazlaydi sanki belki de Mehmed in anlattiklari beni yönlendiriyor senelerdir taniyormusum da karsilasmisiz gibi bir duygu hakim oluyor du anlatilmasi çok zor yakin bir akraba hatta babanin kizina kavusmasi gibi. Onu seyrettim Hayat doluydu gözleri parliyordu çünkü insana hissettiriyordu ve benim bilmedigim kapali bir kutuydu merak ediyordum hemen bu kutuyu açmaliydim ne oldugunu tedaviye ise nerden basliyacagimi ve nasil harekete geçecegimi ögrenmeliydim. Çünkü hiçbir hastayla konusmadan nasil davranacagimi bilmeden karsi karsiya geliyorduk. bu kadar güzel ve cana yakinligini görünüsüyle hissettiren birine elimden geleni yapmaliydim konusmaya devam ettim.

-Istersen biraz konusalim . maksadim önce bu rahatsizliga sebeb olan psikolejik sorunlari tesbit etmekti.

-neden olmasin hep konusurlar sonrada giderler iyi ettik derler ama devam eder ha biliyormusun ben sizi otobüste gördüm kaynanama söyledim git deli nerde göreceksin dedi inanmadi sen inanirmisin?*

-evet ben inanirim olabilir. De ne devam eder hem de ben seni deli gibi felan görmedigim gibi hemde fazla akilli olduguna inaniyorum..gülümsedi dahada güzellesti. Inanirim ve deli deyilsin dememse ona güven vermisti herhalde ki daha da samimi bir hava konusmalarimiza hakim olmustu.

-Sen niye geldin

-Sana

-Niye iste

-Mehmet rahatsiz oldugunu söyledi elimizden gelen bir sey olursa yardim edelim dedik

-Hiçbir sey yapamassin bu laflari çok duydum. Bu ara kaynatasi söze karisti

-Sen ne biçim konusuyorsun hocayla kalkarsam ayaga

-Karisma amca konussun bisey söylemedi ki hamdiye biraz masumlasmisti benim sözüm sanki ona biraz daha cesaret vermisti.

-Yalanmi kaç kisiye gittik ne oldu sadece sizin paranizi aldilar

-Bak hamdiye yeni tanisiyoruz ben senin parani almaya gelmedim sana seni iyi edeceyim de demiyorum ümitte vermiyorum vede hoca olmadigimi söylüyorum simdi seninle anlasalim adim Mustafa bana hocam deyil abi diyeceksin abi kabul et bende seni küçük kiz kardesim olarak kabul edeyim tamammi?

-Tamam abi . kaynatasi

-Bak adam ne güzel konusuyor. Hamdiye

-Tamam ben bisey demedim ki.

-Simdi tartismayi birakin küçük kiz kardes abisinin gülü olur deyilmi abla

-Bilmem ablalik kardeslik nasil bilmemki ben hiç görmedim.

-Ögren tamammi? Gülüm.

-Tamam abi. Bu konusmalar ona sicak bir güven verdigini hissettiriyordu

-Simdi ben sadece Kur’andan ayet okuyacagim sana biraz olacaklardan bahsedeyim .Gözlerimin içine bakiyor güvenle güvensizligin arasi bir tablo çiziyordu. Eyer sendeki rahatsizlik ben okurken açiga cikarsa Allah in izniyle sen benim hastamsin kesin olarak seninde yardiminla yeneriz. Ve her sey istedigimiz gibi olur.

-Tamam

-Hiç korkma

-Tamam

-Basliyalimm?;

-Basla.

-Gel söyle önüme otur . Önüme sessiz bir ceylan gibi dizlerinin üzerine çöktü.

-Rahat otur dedim. Gözlerime ürkek ürkek bakti.

-Rahatim. Dedi simdi düsün sen bir boksörsün hep yenildin çünkü seni iyi bir antröner yetistirmedi simdi ise bir antrönerin var artik hazirsin ben ne dersem onu yapcaksin yönetmenimiz de tabiki Allah (C.C) ben Allahin istedigini sana aktaracagim sen de uyguluyacaksin ö bürleri ise yani rakib boksör seytanin yetistirdigi maca baslayinca iki tarafta zarar görecek ama sen Allah in yönetimindeki boksör olarak tabiki sonuçta seytanin yönettigini yerle bir edeceksin bu ara kaynata

Insaallah Alah im sen bilin gayri. Dedi ben yine Hamdiyeye;

-Hazirsin deyilmi? Basliyoruz hamdiyenin rengi deyisti sap sari kesildi tuhaf tuhaf bana bakti ben defteri açip ayetleri okumaya basladim çok geçmeden ayetler hizla tesirini göstermeye basladi ki Hamdiyenin bakislari ve davranislari deyisiyor du ve de bana güvenir gibi görünen sanki güvenini yitirmis kontrolden çikmak üzereydi. Ama anliyordum ki cinlerle siki fikiydi çünkü ben gelirken sizi otobüste gördüm dememis miydi nasil görürdü de cinler gösteriyor ve de ona neler söylemislerdiler ki bana bir sey yapamazsin demisti ve onu korkutmaya baslamislardi ki rengi sapsari olmustu ama tabi ki devam edmeliydik ve onun güvenini kazanmali yardim etmesini saglamaliydik buda okumayla ve cinlere zarar verdigimizi görmesiyle olurdu ama benim ilk teshisim kesinlikle cinlerle ileri bir sekilde görüstüyü idi yine okumaya devam ettim. Bi ara sordum

-Söyle bana onlari görüyorsun deyilmi?

-Kimleri kimi?anlamsiz anlamsiz gözlerime bakti basini saga sola salladi devam etti;

-Ben hiçbir sey görmüyorum.

-Ne yani inanacagimi mi saniyorsun?

-Görsem niye yalan söyleyeyimde

-Neyse onu ben bilirim ama söyleme önemli deyil yine okumaya basladim. Iyice tuhaflasmisti arada bir konusuyorduk

-Peki Hamdiye bizi otubüste gördün sonra eve yaklastik Mehmet akrabandi ve benide gördüydün madem neden kaçtin? Sana kaç mi dediler

-Yoo

-Niye!

-Bilmem.

-Bak Hamdiye okuma sana dokundu deyilmi?

-Sersem gibi oldum basim agrimaya basladi bi ara bayilacam zannettim.

-Birakalimmi?

-Fena olmaz

-Ya öylami zannediyorsun ben inaniyorum ki dogru yoldayim ne yaparsan yap bu is ya bitecek ya bitecek...

-Hiçbir sey yapamazsin.

-Sen öyle san simdi görürüz ve devam ettim ama eski Hamdiye yoktu artik bana güvenmiyor gibi bir hali vardi ki hareketlerinden benden bir an önce kurtulmak istiyordu tabiki bunu da cinlerin baskisina dayanamadigindan yapiyordu. O kararsiz halinde bile gözlerine baktigimda ümitle korku arasi bir tablo çiziyordu. Artik konusma yerine durmadan okumaya basladim çok geçmeden ümitte gitmis yerine alabildigine nefret hakim olmustu ters ters bakiyor sanki birakmami istiyordu. Onun nefret ve kinli bakislari bende acima ve sevgiye dönüsüb ona daha yaklasmama ve de dogru yolda oldugumu ispatlayib adeta devam etmemi emrediyordu. Bir taraftanda onu seyrediyor olanlari izliyordum onun öfkesi altinda sertlesen hirçin yüzün altinda ikinci görüntüsünü yalvarislarini çigliklarini ümitle bakislarini görür gibi oluyordum. Onun beynindeki elektirik gücünün çok yüksek oldugunu bu ortamin insani olmadigini düsündüm ona acimam ve merhametim kisa bir zamanda olsaçok sevmeme ona yönlenmeme sebeb oldu okumaya devam ediyordum ki birden yigilib kaldi bayilmisti artik cin ler in tasarrufu tam hiziyla görülüyordu kaynanasi

-Yavrum Mustafam hoca okuyunca böyle oluyor . Cevap vermeden okumaya devam ettim.Ayildi ama konusamiyordu biseyler söylemeye çalisiyordu

-Yazabilirmisin? Basini salladi kagit kalem verdim yazmaya basladi

-Bakma bu abdala inanma diyorlar yazdi bense gözlerine baktim

-Korkma gülüm sakin ol onlar sana bir sey yapamazlar. Yine mirildanarak basini saga sola anlamsiz anlamsiz sen onlari bilmiyorsun der gibi yapti.

-Bak abla ben onlari biliyorum artik sen benim hastamsin ve bu is bitecek yine kagiti istedi eline verdim .

-Abi beni burdan kurtar beni dövüyorlar.

-Tamam dedim ve yaziyi diyerleri görmesin diye karaladim içler acisi bir mesele vardiki bu kadin sadece cinlerle deyil bu evlede çok sorunlari vardi ve sirrini kimseye açamiyordu ayni zamanda cinlerin saldirilari ve evdeki hosnutsuzlugu onda büyük bir psikolejik rahatsizlik meydana getirmis olacak ki ilk gördügü insandan bile yardim istiyordu ona yaklasib yardim edememenin acisini bende çekmeye baslamistim. Bogazina ayetleri okuyarak paslar yaptim dili açildi

-Konusuyorum . sevindi gözleri parladi.

-Gülüm korkma bunlar olacak

-Tamam abi. Dedi yine basladim okumaya çok geçmeden bayildi budefa sanki birileri basina vuruyor gibi basini kolluyor sirtina karnina vuruyorlarmis gibi sakiniyor ve kendinde olmadan kabus gören biri gibi bagiriyor

- Vurmayin vallahi ben çagirmadim benim suçum yok tamam ne isterseniz yapacam diye haykiriyordu ben se hem paslar yapiyor hemde okuyordum. Ama dayanilmaz bir iskenceye maruz oldugu belliydi müthis bir dayak yiyiyordu.bir ara hareketsiz kaldi uzunca bir deniz dalgasinin firtina sonunu animsatacak kadar sakin ve kendinde olmadan yatiyordu. Onu büyük bir sefkatle seyrettim sanki ona sarilmak haykirmak ve aglamak gelmisti içimden okadar güzel okadar körpe bir melek sessizliginde yatiyordu ki insanin dayanacak hali kalmiyordu. Sararan yüzü tatli tatli gülümseyerek ölmüs bir cesed gibiydi ve ölmemesi gerekti daha insan bu yasta ne görürdü ki yasamali mutlu olmali diye düsündüm hem seyredip hem düsünürken yavas yavas göz kapaklari açildi bana çok tuhaf bakiyordu sanki düsmanmi dostmu der gibi

- Korktun mu? Diye sordum. Anlamsiz anlamsiz bakti yari anlasilir yari anlasilmaz basini salladi yine dilini gösterdi konusamiyordu hiçbir sey olmamis gibi oturdu kagit kalem verdim.

- Beni dövdüler bana iskence yaptilar ve bana tecavüz ettiler yazdi tabi cinler yapiyordu tecavüz ettiler yazilan yeri okumasinlar diye karaladim buda Hamdiye ye güven veriyor du ve de bana zorda olsa yardim ediyordu yaziyi okuyunca tüylerim diken diken olmustu insan ticaret yapmadan gönüllü yaptigi bir isten ne kadar haz alirsa bende okadar bu canlarin aci çekmesinden o kadar aci çekiyor ve inadina dahada gayretle üzerine gidiyordum kurtulmalari ise benim için mutlulugun dorugu ve ölçülemiyecek kadar büyük bir zafer oluyordu. Bu zaferi de basariyla, kazanmaliydim . Yine elini uzatti kagit kalem verdim.,

-Beni öldürecekler yazmasi olayi deyisik bir boyuta götürüyor benim o an ki çaresizligimse isi zorlastiriyordu hem Hamdiyeyi teselli ediyor hemde ;

-Korkma sana bir sey yapamazlar. derken onun anlamsizca basini saga sola salliyarak (sen bir sey yapamassin ) demek istedigini anliyor çaresiz kalmaktan korkuyordum. Ona sordum o yazarak cevap veriyordu

-Seni rahatsiz eden kim?

-Bilmiyorum.

-Adi ne dedigimde ilginç bir yazi yazdi .

-Beni bunlar hasta etti bana inanmiyorlar deli diyorlar dögüyorlar hem de hepsi beni kurtar yazarken elleri titriyor gözleri anlamsiz bakiyordu

-Korkma bana güven ben seni Allahin izniyle yardimda edersen Insaallah kurtaracagim kurtulacaksin dedigim halde o hayir der gibi basini yine anlamsiz salliyordu bu da beni korkutuyor bazanda acayib acayib bakislari iyice güvenimi yitirme noktasina getiriyordu. Yine basladim okumaya birden bayilib yere yigilip kaldi. Cok geçmeden ayildi acayib bir sekilde bana bakti

-Hamdiye bana bak dedim ürkek ürkek bakti bak gülüm bak canim her sey yoluna girecek onlar burda görüyorsun isimlerini ögren sor benide duyuyorlar

-Evet o seni duyuyor sen ona bir sey yapamazmissin hiçbir seymissin diyor. Dedi

-Sen ismini biliyormusun?

-Hayir bana söylemiyor cesaretim kirilmisti ama belli etmiyordum birazda ümitleniyordum teshis tamamdi ve onlarla karsi karsiyaydik. Kaynanasi gili gösterdi

-Bunlar bana inanmiyorlar numara yapiyorsun diyorlar . Dedi bense;

-Bak Hamdiye ben inaniyorum yardim edersen bu isi bitiririz. Kaynata söze karisti.

-Söyleyiver kizim kurtul adam ta nerden geldi Allah rizasi için.

-Öylemi kaç paraya anlastiniz

-Bak Hamdiye yemin ederim ne baskasindan nede senden kimseden ben para almam.

-Hayret herkes dolar mark aliyor köseyi dönüyor.

-Neyse bosver onlari ne olur yardim et bana ismini al.

-Bil- mi- yo -rum heceleyerek söyledi anlamiyormusun?

-Hamdiye tamam kabul yardim et davet yapacam ismini ögren sor ondan seni kurtaracagim dedim.

-Tamam . Dedi daveti yapar yapmaz bayildi ve hiçkirarak bagiriyor

-Ben çagirmadim vallahi ben cagirmadim ben istemedim tamam ne derseniz tamam caminin önünden bile geçmeyecegim besmele çekmiyecegim namaz kilmiyacagim banyo yapmiyacagim diye bagiriyor kendini yerden yere vuruyordu bir süre sonra sakinlesti gözlerini açti bana bakti. Imkansiz sen bir sey yapamazmissin. Dedi

-O mu söylüyor?

-Evet . Dedi ve devam etti parmaklarim cok aciyor.

-Niye

-Parmagimdaki yüzügü görmüyormusun ? Parmaginda yüzük felan yoktu.

-Hani hangi parmaginda?

-Iste ya . dedi ve yüzük parmagini gösteriyordu

-Çikar at, dedim.

-Kolaysa sen çikar her gelisinde biraz daha sikiyor ve ben ugrastikca daha sikisip kilitleniyor. Anlasiliyordu cinlerin bir oyunuydu

-Su elinde mi ? tutsana yüzügü sol elini gösterdi ve parmagini siki siki tuttu sanki yüzük varmista çikaramiyormus gibi asildi asildi adeta yoruldu.

-Çikmiyor iste ,

-Tamam yorma kendini okumaya basladim sik sik bayilip ayiliyordu ve her bayilisinda adeta çildiriyor gibi çigliklar atiyor agliyor du ve ben çagirmadim vallahi ben istemedim vurmayin diyordu tabiki onlarin sikistirdiklari hatta dövdükleride anlasiliyordu. Tedavi aninda evde kayin pederi kaynanasi ve duvarci Mehmetle esi Nefise hanimda vardi her ayildiginda evdekilerden sikilircasina bakisi onun onlardan çekindigini acikca belli ediyordu vede utaniyor olmasi hem onu sikiyor hemde benim isimi zorlastiriyordu. Biz ugrasirken saat on dokuza gelmisti hamdiyenin esi de isten eve geldi kisa bir tanismadan sonra adinin receb oldugunu ögrendim birazdaha çalistim artik Hamdiyenin rahat olmamasi endiseli hareketleri burda çalismanin zor olacagini acikca gösteriyordu Recebe döndüm

-Receb deyisiklik olsa yani mahzuru yoksa Mehmetgilde devam etsek uygunmu?

-Sen bilin abi Mehmet gil önden gittiler bizde arkalarindan ,ilginç olani sanki hasta iyi olmustu yol boyu neseli ve hayat doluydu deyisikligin iyi olacagi hareketinden hemen belli olmustu burdan anlasilan hiç gezmeyede.Dolasmaya da gitmiyorlardi ki dolasmak hava almak gibi bir düzenleride yoktu demekki mahkum gibi eve kapaniyor düsünüyor agliyor bunlardan dolayida cinlerin saldirisina maruz kaliyor. Bu nesesinden cesaret alarak evde çekemedigi besmele aklima geldi.

-Hamdiye

-Buyur abi.

-Gülüm besmele çekebilirmisin?

-Bilmem deneyelimmi?

-Tabi dene.

-Bismillahirrahmanirrahim diyorum, birkaç kez tekrarladi , sanki hiçbir sey kalmamisti , oda mutlu olmustu kocasi receb;

-Abi zaman zaman böyle olur hiçbir sey kalmamis gibi ama yine devam eder.

-Görürüz bakalim abla bana yardim edecek olurmu olmazmi?

-Insaallah buara Hamdiye ,

-Abi kurtulurum deyimli?

-Sen yeterki iste ve yardim et.

-Ben yardim ederim abi ama hoca sensin.

-Bana güven beni hoca bozuntusu sarlatanlarla hastayi alacagi para gibi gören cincilerden ayir, ben ne cinciyim nede hocayim hem hocalik öyle basit mi ki hoca demek Hz. Peygamberimizin vekili demektir hocayim deyen adamin hocalikla ilgili bir is yaparken Allahtan korkup Peygamber efendimize saygisindan bacaklari acaba yanlismi yapiyorum diye titrer eyer bacaklari titremiyorsa hoca deyildir okadar kolaymi ben vekilim demek benimki titremiyor demekki hoca deyilim. Hamdiye güldü ve ben herkes gibi kizdimmi küfür yaparim kizarim nebileyim herkesin yaptigini yaparim nasil örnek insan dir hoca yani benden hoca olmaz.

- Sen hoca deyimlisin?

-Deyilim tabi anlatiyorum ya iste bir arastirma dir gidiyor ve basarili oluyoruz insaallah sende de basarili oluruz. Tabi bu konusmalar devam ederken Mehmedin evinede gelmistik. Mehmet bizi kapida karsiladi.

-Mustafa abi buyurun içeri girdik oturduk.

-Hemen basliyalim dedim Mehmet

-Abi hanim çay koydu içelim sonra . Dedi Hamdiyeye baktim oda bana bakiyordu

-Hamdiye çay içelimmi? Ondan sonra basliyalim olur deyilmi?

-Olur tabi abi . Dedi çok geçmeden çaylar geldi neseli bir sohbet devam ediyordu buda psikolejik olarak Hamdiyede büyük etki yaratiyordu zaten bende bilerek sakali kararli ve güven verici sözlerle maksadim onu etkileyib bana yardim etmesini saglamakti ki nabzina görede serbet verince bu güveni saglamis oluyordum. Hastanin bana güvenmesi hatta yakini gibi görmesi cinlerden korkmamasina sorulanlara dogru cevap vermesine sebeb oluyor cinlerin de tehditlerinden korkmaz oluyor hedefede ulsmamiza en büyük etken oluyor. Assa yukari her hastada ayni formülü kullaniyor ve de basarili oluyordum. Gerçi her ne hikmetse bu tür hastalari gerçekten kadin erkek fark etmeden seviyor onlara müthis bir baglantiyla baglaniyor acima sevgi bende bütünlesiyor var gücümle elimden geleni yapiyorum zaten acima ve sevgi bütünlesmemis olsa herhalde öbürlerinden farkim olmaz bende bu aciz ve çaresizligin genelde zaten maddiyatsizligin geçimsizligin üzüntü ve korkunun getirdigi bu hastaliktan ve hasta sahiblerinden maddiyat umar onlari madde gibi görür ve öyle çalisirdim ama ben ücret almadigim gibi kendi masraflarimla onlara kosuyor hatta sabahladigim cok oluyordu benimkisi bir askti bir arastir maydi sarlatanlara açilmis bir savasti ve yaptigim islemleri acik yapiyordum herkes bilmeli ve yapmaliydi çünkü basitti sadece Kurandan ayetler okuyordum her müslüman okuyabilir ve ögrenmeli okumali cincilerden uzak durmaliydi bunu istiyordum.ve yaptiklarimi seyretmelilerdiki nerde nasil davranildigini ve nasil hareket edileceginide bilmelilerdi her davranis açikti

Artik çaylarimizda bitmisti Hamdiyeye döndüm.

-Abla hazir misin? Ürkek ürkek bana bakti, sanki nesesinin kacacagini biliyordu.

-Hazirim abi yanina yaklastim herkeste bir sessizlik hakimdi defteri açtim

Siasiyla Ayet’i Kerimeleri okumaya basladim yanimizda zaten hazir olan cinler daha henüz ikinci Ayet’i okurken tasarrufa basladilar Hamdiyenin yüz rengi sabsari olmustu ve tuhaf hareketler yapmaya bana ters ters bakmaya basladi. Gözlerini kisiyordu basini eyiyordu ve bu haliyle hem nasum hemde güzellesiyordu zaten çok güzeldi. Ona sicak görünüp güven vermek için sik sik göz göze gelib gülümsüyordum .

-Niye bakib gülümsüyorsun?

-Ne oldu rahatsizmi oluyorsun

-Hayir. Ama rahatsiz oluyor ve gözlerini çeviriyordu benimle göz göze gelmekten çekiniyor ve gözlerini her defasinda çeviriyordu oda saskinlasmisti ki banada onada ilk raslanan olaydi denemek için ;

-Bana bak . Dedim

-Niye

-Ben niye burdayim , konusmasida zorlasmisti.

-Bilmem.

-Ben senin abinim dostunum biliyorum rahatsiz oluyorsun niye ne oldu göz göze geldik gözlerini iyice kisiyordu çabuk basini baska tarafa çevirdi.

-Gözlerime bak cevirme .

-Zorla bakamiyorum ki .

-Niye zorla.

-Gözlerinde isik var gözlerimi aliyor. Ilkdefa karsilastigim olayin biride buyduki hasta gözlerime bakamiyor ve isik oldugunu söylüyor ona gülsün ve de morel olsun diye.

-Korku filimlerindeki gibi mi ?

-Evet gözlerimi aliyor bakamiyorum ki sasirmistim belli etmedim .

-Neyse bakmada bu essek herif gitsede kurtulsam der gibi bakiyordunda, dedim o haliyle güldü hastayida güldürmüs oldum evdekilerde gülmüs evdeki gizemli havada azda olsa deyismisti, hastanin az güldügü gülmeye hasret oldugunu da anlamis oldum onu güldüren seyleri tesbit edib zaman zaman yapmaliydim buda benim için bir asamaydi .

-Hamdiye besmele çek isik sönecek dedim o daha henüz baslamadan bir ceylan gibi kendini birakiverdi.

Bayilmisti bagirmaya çigliklar atmaya basladi kendini yerden yere vuruyordu zor zabdediliyordu esi ve mehmet bana yardima geldiler sanki o siska zayif güçsüz melek kadar sakin Hamdiye gitmis yerine hirçin saldirgan güçlü birileri gelmisti. Ve bir taraftanda bagiriyordu

-Ben çagirmadim dokunma kardesime. dokunma babama . diye adeta haykiriyordu ve ben ellerinden tutuyor , saga sola vurmasini engellemeye çalisiyordum . Evde herkes saskindi bir taraftanda Allahin ayetlerini sesli bir sekilde okuyordum . Ama ben okudukça o sanki ayetler tesir etmiyor aksine atese benzin döküyormus gibi oluyordu bir ara okumayi kestim , çildiriyordu . Acimistim ama aslinda zafere giden yoldu , düsman korkmus var gücüyle saldiriyor fakat tabiki zafer Allahin yolundan gitmekle ulasilirdi, ve biz öyle yapiyorduk . Neticede yenilecekti. Biraz bekledim yavas yavas sakinlesti masumca gözlerini açti yorgun ve bitkindi ürkek ürkek bana bakti yine göz göze gelmekten kaçindi o ara yine çay gelmisti çünkü saat gecenin on ikisine geliyordu . Ben kenara çekildim. Çay içmeye basladik.

-Hamdiye bak gülüm ablam bana yardim et insaallah iyi olacaksin

-Imkansiz . Dedi.

-Niye?

-Bana dogruyu söyle . Onlari hem görüyor hem dokunuyorsun deyimli? Sanki öbürlerinin görmesini ve duymasini istemez gibi yavasca basini salladi.

-O öyle diyor o bana bir sey yapamaz diyor sen benimsin diyor o ahmagin biri diyor yanina yaklastim kulagina eyildim,

-Suan konustugunla evlisin deyimli ? dedim yavasca kulagina.

-Evet . dedi.

-Çocuk varmi ?

-Çok güzel bir cocugumuz var . Acaba ondan kurtulmak istemiyormu diye düsündüm. Hem iskenceye ugruyor hemde ondan cocugu olmus cocugu kaybetmemek ugruna . Çok güzel bunlardan daha güzel demesi cesaretlendiriyordu . Bize aksini söylüyor du diye düsündüm. Bir taraftan yardim etmesi kafami allak bullak etmisti adeta nasil davranmak gerektigini bilemiyordum. Beynimi her tarafa yoruyor çikis bulamiyor ve bu ana kadar da bu konularda hiç oldugumu kabul ediyordum, bir arpa boyu bile arastirmamada basarisizligimi kabul ediyor acizligimi seyrediyordum. Kendime kizdim . Içimden kendime;

-Sen bir hicsin mustafa diyordum. Eyer bu ruhun kaynagi kiyamadigin Allahin vergisi olan cana hic bir yardimin olmuyor belkide kizin gibi sevdiren Allah seni bilerek sevdirdi acisin aci çeksin üzülsün kahrolsun kendi kendini bitirsin basaramadiginda manevi alemden oynamaktan nefret etsin ve çekilsin diye düsündüm. Hemen terettütsüz yemin ettim.

-Allah im sahit ol eger ben sen izin veripte ben bu canim gibi sevdirdigin bu kiza yardim edemezsem ve devam ettigimde her ruhani hastalari sevdigime göre onlar aci çekerken ben onlar gibi aci çektigime göre dayanamazdim . Allahim bana yardim et , etmiyeceksen ben yokum Yarabbi bana yardim et et ki sayende bu kullarina kötülük yapanlari cezalandirayim , bunlarada sayende huzur vereyim , diye yalvardim.

Allahin lütfu olan yardim olmayinca gücün ve kuvvetin hiç olduguna inandim. Hamdiyeye baktim içimden aglamak geldi gözlerim doldu hamdiyeye bakarken onun yasindaki kizim gözümün önüne geldi kendimi zor tuttum

Yaziklar olsun bu tür hastalari elli milyon atmis milyon alabilmek için onlari para gibi görüp tedavi eddim diye kandiranlara dedim. Lanetettim daha fazla iskence yapilmasini istemedigim den bugün birakalim yarin devam ederiz dedim.

Sonra duvarci mehmedin hanimi aklima geldi oda zaten yanimizdaydi o Cinleri görüyor onlari iyi biliyordu ona baktirarak denemek istedim

-Bakin bir sey daha deneyelim dedim. Receb

-Ne abi dedi.

-Nefise sen görüyorsun onlari deyimli ? Mehmedin hanimiydi. Bana bakti.

-Evet görüyorum abi . Çok korkunçlar.

-Olsun korkma.

-Sen olduktan sonra niye korkayimda.

-Tamam cesur ol gördüklerini bana söyle isimlerini alabilirsek isimiz basitlesir.

-isimlerinimi alacam.

-Alabilirsen.

-Tamam dedi. Sonra Receb ve Mehmede döndüm.

-Hiç durmadan Ayetül kürsüyü okuyun ben Hamdiyeyi okumaya baslayinca tamami?

-Tamam dedi Mehmet. Receb bi taraftanda çocuklari tutuyor onlarla oyalanib aglamamalari için bi taraftan da ayetleri okumaya basladi. Bende basladim. Hamdiye tekrar bayildi ve kendini yerden yere vurmaya basladi. Nefiseye

-Ablacigim Hamdiyeyi tut bi tarafini yaralamasin . dedim.

-Tamam dedi . fakat daha dokunur dokunmaz oda bayildi. Mehmedin kardesinin hanimi vardi oda dokunur dokunmaz bayildi. Ve her bayilan çirpiniyor du.

-Mehmet okumayi birak Nefiseyi tut dedim. Mehmet hanimini tuttu oda çirpiniyordu. Receb sende su baciyi tut dedim oda mehmedin kardesinin hanimini tuttu. Bi taraftanda çocuklar çiglik çigliga aglamaya basladilar. Hamdiye ise bana kalmisti bende onu kendine zarar vermesin diye tutuyordum. Dokununca hemde okumaya basladim önce titredi gevsedi kendini birakiverdi çirpinmasi durmustu. Yavas yavas gözlerini açti . Deniz dalgasinin sakinlestigi gibi sessizlesti sanki evin içinde biseyler oluyormus ta onlari izliyor gibiydi. Gözleri yerde çirpinan kadinlari izliyordu. Bende burda ona dokundugumda sakinlestigini ögrenmis oldum. Bayilanlar hem titriyor hem sanki birilerinden kendilerini savunuyor gibi davraniyor hemde elleriyle birseyi karsiliyor gibi müdahale ediyorlardi.

-Yapmayin vurmayin dökmeyin üstümüze gibi sözler söylüyorlardi. Hamdiyeise onlari sadece izliyordu.Hamdiyeye döndüm

-Hamdiye ne oluyorda titriyorlar bunlar dedim o yine ölgün gözlerle onlara bakti.

-Görmüyormusun ? üslerine hem kar döküyorlar, hemde kirbac vuruyorlar.

-Niye?

-Yardim etmek istedilerya kizdilar, hem de bosuna ugrasmasin o salak diyor hic bir sey yapamaz .

-Kac kisiler?

-Çok .

-Sence yapamazmiyim?

-Hayir yapamazmissin . Ben de ümidimi zaman zaman yitiriyordum , ama dogru yoldaydik bunuda biliyordum. Çünkü sadece cinlerin deyil Allah’in istedigini yapiyordum . Çirpinan koyun mundar olmassa bizde çirpiniyorduk ve de basarmaliydik. Allah’a güveniyordum onun verdigi iznin disina çikmiyorduk.

-Içerisi sicak oldu biz yaniyoruz, Karlarda erimeye basladi .Dedim.

-Zaten onlarda biraktilar. Ayiliyorlar iste. Dedi.

-Gidiyorlarmi ? dedim.

-Hayir sana ders olacakmis.

-Ya dedim onlar mi bana ders vereceklermis

-Hiçbir sey yapamazmissin abi , biraksin bizde birakalim diyor.

-Birakmiyacagimi iyi bilsinler ya onlar ya ben bende teslim olmayacagima göre, Allah’ta bize yardim edecegine göre , zafer bizim olacak. Bu ara hastalar uykudan kalkar gibi kalktilar.

-Bi sey yok korkmayin dedim. Siz çekilin dokunmayin , onlar çekildiler benim elimdeydi elleri.

-Demekki gitmediler.

-Burdalar.

-Ama sanada dokunamiyorlar , Söyle o serefsizlere bana dokunsun hadi baysin beni.

-Ben enayimiyim ona dokunacak diyor.

-Niyeymis.

-Sana dokunursa yanarmis .

-Hem bir sey yapamaz diyor. Hemde dokunamiyor demekki korkuyorlar . Bu ara hamdiye gözüme bakamiyordu .

-Niye bana bakmiyorsun ?

-Gözlerinde ates var .

-Gene korku filimleri gibimi ?

-Evet hemde ayetül kürsü yazili ama okuyamiyorum .

-Bak Hamdiye Euzu besmele çek , devam ed kaybolacak , o devam etti her sey sanki normale döndü. Iki sey ögrenmistim birincisi dokunmam gerektigi ikinciside korktuklari. Hasta çok yorulmustu vede hazirliksizdim ertesi güne birakmak istedim

-Isterseniz bu günlük yeter yarin devam edelim olurmu ? Hamdiye;

-Eeh sen bilirsin ama basaramiyacaksin .

-Neden basaramiyacagim niye morelini bozuyorsun ?

-Görecegiz .dedi. Bu ara Hamdiye ile Recebde kalkti ve evlerine gitmek için hazirlnmaya basladilar. Mehmede ve hanimi Nefiseye döndüm bu ara herkes hazirlanmisti disari dogru yürüdük Mehmed’e

-Görüsürüz dedim ,ve Hamdiye gille beraber köyün alt tarafindaki Otobüs duragina kadar konusarak geldik. Ben otobüse bindim onlarda evlerine dogru yürüdüler ve çok geçmeden de gözden kayboldular.


 

Devam edecek